Mithat Şükrü Bleda

İmparatorluğun Çöküşü yazarı
Yazar
7.8/10
7 Kişi
29
Okunma
4
Beğeni
2.593
Görüntülenme

Hakkında

Mithat Şükrü Bleda (1872, Selanik - 19 Şubat 1956, İstanbul), II. Meşrutiyet döneminin önde gelen siyasetçilerindendir. İttihat ve Terakki'nin kurucuları arasında yer almış ve genel sekreterliğini yapmış, Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nın 3 döneminde Serez, Drama ve Burdur mebusluğu yapmış, Malta sürgünleri arasında yer almıştır. 1935-1950 yılları arasında Sivas milletvekilliği yapmıştır. 1872 yılında Selanik'te doğmuş ve Mülkiye Mektebi­'ni bitirdikten sonra İttihat ve Terakki Fırkası'nın kuruluşunda vazife almış­tır. İttihat ve Terakki'nin uzun müd­det "katib-i umumi"liğini yapan ve merkez-i umumi azası olan Mithat Şükrü Bleda 1950 seçimle­rine kadar sırasıyla Serez, Drama, Burdur ve Sivas mebusu olarak Meclis-i Mebusan ve TBMM'ye gir­miş ve 1950 yılında siyasî hayattan ayrılmıştır. 19 Şubat 1956'da İstanbul'da vefat etmiş, vasiyeti üzerine Hürriyet-i Ebediye şehitliğine gömülmüştür. Bir İmparatorluğun Çöküşü başlığı altında kitaplaştırdığı ve önemli bir kaynak teşkil eden anıları oğlu Turgut Bleda tarafından günümüz Türkçesine uyarlanarak yayınlatılmıştır (Remzi Kitabevi, 1979).
Ünvan:
Osmanlı siyasetçisi
Doğum:
Selanik, 1872
Ölüm:
İstanbul, 19 Şubat 1956

Okurlar

4 okur beğendi.
29 okur okudu.
1 okur okuyor.
45 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 18.5
Erkek% 81.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Muhterem Doktor Adnan Adıvar, Talât’tan bahseden bir yazısında onun bir sözünü hatırlatıyor. Şöyle ki, Rauf Bey bir gün kendisine işlerin iyi gitmediğinden bahsediyor ve durumdan şikâyet ediyor, Talât ona şu cevabı verir: — Bizim bu memlekette kurduğumuz düzen olsa olsa aydın bir istibdattır.
Alıntı
Ya deli ya hain!
Mondros’da kaldığımız sürece ve Malta’da, Anadolu’da devam eden Kuvvai Milliye harekâtını dikkat ve heyecanla takip ediyorduk. Tabii elimizdeki olanaklar içinde, zira her istediğimiz anda vatanda neler olduğunu öğrenmek mümkün değildi. Ne yalan söyleyeyim, bütün bunlara rağmen geçmişin verdiği ürkeklik ile olacak İzmir’in, İstanbul’un, Adana’nın, Edirne’nin düşmandan alınıp, Türkiye’nin her türlü bağdan kurtulup özgür bir devlet olarak Avrupa büyük devletlerince tanınacağını, tahmin ve ümit edemiyordum. Cenabıhak memleketimin başına Gazi gibi bir kumandan, bir halaskar geçirerek Türklerin hayatını, namusunu kurtardı. Bu arada İngilizlerin elinden kurtulmam onların zulmünden uzak kalmam da onun sayesinde olmuştur. Bu bakımdan vatan ve milletimize yaptığının dışında şahsen kendisine medyunu şükranımdır. Onun hakkında başka türlü düşünmek için insanın ya deli ya da hain olması gerekir.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Reklam
Reklam