Sevdiğimiz birisi öldüğünde yaşamı yeniden yaratamadığımız için kederleniriz. Sanki özel bir bileşen, bir "yaşam kuvveti" bedeni terk etmiştir. Yaşam bizim güçlerimizin ve anlayışımızın ilelebet ötesinde görünür.
Pekişik davranış moleküler biyoloji ile sınırlı değildir. Dünyamızın, yaygın ama değeri bilinmeyen bir yanıdır. Örneğin, bazı iktisatçılar 2008' deki mali çöküşün ve 1930'ların Büyük Buhran'ı da dahil daha eskilerinin bankacılığın pekişik başarısızlığından kaynaklandığını ileri sürdüler. Hikaye şöyle: Sürekli düşük oranda banka başarısızlığı gerçekleşmektedir. Bu oran düşük kaldıkça, mali düzenin bütünü büyük ölçüde etkilenmemiş olur. Ama bankalar, belirli bir eşik değerden daha yüksek oranlarda başarısızlığa uğrarsa bankaların birbirine bağlılığı (pekişirn) bütün piyasayı uçuruma çeker. Bu bakımdan, daha büyük de olsa, mali piyasadaki bir başka salınım birdenbire hızlı, köklü bir değişime yol açar. Pekişim iş başındadır.
Ama bilim, değişmez gerçeklerden oluşan eski, tozlu bir kitap değil. O yaşayan, soluk alıp veren bir keşif öyküsü, insan zihninin yaşadığı gerçek bir maceradır.