Mustafa Ziyalan

Mustafa Ziyalan

YazarÇevirmen
7.1/10
11 Kişi
·
30
Okunma
·
1
Beğeni
·
350
Gösterim
Adı:
Mustafa Ziyalan
Unvan:
Psikoloji Uzmanı, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Zonguldak, Türkiye, 1959
1959'da Zonguldak'ta ressam ve şair Fatma Süzme Afyonlu'nun ve şair, yazar ve sinema oyuncusu Nihat Ziyalan'ın tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Alman Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'ndeki eğtiminin ardından psikiyatri alanında uzmanlaştı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde başladığı uzmanlık eğitimini New York Üniversitesi kliniğinde tamamladı. Los Angeles'ta psikanalitik psikoterapi eğitimi aldı. İşkence mağdurlarıyla, mahkumlarla, madde bağımlısı çocuklarla çalıştı. Şizofreni üzerinde araştırmalar yaptı. Günümüzde Red Hook, Brooklyn'de yaşamaktadır ve İngilizce yayınladığı kitapları Türkçe'ye de çevrilmiştir. Paul Auster, Ingeborg Bachmann, Erich Fried, Anna Akhmatova gibi yazarlardan da çevirileri vardır.
Dışarıya karşı ne inceyiz, ama dokunmadan gelip geçip duruyoruz birbirimizin yanından yöresinden.
Mustafa Ziyalan
Sayfa 55 - Okuyanus
Çılgınlık mı kendi hayatını yaşamak? Kendi hayatını yaşamak mı çılgınlık ?
Mustafa Ziyalan
Sayfa 14 - Okyuyanus
Herkes gider
Ne?
Bilmiyor muydun sanki
Sevgili kalbim!
Neden hala apartman boşluğunun
Gün ışığı görmeyen penceresinde
Kuş sesleri beklersin
aklımın bir ucundan öteki ucuna
açıklı koyulu bir mürekkep lekesi
dağlara vurmuş gölgesi mercanların

korkum
dağlardaki
denizlerdeki
Kız da değilim oğlan da
dünyayım örneğin
her şey başka bir şey aslında hiç
değil mi örneğin tüm dünya benim başım
başım benim tüm dünya
"Şu sıraların seyirlerinden hisseler: Sevişerek belki anlaşılabilir, ama anlatmak o kadar kolay değildir. Kurumsal cinayetler kurumsal katillerin işidir. Kişinin kendisi bir sanat ürünü olabilir, dahası olmalıdır. Kan illâ da korkutmaz. Pazar ekonomisi dinin de kitlesek üretimini kıvırmış olabilir. Herkes artık hiç olmazsa kendi tinercisini görmelidir. Ağlamak illâ da insanı affettirmez. Artistlerin çağı geçti, geçiyor. Amerika çöktü, çöküyor."
Mustafa Ziyalan
Sayfa 79 - Dedalus Yayınevi
20. yüzyılın en önemli Avusturyalı kadın yazarlarından İngeborg Bachman.1926 yılında Avusturya’nın Klagenfurt kentinde doğmuş, 1945-1950 yılları arasında felsefe, psikoloji ve Alman filolojisi okumuştur. Çalışmalarında özellikle Heidegger ve Wittgenstein üzerinde yoğunlaşmış, 1973’te çıktığı Polonya yolculuğunda Auschwitz ve Birkenau toplama kamplarını görmüş ve aynı yıl Roma’daki evinde çıkan yangında ağır yaralanarak hayatını kaybetmiş.
Kitabın giriş bölümünde ölümüyle ilgili geçen kısımda elindeki sigara külünden çıkan yangın yüzünden can vermiş olabileceğini yazmış.

"Yazılanlara bakılırsa Ingeborg Bachmann gecelerden bir gece yanık bir sigarayla uyuyakaldı-naylon geceliği tutuştu-" (syf-5)

Nasıl bir ruh halinde olduğunu bağımlılığının derecesinden de az çok tahmin edebiliyorsunuz;

"Bachmann'ın ailesinin bir tıp hatasının sonucu olarak gördüğü, yıllardır süren madde bağımlılığı konusunda anlaşılan ozanın yakın dostu Alfred G.'nin kişisel gözlemleri de oldu. Bachman'la Ağustos 1973'te son kez görüşmelerine ilişkin bu kişi şöyle diyor:"Hap bağımlılığının boyutları beni çok korkuttu. Günde yüz taneden çok olsa gerekti, çöp kovası boş ilaç kutularıy­la dolup taşıyordu. Kötü görünüyordu, mum gibiydi. Bedeni lekelerle doluydu. Anlayamadım, ne olabilir diye önce düşündüm bir süre, sonra içtiği Gauloise'ın elinden kayıp kolunda söndüğünü görünce, anladım: Düşen sigaraların bıraktığı yanık izleriydi o lekeler. Haplar bedenini acıya duyarsız kılmıştı. ilk kez yürek indirip konuyu kendisiyle konuştum. Doktorlar tedavinin denenebileceğini söylemişler; iki yıl sürüyormuş, başarı olasılığı yüzde beşmiş."O zaman nesine?" demişti."

Ama Bachman hiç de yaşam yorgunu değilmiş, 'Yüreğim beygir gibi' diyormuş... "(syf-6)

Benim 'Yüreği Beygir Gibi Kadın' la tanışmam "Sürgün" adındaki şiiriyle oldu. Yüzünde tanımlayamadığım tedirginlik hissi içime işledi.

https://youtu.be/7wrOQpVdGPQ

Kitapta bu şiiri yok ancak onunla bu şiirle tanışmak ayrı bir yer edinmesine sebep oldu.

Yüzündeki tedirginligi mısralarına da taşımış ve umutsuzluk mu yoksa çaresizlik mi yaşadığı ayırt edemiyor insan.
"BİLMECEMSİ

Artık hiçbir şey gelmeyecek

İlkyaz olmayacak artık
Binlerce yıllık takvim herkese bildirir bunu.
...

Ağlamamalısın işte,
Der bir ezgi

Başkaca
Hiç
Bir
Şey
Demez
Kimse "
(SYF-63)

Okuyun, okutturun. Keyifli olur mu bilmiyorum ama iyi okumalar...
Kitabın kapağına vurulup; içini dışını incelemeden aldım. Hevesle okumaya başladım. Koskocaman bir hüzün... Sevmek için kendimi zorladım; sevemedim. Kitap kısa kısa denemelerden oluşuyor. Bir tek sona kalan denemeyi "eh işte" diyerek okudum. Şizofrenik şizofrenik cümleler var yazarı araştırdığım da yazar değil doktormuş. Psikiyatri ilgi alaniymiş Annesi yazarmış . Terzi kendi söküğünü dikemiyo, yazarlıkta anadan oğula genlerle geçmiyor maalesef...
Popüler kültürün bize sunduklarını okuyup giderken, kimi eserleri evet gerçek anlamda değerli bulsam da , ısrarla övülmüş her kitabın bende aynı etkiyi bıraktığını söyleyemem, araya yeni şeyler sıkıştırmayı istiyorum. Küçük keşifler yapmayı, özellikle şiir olunca konu, daha pratik bulduğum için, fazla zamanımı da almıyor, bu tarz keşifler. Bu kitapta o keşiflerimden biri diyebilirim. Her şairin her şiirini beğenmediğimiz gibi, evet bütün şiirleri beğenmedim hatta az sayıda şiiri beğenmiş olsam da farklı bir tat bıraktı.. O farklılığın tadı.. Bence geleneğin dışına çıkmak, açıyı zenginleştirebilir.

Keşfetmeye ve şans vermeye devam öyle ise
Yazarın izlediği bazı filmleri sınıflandırarak yorumladığı kısa kitap. Kitaptan daha fazla haz alabilmek için konu edilen filmleri izlemiş olmak gerekebilir. Tabi, "izlenecekler" listesine alınabilecek filmlerden de bahsediliyor. Kısa bir yolculukta okunabilecek bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Ziyalan
Unvan:
Psikoloji Uzmanı, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Zonguldak, Türkiye, 1959
1959'da Zonguldak'ta ressam ve şair Fatma Süzme Afyonlu'nun ve şair, yazar ve sinema oyuncusu Nihat Ziyalan'ın tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Alman Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'ndeki eğtiminin ardından psikiyatri alanında uzmanlaştı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde başladığı uzmanlık eğitimini New York Üniversitesi kliniğinde tamamladı. Los Angeles'ta psikanalitik psikoterapi eğitimi aldı. İşkence mağdurlarıyla, mahkumlarla, madde bağımlısı çocuklarla çalıştı. Şizofreni üzerinde araştırmalar yaptı. Günümüzde Red Hook, Brooklyn'de yaşamaktadır ve İngilizce yayınladığı kitapları Türkçe'ye de çevrilmiştir. Paul Auster, Ingeborg Bachmann, Erich Fried, Anna Akhmatova gibi yazarlardan da çevirileri vardır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 30 okur okudu.
  • 24 okur okuyacak.