Pınar Selek

Pınar Selek

Yazar
8.2/10
47 Kişi
·
138
Okunma
·
30
Beğeni
·
1.689
Gösterim
Adı:
Pınar Selek
Unvan:
Türk Sosyolog, Yazar ve Düşünür
Doğum:
İstanbul, 8 Ekim 1971
Pınar Selek, (d. 8 Ekim 1971, İstanbul), Türk sosyolog, yazar ve düşünür. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümünde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gördü. Azınlıklarla ilgili çalışmalarıyla tanınır.

Yaşamı

Selek, 1971'de İstanbul'da doğdu. Ortaöğretimi Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde tamamladıktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü birincilikle bitirdi. Ardından aynı üniversitede sosyoloji üzerine yüksek lisans yaptı. Ayrıca Fransa'da bulunan Sophiantipolis UDEL Üniversitesi'nde ekonomi-politik dersleri gördü. Günümüzde Strasbourg Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi alanında doktora çalışmasını bitirmiş ve öğretim görevlisi olmuştur.

Pınar Selek transseksüeller, sokak çocukları ve seks işçileri gibi ayrımcılığa uğrayan gruplar hakkında yaptığı araştırma ve çalışmalarıyla tanındı. 1998 yılında PKK üzerine yürüttüğü araştırması nedeniyle terör suçu şüphesi altına alındı. Söz konusu dönemde PKK için propaganda yapmak iddiasıyla tutuklandı ve filistin askısı, elektroşok ve kafatasına elektrik verilmek suretiyle ağır işkence gördü. Berlin’deki Überleben İşkence Kurbanları için Tedavi Merkezi, 2010 yılında, gördüğü işkencenin etkilerini doğrulayan bir rapor hazırladı. İki buçuk yıl sonra salıverilmesinin ardından 2002 ve 2006 yıllarında beraat etti. Mısır Çarşısı'ndaki patlamanın bombadan kaynaklandığı yönünde kesin bilirkişi raporu bulunmamaktadır. 

24 Kasım 2010 tarihinde davanın yeniden açılacağı açıklandı.Savcının ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet istemiyle açtığı davanın 9 Şubat 2011 tarihli ilk celsesi de beraat kararıyla sonuçlandı; ancak Yargıtay kararı bozup 24 Ocak 2013'te ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırdı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde halen Mısır Çarşısı patlamasıyla ilgili olarak yargılanmaktadır. 24 Ocak 2013 tarihinde 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sosyolog Pınar Selek'in ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Selek 25 Ocak 2013 tarihinde Strazburg'da yaptığı basın toplantısıyla mücadelesine devam edeceğini açıkladı.

Pınar Selek avukat Alp Selek'in kızıdır.
Toplumsal alanda, iktidar, şiddet, rekabet ve yarış düşüncesini körükleyerek var olan iktidar ve egemenlik ilişkilerini korumayı hedefleyen ve aynı zamanda hegemonik erkeklik kültürünü destekleyen kurumlar homo-sosyal topluluklar ve yapılar hakkında düşünmek, oluşabilecek yeni erkeklik modeline bir açılım sağlama fırsatı yaratacaktır.
Türkiye'de geleneksel olarak kabul gören erkeklik kademesine varmak için dört temel aşamayı geçmek zorunludur: 1. Sünnet, 2. Askerlik, 3. lş bulma, 4. Evlilik.
"Ben çok dayak yedim. Subay, astsubay değil, çavuşlar, onbaşılar... Bir tane Muşlu vardı... Şu anda bak, askerliğim bitti. Yemin ediyorum. Şu an karşıma gelse döverim. Hâlâ şuramda acı var."
Genelde çişini yaparken ellediği, bir süredir dokunmaktan zevk aldığı pipisinin toplumun gözünde de çok önemli olduğunun farkında ne zamandır.
218 syf.
''Erkek olmak'' veya daha çok kullanılan tabiriyle ''Adam olmak'' ataerkil sistem tarafından sürekli işlenen ve haliyle güncel kalma konusunda sürekli canlı tutulan bir kavram. Güncel tutulmasının nedeni ise sistemin devamlılığından başka bir şey değildir aslında. Bu yüzden bir toplumda erkeklik, adamlık kişiye sunulan bilgileri hazır bir şekilde içselleştirilme yoluyla değil onları kazanmak için eylem halinde olma yoluyla verilir. İşte bu dolayımlı tespit ataerkil zihniyetin toplum üzerindeki etkinliğinin somutlaşan kısmıdır.

Sürüne sürüne erkek olmak kitabıyla yazarımız, ataerkilliğin erkek için, kendisine dayatılan ve yaşadığı her zorlukta ''bak işte adam oluyorsun.'' denilerek eylemlilikle tecrübe ettiren ve bunu sürekli işleyerek erkeğin ''erkekliğini'' sürekli kanıtlamak zorunda bırakıldığı bir bakış açısında işlemektedir. Keza bu çok ama çok isabetli bir yaklaşım.

Eylemlilikle tecrübe ettirilen şey aslında erkek çocuğun/gencin sosyal çevresinde erkekleri kendisine baz alarak taklit yoluyla elde ettiği kültür yanılsamasıdır. Güncel bir örnek olarak tespih-nargile ikilisi buna en ideal örneklerden biridir.

Sosyal alanda karşısındakine sert olmayan, küfretmeyen, hatta belli kıyafetleri giyinmemiş olan hatta ve hatta giyinmesi istenilen kıyafetin açık olacak düğme sayısına uymayan erkekler kadınsı bulunarak aşağı görülür. Burada tamamen kadını aşağılama durumu hasıl olmakta, Ve malesef ''erkeklik'' faktörüyle de en çok erkekler ezilmektedir.

Kitabında bu ezber bozan görüşünü ''erkeklik'' olgusu çerçevesinde detaylarıyla irdeleyen yazarımız, otoriteye saygı duyma, iş bulma, evlenme, çocuk sahibi olma gibi konu başlıkları üzerinden ''erkek olmak'' kavramının yarattığı dayatmacı yaklaşımı her yönüyle teşhir ediyor. Okuyunca ne çektik be demeden edemedim.*
208 syf.
·7 günde·8/10
Dünya çapındaki başarılarını filistin askısı ve elektroşok gibi çeşitli işkence yöntemleriyle ödüllendirdiğimiz, asılsız suçlamalara karşın müebbetle onore ettiğimiz, tüm suçlamalardan beraat etmesine rağmen Fransa’ya sürdüğümüz Sosyolog ve Yazar Pınar Selek’in hayatı, yazdığı tüm eserlerin önüne geçecek mahiyette aslında. Tüm dışlanmışlara; kalemiyle, sesi ve sözüyle kucak açmış Selek, henüz 25 yaşında yaptığı bu araştırmada, Trans bireylerin Ülker Sokak’tan iktidarın tüm mekanizmaları ile çıkar savaşına tutuşmuş ‘Beyoğlu Sakinlerinin’ el ele vererek nasıl sürgün edildiğini tüm tarafları mercek altına alarak anlatıyor.

Kitap kurgusal bir metin değil bir araştırma özelliği taşıdığı için, sanıyorum ki mesajı çok az kişi tarafından farklı algılanacaktır. Toplum tarafından kendileri gibi olmaya zorlanan ötekiler, kendi içlerinde de ötekileştirildiği takdirde bu zincir asla kırılmayacak ve hakların mücadelesi geriye her zaman ağız dolusu kan bırakacak. Toplum ise iktidarın söylemini şaşmayan eril ve gelenekçi sesi ile kendini haykırmaya devam ederken bir yandan da kar-zarar hesabına tutuşacak!

Gittikleri her yerde kimliklerine tutulan aynayla karşılanan Trans bireylerin öyküsü; Osmanlı’dan bu yana süregelen toplumsal gerçekliklerle bir arada okunduğunda, biyolojik cinsiyeti ile cinsiyet kimliği uyuşmayan ‘ötekilerin de ötekileri’ sayılan transları anlamak için okunası bir kaynak: Maskeler, Süvariler ve Gacılar.
218 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Toplumun yücelttiği ve güçlü bir duvar olarak gördüğü erkekliğin iç dünyasını, o güçlü duvarın arka yüzündekileri görmek önyargılarımla yüzleşmeme sebep oldu. Duvarın arkasındakileri görmek isteyenlere kesinlikle öneriyorum.
218 syf.
·434 günde·Beğendi·9/10
Özellikle erkekler olmak üzere toplumumuzdaki her bireyin kitabı okuduktan sonra kendini sorguya çekeceği bir kitap. Çünkü acı tablo bize gösteriyor ki günümüzde hala tartışmak zorunda kaldığımız kadın ve erkek mücadelesinde maalesef sadece erkeğin değil her iki tarafında payı söz konusudur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pınar Selek
Unvan:
Türk Sosyolog, Yazar ve Düşünür
Doğum:
İstanbul, 8 Ekim 1971
Pınar Selek, (d. 8 Ekim 1971, İstanbul), Türk sosyolog, yazar ve düşünür. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümünde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gördü. Azınlıklarla ilgili çalışmalarıyla tanınır.

Yaşamı

Selek, 1971'de İstanbul'da doğdu. Ortaöğretimi Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde tamamladıktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü birincilikle bitirdi. Ardından aynı üniversitede sosyoloji üzerine yüksek lisans yaptı. Ayrıca Fransa'da bulunan Sophiantipolis UDEL Üniversitesi'nde ekonomi-politik dersleri gördü. Günümüzde Strasbourg Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi alanında doktora çalışmasını bitirmiş ve öğretim görevlisi olmuştur.

Pınar Selek transseksüeller, sokak çocukları ve seks işçileri gibi ayrımcılığa uğrayan gruplar hakkında yaptığı araştırma ve çalışmalarıyla tanındı. 1998 yılında PKK üzerine yürüttüğü araştırması nedeniyle terör suçu şüphesi altına alındı. Söz konusu dönemde PKK için propaganda yapmak iddiasıyla tutuklandı ve filistin askısı, elektroşok ve kafatasına elektrik verilmek suretiyle ağır işkence gördü. Berlin’deki Überleben İşkence Kurbanları için Tedavi Merkezi, 2010 yılında, gördüğü işkencenin etkilerini doğrulayan bir rapor hazırladı. İki buçuk yıl sonra salıverilmesinin ardından 2002 ve 2006 yıllarında beraat etti. Mısır Çarşısı'ndaki patlamanın bombadan kaynaklandığı yönünde kesin bilirkişi raporu bulunmamaktadır. 

24 Kasım 2010 tarihinde davanın yeniden açılacağı açıklandı.Savcının ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet istemiyle açtığı davanın 9 Şubat 2011 tarihli ilk celsesi de beraat kararıyla sonuçlandı; ancak Yargıtay kararı bozup 24 Ocak 2013'te ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırdı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde halen Mısır Çarşısı patlamasıyla ilgili olarak yargılanmaktadır. 24 Ocak 2013 tarihinde 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sosyolog Pınar Selek'in ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Selek 25 Ocak 2013 tarihinde Strazburg'da yaptığı basın toplantısıyla mücadelesine devam edeceğini açıkladı.

Pınar Selek avukat Alp Selek'in kızıdır.

Yazar istatistikleri

  • 30 okur beğendi.
  • 138 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 117 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.