“Bazı dairelerin kalın perdeleri ya da panjurları sımsıkı kapalı, evler derin bir karanlığa gömülmüş. Kim bilir ne hayatlar var onların içinde ne mutsuzluklar, dargınlıklar? Kaç kişi mutluyum diyebilir? Hep daha fazlasını arzulama, olmayanı özleme... Nankör bir çağda yaşıyoruz. Arsızlık diz boyu insanoğlunun yaradılışında. Yeryüzünü sömürmesi bile yetmedi, uzayda yaşam arıyor. Hepimiz aynı değil miyiz?
Ayakken baş olanlar köşeleri döndüler. Doyamayacak denli iştahlı yeni bir sınıf çıktı ortaya. Servet yapma yolu ne denli utanç verici olursa olsun, amaca ulaştığında kendini apak gösterenlere alıştı halk. Çoğunluk bunun çok da büyütülecek bir şey olduğunu düşünmüyor artık. Namusunla para kazanmak ayıp sayılacak neredeyse. İnsanlar yazgılarına razı, kulluk etmeye de dünden razı.”