Kitabın içeriğinden bahsetmeden önce neden böyle uzun bir inceleme ekleme gereği duyduğumu yazacağım. Bu kısım için daha önceki incelemelerimde belirttiğim gibi "bu kısmı atlayabilirsiniz" türünden bir şey demiyorum çünkü kitap ve içeriğiyle bağlı bir kısım olacak. Yine de sadece içerik hakkında bir şeyler okumak isteyen olursa "KİTABIN İÇERİĞİ VE YAPISI" yazılı başlıktan itibaren okuyabilirler.
Gezegenler hakkında bir kitap okumak bize ne katabilir gibi aklı başında görünen sorular olduğu gibi astronot veya bilim adamı mısın da bu kitabı okuyorsun şeklinde sorulan ve dalga geçtiğini zanneden, kendi önemli sorularının cevabını bulan bazı kişiler için verilecek cevaplar var. (Kendilerine önemli görünen bazı sorular şunlar: tuttuğu takımın maç kazanıp kazanmadığı, burcunda ne yazdığı, hangi ünlü kişinin ne giydiği veya kimin kimle tartıştığı...)
Öncelikle bizim gibi boyu iki metreyi zor gören bir türün kendisi için oldukça büyük gelen bu gezegen, atmosferinin dışında kendisini bir toz zerresi konumuna düşürecek bir evrenin içinde bulunuyor. Dünyamızdan dışarı çıkıp önce Güneş Sistemi'ne baktığımızda -ki kitap bunu sayısal verilerle gösteriyor, gezegen olarak varlığımız, diğer gezegenler gibi farklı tonlarda ve yoğunlukta renkler bulunan, Güneş çevresini belli bir sürede kat eden sıradan bir gezegen olarak görünüyor (üzerinde yaşam olduğu istisnasını saymazsak). Güneş Sistemi ise onun dışına çıkıldığı zaman içindeki gazlar, asteroidler, yıldızlar ve diğer parçalar gibi yine belli bir merkez etrafında -ama bu sefer kolları olan bir dönüş içinde kayboluyor. Olağan dönüşüyle var olan Güneş Sistemi işte bu kolları olan Samanyolu Galaksisi'nde. Devam ettiğimizde de galaksimizin evrende diğer astreoidler, doğan-ölen yıldızlar, gezegenlerle dolanan olağan galaksilerden biri