Oğuz Barış

Oğuz Barış

Çevirmen
7.9/10
151 Kişi
·
359
Okunma
·
0
Beğeni
·
58
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
440 syf.
Gönül İşi Gönüllüleri'nin kendi halinde üyesi Evelyn Brandt, kocası Christopher'ın onun için uygun gördüğü role bürünerek yaldızlarla süslü hayatını yaşamaya devam etmektedir. Ta ki günün birinde kapısı hükümet görevlileri tarafından çalınana dek... Senatör adayı kocasının görevi kötüye kullanma suçuyla tutuklanmasının ardından, Evelyn için her şey değişir ve dünyası bir anda tepetaklak olur. Çünkü kocasının sakladığı sırlar yalnızca bununla sınırlı değildir.
Çok geçmeden her şeyini kaybeden Evelyn, uzun zamandır birilerinin ona biçtiği rolleri yaşamakla uğraştığından artık kim olduğunu bile bilmiyordur. Gidecek bir yerinin olmadığı en kötü günlerinde ona elini uzatansa lise yıllarında eski kocasıyla ikisinin en yakın dostu olan Trevor Whitney'di. Trevor, ona yalnızca kalacak bir ev vermekle kalmaz, aynı zamanda korkmadan kalbinin sesini dinlemesi için de yardımcı olmaya kararlıdır.
Öte yandan unuttuğu bir şey vardır. Kendi kalbinin sesi, asla dile getirmemesi gereken bir gerçeği haykırıyordur. Her şeye rağmen hem kendine hem de Evelyn'e mutluluğa giden yolu gösterebilecek mi?
Keyifli okumalar...
424 syf.
·1 günde·10/10
Hangi kitap bize aynı anda bütün duyguları yaşatır ki! Okurken kah güldüm , kah sinirlendim kah gözlerim doldu ve daha nice nicesi... Sonuç mu ? Kaderden asla kaçamazsiniz !
424 syf.
·8 günde·9/10
Okurken kendimi Türk Filmi izler gibi hissettim :)

Aynı mekanlarda birbirine rastlayamayan...
Birbirlerini çok seven???!!!
İlginç şekilde gelişen olaylar zinciri vs vs vs :)

Final için diyorum ki okuyun :)))))

Dedim ya Türk Filmi tadında...
392 syf.
Hayatınızı değiştirmek için bazen küçük bir zaman dokunuşu yeterlidir..
Bir gün başka bir bedende gözlerinizi açsanız ne hissedersiniz? Başarılı bir evlilik terapisti olan Claudia Davis, herkesin hayatına iyi gelse de kendisi bu konuda şanslı değildir. Uzun zaman önce kaybettiği babasının acı kaybını hala yüreğinde taşıyan genç kadın, mutsuz bir çocukluk geçirmiştir. Dahası artık Bekar bir anne adayı olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorundadır...
O akşam önemli bir kararı gerçekleştirmek için büyükannesinin dans stüdyosuna gittiğinde kader ona bambaşka bir kapı açacaktır. Stüdyodaki büyülü bir atmosfere girdiği anda artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Geçmişe, 1950'li yılların Paris'ine gözlerini açmıştır. Ve adı Claudia Davis değil danslarıyla göz dolduran Ruby Kerrigan'dır. Aynı zamanda cinayete kurban giden başka bir dansçının da baş şüphelisidir. Neler olduğunu anlayamayan Claudia, kendini inkar ettiği kaderin ellerine bırakmak zorundadır. Belki de gelecekteki hayatı, geçmiş hayatının hatalarından kurtulmasına bağlıdır. Belki de gerçekten ikinci şans diye bir şey vardır...
Siyah Kar kitabını okumuştum daha önce aynı yazarın ve hayran kalmıştım. O kitapta da geçmiş zamanlara yapılan yolculuklardan bahsediliyordu. Yine hayran kaldığım bir kitapla karşıma çıktı Juliette Sobanet.. Geçmiş hayatların geleceğimizi nasıl etkilediğini okurken acaba sorusunu düşünmeden edemeyeceksiniz...
Keyifli okumalar
432 syf.
Yeni sanat galerisinin açılışı ve bir peri masalını aratmayan düğününün ardından Sera James, büyüleyici bir hayat sürmeye başlar. Ancak William Hanover 'ın işlemediği bir suç yüzünden tutuklanmasıyla peri masalı kabusa döner. Sera ve William korku ve endişe savaşını verirken, Sera aşık olduğu adamın gerçekte kim olduğunu sorgulayacak, aradığı yanıtları ise geçmişte bulacaktır.
Kaja Makovsky, 1939 yılında yarı yahudi ailesini geride bırakarak nazi işgali altında olan Prag'dan kaçmak zorunda kaldı. Üç sene sonra İngiltere'de artık bir gazetede çalışan Kaja, nazilerin Londra'yı bombalamasının ardından Manş Denizi'nin karşı tarafında yaşanan korkunç olayları keşfeder. Bölgede binlerce yahudinin katledildiğini öğrendiğinde şehre geri dönmeye karar verir. Ancak şeytan boş durmayıp onun planlarını bozar ve Kaja kendini korkularının merkezinde, Terezin Toplama Kampında bulur....
Umuda ve hayata tutunma hikayesinde Sera ve Kaja yüreklerini saran inanca tutunacak ve sevdiklerini korumak uğruna sonuna kadar savaşacaklardır. Bu, geleceklerini yok saymak anlamına gelse bile...
Kelebek ile Keman'la gönlümüzde yer edinen Kristy Cambron, bu kez Gelincik ile Serçe 'yle savaşın karanlık yüzünün çocuklardaki etkisini, kötü bildiklerimizin de içinde iyilik taşıyabileceğini yürek burkan bir dille anlatıyor...
424 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sıcacık bir aşk hikayesi. Sevgi dolu umut dolu. Aşkın er yada geç size ulaşacağını biliyor yada umuyorsanız, umutlarınızı taçlandırmak için mükemmel bir firsat bu kitap.
392 syf.
·6 günde·Beğendi
Juliette Sobanet’in okuduğum ilk kitabıydı. Büyük bir keyifle okudum. Biraz biraz Sarah Jio’yu andırıyor. Ama kurduğu cümleler karşılaştırıldığında, Juliette Sobanet’in daha klasik ifadeler kullandığını söyleyebilirim; tabi benim fikrim bu.
Kitapta, Claudia isimli baş kahramanın, reankarnasyonla farklı bir bedende ve zamanda Ruby isimli bir kadına dönüşümü anlatılıyor. Gelişen olaylar ve bağlantılarla kitap kendisine çekiyor insanı. Tahmin ettiğim şeyler çok az oldu ve bundan çok memnun kaldım. Çünkü şaşırmadığım zaman "Anlamıştım zaten/ tahmin etmiştim" şeklinde cümleler kurmadığım zaman o kitap daha da çok kendisine çekiyor beni.
Romantizmin de doruklarda olduğu bir kitaptı. Sanırım gerçek hayatta hiç karşılaşılmayacak bir romantizmdi:)) (bu yüzden romanları seviyorum ya zaten :D ) lafı uzattım kusura bakmayın. Tavsiye ederim:)
392 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Reenkarnasyon ile alakalı bir kitap. Uzun zaman önce reenkarnasyonla ilgili araştırma yapıp bırakmıştım fakat kitabı okuduktan sonra tekrar araştırmam gerektiğimin farkına vardım.

Kitabı okurken elinizden bırakamayacaksınız çünkü her bir sayfada acaba diğer sayfada ne olacak düşüncesinden kurtulamayacaksınız. Kitap kesinlikle tahminlere olanak sağlamıyor. Bambaşka bir sonuçla karşılaşıyorsunuz. "Yok artık" demekten kendimi alamadım :)
Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.
424 syf.
·3/10
Yılın ilk kitabıni bitirmiş olmanın verdiği mutluluğu yaşıyorum. Açıkçası uzun zamandır bu kadar hızlı bir şekilde kitap okuduğumu hatırlamıyorum o yüzden bu kitap bana bu konuda çok iyi geldi.
Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak;
Yazara bir çok yerde sinirlendim. Bu kadar fazla tesadüf ancak zaten kurgularda bir araya gelebilirdi. Niye bu kadar uzattığını anlayamadım. Tam iki insan birbirini buldu dediğim anda yine bir olay meydana geldi ve koptular.
Yani neden son sayfaya kadar tesadufler silsilesi oluşturmak istedin de insanların mutlu mesut aşk hikayelerini yazmadın ki...
Ve benim özellikle merak ettiğim bir kaç şey vardı ama bunlara cevap bulamadım. Yazar sanki özellikle bunlara değinmemişti. Bu kısım kitapla ilgili ipucu içerdiği için çok fazla değinmek istemiyorum.
Tüm bunları geçersek hızlı okunabilen, insanda merak uyandıran bir kitaptı. Elimden bırakmadan okudum diyebilirim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 359 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 175 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.