Mustafa Ünver

Mustafa Ünver

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.5
4 Kişi
okuyor-dolu
6
Okunma
v3_begen_dolu
1
Beğeni
goz
183
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Doğum
Çankırı, 1966
Yaşamı
İlâhiyatçı. 1966, Bakırlı köyü / Şabanözü / Çankırı doğumlu. Ankara İmam Hatip Lisesi (1986), Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1991) mezunu. 1992 yılında OMÜ İlâhiyat Fakültesine araştırma görevlisi olarak atandı. Yüksek lisansını 1993 yılında “Kur’an’ı Anlamada Siyakın Rolü” adlı teziyle Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde tamamladı. 1993-94 öğretim döneminde araştırmalarda bulunmak üzere Kahire’de kaldı. 1998’de “Tefsir Usulünde Mekki-Medeni İlmi” adlı çalışma ile doktorasını tamamladı. 1999’dan itibaren aynı fakültede yardımcı doçent öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam etti. 2004’te doçent oldu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak çalıştı. Makale ve çevirileri 1992 yılından itibaren OMÜ İlâhiyat Fakültesi Dergisi, İslâmi Araştırmalar İslâmiyat, Tezkire, Diyanet İlmi Dergi, Fecre Doğru dergilerinde yayımlandı. Kur’an ve tefsir konula sempozyumlara katılarak bildiriler sundu.
kamera
Her Yer Duman Olmuş
kamera
Mustafa Ünver
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Kar Neden Yağar
kamera
Mustafa Ünver
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
İslâm ve Aydınlık Mesajı
kamera
Mustafa Ünver
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Hurufîlik ve Kuran
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
144 syf.
·
Puan vermedi
Din Millet Yönetim=İslâm ile Olur!!!
İlk bölümlere diyecek sözüm yok..Lakin diğer bir kısmı okuyunca canım sıkıldı..Kitabın son bölümlerini hiç beğenmedim. Bir müslüman demokrasiyi nasıl savunur anlaşılır gibi değil hele de akademik düzeyde titri olan. Diyebilirsiniz ki herkes fikrini söylemekte özgür, buna katılan da olur, katılmayanda.. "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ki dağılıp gitmeyesiniz..", "Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir." (Maide, 5/44) gibi ayetler ortada iken hükmü ayetlerden bırakıp insanın norm ve ideolojilerine terk edemeyiz, etmemeliyizde.. Peygamber Efendimizden sonra şura ile liderlik bitirilmiş ve müslümanın şura ile aldığı kararları övmüştür. Rabbim insanları yaratacağı zaman bile insanlara örnek olsun diye meleklere soruyor? Ben bir insan yaratacağım diye devam eden konuşma. Şura gibi bir örnek ortada iken demokrasi ile yönetim biçimini ifade edemeyiz. Yasama, yürütme ve yargı ayrı olabilir bunun adını da demokratik bir düzen diyebilirsiniz. Allah'ın şeriatı herşeyi kapsar. Kur'an Kerim'de ortada Sünnette. Bunların gibi iki mükemmel kaide var iken biz ne şura kurabiliyoruz, ne bir araya geliyoruz onun için batı bizim meşalemizdir doğruyu ve düzgünü onlardan alıp onlara benzeyip helak olmak istemiyorum kendi adıma.. Daha da uzatmak istemiyorum. Gerçekten ilahiyat zihniyetini anlamakta zorluk çekiyorum.. Hakimiyet kayıtsız şartsız Allah'ındır.. Hükmü demokrasi ile değil Allah'ın kitabı Resulü'nün güzel hadisleri ile karara bağlayacağızdır, demokrasi ve Batı tipi normlar veya müktesebatlar ile değil..
kamera
İslâm ve Aydınlık Mesajı
kamera
Mustafa Ünver
ucnokta_yatay-1
yildiz
0.0/10 · 1 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
216 syf.
·
7/10 puan
Mahalli&Suyuti..
Bu eser hakkında bir çok konuşmalar yapılmış, izahatlar verilmiş, şehler düzenlenmiş müstesna bir yere sahip olmuştur.. Osmanlı medreselerinden tütün, İslâm âleminde bir çok tefsir usulü bu esere göre düzenlenmiştir. Kur'an'ı Kerim'in mealini okumamak gerekir, anlamamız için de tefsirinin yapılması lazımdır. Kur'an ve Sünneti bilmemiz içinde sağlam ve muteber kaynaklara sahip olmamız elzemdir. Peygamber efendimiz Hz Muhammed Sav, dininizi kimden öğrendiğinize iyi bakın. Kaynağımız sağlam, güvenilir ve yol gösterici tarafının bulunması kurtuluşa vesiledir. Celaleyn'in, çok veciz, baş ucu bir tefsir olmasına rağmen Kuran kelimelerini manaca kendilerine en yakın sözcüklerle açıklaması herhalde onun en mühim ve mükemmel özelliği olsa gerekmektedir. Eski yeni hemen bütün islam alimleri gerek derslerinde gerekse telif çalışmalarında ayetlerin mana ve tefsiri söz konusu olduğunda Celaleyn'den daima başucu kitabı gibi faydalanmışlardır. Hâlbuki Celaleyn' e kadar bir çok tefsir kitabı kaleme alınmıştır. Kendisinin müstesna bir yer edinmesinde dili çok önemli bir yerdedir. Her müslümanın mutlaka faidelenmesi gerekmektedir. Kur'an'ı Kerim'i ve Sahih Sünneti iyice öğrenmek bizlere görev olarak verilmiştir. Bundan sonra diğer kaynaklara yönelmek, ilmini artırıp karşılaştırma yaparak yol alabilme yetisine sahip müminler olmak bir görev yüklenmektir. Bu dini ihya edebilmek adına okumalarımızı ve ilmimizi arttırmamız gerekiyor. Bilmediğini bilenden, bildiklerini de bilmeyenlere aktarmamız ve sıfat-ı müstakim yolunda olmak kaydıyla.. Bu eseri okurmusunuz bilmem lâkin bir Celaleyn tefsirini mutlaka okumalıyız ve okutturmalıyız..
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
320 syf.
·
7/10 puan
Hurufi Kur'an Şairi!!!
Kur'an şairi olarak kabul edilen devrin en büyük tasavvuf erbabı diye isimlendirilen, Mevlana Hazretlerini bile etkilemiş hurûfiliğin etkisi altında hayatını devam etmiştir.. İslâm dünyasındaki en büyük kopuş addedilen Hz Ali efendimiz zamanında zuhur eden haricilik, ve Hz Ali taraftarları arasındaki mücadele ve kopuş ile birlikte mezhepsel, itikadı, kelam alanlarında bölünmeler olmuştur. Bu bölümlenmelerden sonra On İki İmam dediğimiz İsnai Aşeriye ile isimlendirilen Hz Ali'nin soyuna dayanan bir kısmı Ehli Sünnet yolunda bir kısmı Şia-Batini taraftarlığı ile kendilerine yol açanların kurduğu sonrasında dini siyasi argümanları da kendi bünyesinde alan bir mezhepten çok örgüt olarak faaliyetlerine devam etmişlerdir. Bu Şii&Batıni sapkın mezhebini içinde bir kısmı Vahdet-i Vucütcu, bir kısmı hrisiyanlıktan alınan gnostik figürlerle, bir kısmı da belki en çok etkilendiği düşünce kabalistik görüşlerle bezenmiştir. Gizli sırların çıkış noktası ise, melek olan Harut ve Marut'un insanlara sihir öğrettiğidir ki Pers mitolojisi,Zerdüştlükte ve Kur'an'da belirtildiği söylenen meleklerle bu işe başlandığıdır. Antik Çağ'da Pisagorun matematiksel olarak sayılara atfettiği gizlilikte bunlara örnek olabilecek cinstendir. Dünyanın var oluşundan vun yana sayıların, alfabedeki harçların ve kelimelerin arkasında olduğu inanılan gizem ve mistisizmin insanları c3zb etmiştir. Kutsal kabul edilen dinlerin yanına, Antik çağdaki gnostikler, Hint düşünce sistemi, Zerdüştlük gibi dinlerde ki inanlarla kafa yormuştur..En nihayetinde Hurûfîliğin temeli, eski çağlardan gelen ve harflerle sayıların kutsallığını kabul edip bunlara çeşitli sembolik anlamlar yükleyen anlayışa dayanır. Çok eskiden beri tabiatta varlığı kabul edilen gizli güçler şekil ve harflerle ifade edilmeye çalışılmış, sonuçta tabiat bilimlerinden önce efsun, tılsım, sihir gibi tekniklerle "hurûf" ilmi adı altında sözde ilimler ortaya çıkmıştır. Estarabadi ve onun tilmizi Nesimi ile can bulan bu ilim bir çok kişinin ölümüne sebep olmuştur. İslâm dini orta yolu kendine şiar etmiş, aşırılıklar ve sapkınlıkları her zaman yermiştir. Kişiyi helake götürecek işlerden uzak durulması, Allah'ın sevmediği işlerle uğeaşılmasının hem bu dünyada hem de ahirette cezaya çarptırılacaklarını kutsal kitabımızda beyan edilmiştir. Nesimî gibi ilimde üstad sayılabilecek ve dini konularda kendini çok iyi yetiştirmiş birisinin bu sapkınlığa nasıl düştüğünü anlamak mümkün değildir. Rabbim itikadımızı bozacak bütün kötü fikirlerden beri etsin din kardeşlerimi. Son olarak eserde verilen şiirlerin çok azının dipnotta tercümesi var, diğer bölümler ağır bir dil kullanılmıştır ilk olarak Nesimî'nin divanının şerhini okumak daha faydalıdır diye düşünüyorum..Nesimî'nin zekasına ise hayran kalmamak elde değil..
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;