Oğuz Barış

Oğuz Barış

Çevirmen
8.2/10
72 Kişi
·
138
Okunma
·
0
Beğeni
·
9
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
424 syf.
·1 günde·10/10
Hangi kitap bize aynı anda bütün duyguları yaşatır ki! Okurken kah güldüm , kah sinirlendim kah gözlerim doldu ve daha nice nicesi... Sonuç mu ? Kaderden asla kaçamazsiniz !
432 syf.
Yeni sanat galerisinin açılışı ve bir peri masalını aratmayan düğününün ardından Sera James, büyüleyici bir hayat sürmeye başlar. Ancak William Hanover 'ın işlemediği bir suç yüzünden tutuklanmasıyla peri masalı kabusa döner. Sera ve William korku ve endişe savaşını verirken, Sera aşık olduğu adamın gerçekte kim olduğunu sorgulayacak, aradığı yanıtları ise geçmişte bulacaktır.
Kaja Makovsky, 1939 yılında yarı yahudi ailesini geride bırakarak nazi işgali altında olan Prag'dan kaçmak zorunda kaldı. Üç sene sonra İngiltere'de artık bir gazetede çalışan Kaja, nazilerin Londra'yı bombalamasının ardından Manş Denizi'nin karşı tarafında yaşanan korkunç olayları keşfeder. Bölgede binlerce yahudinin katledildiğini öğrendiğinde şehre geri dönmeye karar verir. Ancak şeytan boş durmayıp onun planlarını bozar ve Kaja kendini korkularının merkezinde, Terezin Toplama Kampında bulur....
Umuda ve hayata tutunma hikayesinde Sera ve Kaja yüreklerini saran inanca tutunacak ve sevdiklerini korumak uğruna sonuna kadar savaşacaklardır. Bu, geleceklerini yok saymak anlamına gelse bile...
Kelebek ile Keman'la gönlümüzde yer edinen Kristy Cambron, bu kez Gelincik ile Serçe 'yle savaşın karanlık yüzünün çocuklardaki etkisini, kötü bildiklerimizin de içinde iyilik taşıyabileceğini yürek burkan bir dille anlatıyor...
424 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sıcacık bir aşk hikayesi. Sevgi dolu umut dolu. Aşkın er yada geç size ulaşacağını biliyor yada umuyorsanız, umutlarınızı taçlandırmak için mükemmel bir firsat bu kitap.
424 syf.
·Beğendi·10/10
Tek kelimeyle mükemmel ötesi okurken nasıl bitti anlamadım sürükleyici bir kitap herkesin okumasını tavsiye ederim DONNA ve WİLL
Daha kundaktayken hastanede kaderlerinin birleşmesi birbirlerine ulaşamaması ve ilk görüşte gerçek aşkı hissetmeleri mükemmel ️
424 syf.
·2 günde·8/10
Çok beğendiğim yayın evi olan Arkadya'nın yine güzel bir kitabını okuyup bitirmiş olmanın keyfini yaşıyorum .Çok hoş vakit geçirerek ve keyif alarak okuduğum bir roman oldu. Kaderimizin nasıl yazılmışsa onu aynen yaşayacağımıza dair çok güzel kurgulanmış ve kıl payı denilecek tesadüfi olayları yine harika bir anlatım diliyle harmanlanmış okunası bir roman.
392 syf.
·Beğendi·8/10
Kurgusu itibariyle çok beğendiğim bi kitaptı. Hem fantastik hem polisiye hem de romantik diyebiliriz türü için. Heyecanın bi an bile bitmediği, elinizden bırakmadan bitirmek isteyeceğiniz ve bitirince de öyle kolay kolay etkisinden cikamayacaginiz, aynı zamanda okurken de bir çok şeyi size sorgulatan, acaba dedirten bir kitaptı. Öyküsü çok güzeldi, kesinlikle okuyun derim.
392 syf.
·3 günde·10/10
Son dönemlerde okuduğum en ilginç kitaptı. Geçmişi düzeltmek ve geleceğinize tekrar şekil vermek için zaman da bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Romantik ve polisiye tarzını bir arada yürütmüş yazar.
424 syf.
·10/10
Kitap bittiğinde yüzünüzde hoş bir gülümseme bırakıyor ama okurken teğet geçen karşılaşmalardan ötürü biraz gerildiğimi söyleyebilirim. Kitabın sonuna kadar mutlu kavuşmanın bir türlü gerçekleşmemesi biraz can sıkıyor. Onun dışında oldukça hareketli, merak uyandırıcı ve okunması kolay bir kitap. Ayrıca düşündürücü. Bu tarz kitaplar yaşadığım hayat, yaptığım seçimler hakkında düşünmeme neden oluyor. Bu yönden biraz rahatsız edici. Çünkü size elinizde binlerce seçenek olduğunu ve sadece siz istediğiniz için şu an ki hayatınızı yaşadığınızı anlamanızı sağlıyor. Bir şeylerden şikayet etmeyi bırakıp, ipleri elinize alabileceğinizi hatırlatıyor.
392 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Siyah Kar'dan sonra Yağmurda Dans da akıcı bir şekilde ilerledi. Kitabın içinde diğer kitapta olduğu gibi geçmişe yolculuk ile beraber çözülmesi gereken bir cinayet vardı. Bu mistik kurgu harikaydı, Sobanet'in kalemini çok sevdim.

Claudia bir gün dans ederken düşer ve kafasını çarpar. Uyandığında insanlar ona Ruby demektedir. Öncelikle ne olduğunu anlamasa da 1950'lerin Paris'inde olduğunu kısa zamanda anlar. Ve Ruby bir cinayetin baş şüphelisi olarak suçlanmaktadır.

Hayatınızı değiştirmek için bazen küçük bir zaman dokunuşu yeterlidir... Belki de gerçekten ikinci şans diye bir şey vardır. Belki de gelecekteki hayatı, geçmişte yaptığı hatalarını tekrar etmemesine bağlıdır..

Herkese hitap etmese de benim sevdiğim yazalar arasında yerini aldı. Kitabın devamı gelir mi bilmiyorum ama sonu gelecek hissi uyandırdı. Merakla bekliyorum. Keyifli okumalar.
424 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Okurken bir çok duyguyu beraber yaşadığım bir kitap oldu. Yeri geldi güldüm, üzüldüm, şaşırdım ama en çok yapmak istediğim şey saçımı başımı yolmaktı! Tanrı aşkına teğet geçen tesadüfler bu kadar uzatılmak zorunda mıydı? Heyecanla okuyup "heh şimdi olacak" demekten yoruldum açıkçası. Ama ne demiş yazar " kaderimizden kaçamayız." Nihayetinde içimi sımsıcak yapan bir son ile karşılaştım. Aşk romanları okuma havasındaysanız tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 138 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 103 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.