Nidayi Sevim

Keşf-i İstanbul yazarı
Yazar
9.4/10
21 Kişi
65
Okunma
8
Beğeni
2.634
Görüntülenme

Hakkında

1967 yılında Erzincan’ın Kemah ilçesi Bozoğlak Nahiyesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Eğitimine ara verip iş hayatına atıldı. Çeşitli firmalarda satış temsilcisi olarak görev yaptı. Askerlik dönüşü aile şirketleri olan basımevinin yönetimine katıldı. Tarihi eserlere olan ilgisinden dolayı bir yandan Arapça ve Osmanlıca eğitimi aldı diğer yandan da kültürel mirasımızla ilgili araştırmalara başladı. İhmal edildiğini düşündüğü tarihi mezar taşları ve sadaka taşları ana gündemini oluşturdu. Bu minvalde bir internet sitesi kurmakta dâhil olmak üzere pek çok etkinliğin içinde yer aldı. Ara verdiği disiplinli eğitimine kaldığı yerden devam ederek Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünü okudu. Şehir ve Kültür, Divanyolu, Yenidünya, Gülistan, Somuncu Baba, Ayraç, Aşiyan, Genç, Vera, Burhan, dergileri ile Dünyabizim.com, Haberkültür.net ve Medeniyetimiz.com sitelerinde makaleleri ve röportajları yayımlandı. 2008 yılında faaliyete geçen “Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği” (ESKADER) kurucuları arasında yer aldı. “Türkiye Yazarlar Birliği” üyeliği de bulunan Nidayi Sevim evli ve üç çocuk babasıdır.
Ünvan:
Tarihçi, Yazar
Doğum:
Kemah, Erzincan, Türkiye, 1967

Okurlar

8 okur beğendi.
65 okur okudu.
53 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 62.2
Erkek% 37.8
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Herkes kendi evinin önünü süpürmeli
Üstad Sezai Karakoç'u ziyarete giden gençlerden biri heyecanlı heyecanlı sorar: "Üstad memleketin gidişatı hiç iyi değil, neler yapmak lazım, ne önerirsiniz?" Üstad, derviş edasıyla biraz sessiz kaldıktan sonra bir deyimle cevap verir: "Evladım, herkes kendi evinin önünü süpürmeli."
Sayfa 104·Kitabı okudu
Vasiyetimdir
Sekiz ay süren Mısır Seferi sona ermiş, dönüş yolculuğu başlamıştır. Yavuz Sultan Selim'in yanında hocası Anadolu Kazaskeri İbn-i Kemal de bulunmaktadır. Ordu ilerlerken bir ara çamurla kaplı bir sahadan geçilir. Bu arada hiç beklenmedik bir hadise olur ve İbn-i Kemal'in atının ayağı sürçer. Yerden sıçrayan çamurlar Yavuz'un kaftanına yapışır. Büyük alim İbn-i Kemal ise istemeyerek sebep olduğu bu durum karşısında utancından başını önüne eğmiş beklemektedir. Selim Han, hocasının edebi ve mahcubiyeti karşısında kızarır ve şu sözleri söyler: "Hocam üzülmeyiniz! Sizin gibi bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için bir şereftir, ziynettir." Ve kaftanını çıkarıp vezirine uzatırken: "Vasiyetimdir, öldüğüm zaman bu kaftanı sandukamın üzerine sersinler!" diye emir buyurur.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Reklam
Reklam