Pınar Uzun

Pınar Uzun

Yazar
9.0/10
4 Kişi
·
4
Okunma
·
1
Beğeni
·
42
Gösterim
Adı:
Pınar Uzun
Doğum:
Artvin, 1994
Pınar Uzun, 1994 yılı Artvin'in Yusufeli ilçesinde doğdu. Öğrenim hayatını burada tamamladı. Yaşamına doğup büyüdüğü şehirde devam etmektedir.
Tek istediğim, hiç kimsenin benden beklentisi olmadan nomal bir hayat sürmekti ama olmadı. En azından bu dünyada! Yapmam gereken son derece basitti ve ben de yaptım. Kendimi ileriye doğru ittim. Boğazıma dayanan kılıç etimi yavaşça keser ken gözlerimi kapadım ve huzurun gelip alması için bekledim.
Kader asla kendi çizgisinden şaşmazdı. Sen nereye gidersen git seni bir şekilde olması gerekene götürürdü.
Amcamın söylediklerini tek tek hatırlamaya çalıştım. “Karşındaki iyi bir savaşçıysa senden şaşırtma yapmanı bekleyecektir. Sağ gösterip sol vurman gibi, ama sen onlara beklediklerini verme sağdansa sağdan, soldansa soldan ama şaşırtma yapma. Bu onu şaşırtacaktır.” İkimiz de birbirimize dikkatle bakıyorduk ve ilk hamleyi birbirimizden bekliyorduk. Daha fazla beklemek istemedim ve kılıcımı kaldırarak saldırdım. Amcamın dediğini yapmak şaşırtmadan direkt saldırdım ve sağ taraftan sen bir darbe indirdim. Hiru sağdan yaklaşmama rağmen darbeyi soldan beklemişti ve savunmasını ona göre yapmıştı. Bu hatası ona  pahalıya mal oldu ve sağ koluna derin bir kesi açtım. Toprak vakit kaybetmeden kolundan akan kanı içmeye başlamıştı.
Ay güneşi kovaladı. Güneş bin parçaya bölündü, yıldızlar oluştu. Gün karardı ay karanlığa başkaldırdı. Ayın hükmü kısa sürdü, yıldızlar birleşti, güneş geri geldi. Gün eski haline dönüverdi.
Lili genç kızın yüzünü okşamaya başladığında alnını alnına dahadı ve nefeslerinin birbirine karışmasına izin verdi. İki kalp hızlandığında dudakları birleşmişti. Onlar için akan zaman durup ruh bedenle bütünleşmişti. Tüm sevgi tohumları onlar için açarken çekilecek acılar önemsiz kılınmış ve her hücre aşk ile doldurulmuştu. Artık sadece birbirlerine aittiler.
Yaptığım seçimin sonuçlarıyla yüzleşmek zorundaydım. Gözümden akan yaşa engel olamadım. Dudaklarımdan fırlayan çığlığım sonsuzlukta yankılanıp geri döndü. Zaman yavaşladı. Savaş durdu. Askerlerin kılıçları bir cam gibi parçalanıp etrafa savruldu. Neler olduğunu anlayamayan sayısızca korkulu göz birbirine bakmaya başladı.
“Şurada al canımı, karşı koymam. Ben seni kurtarmayı beceremedim. Onu bile elime yüzüme bulaştırdım.” Boğazına götürdüğü eli biraz daha bastırdı. “Beni hatırlamıyorsun biliyorum Ben hatırlanmaya değer biri değilim, bunu da biliyorum Ben bir bataklığım, seni de yavaş yavaş içine çekiyorum. Al camını, ölüm Kalbim’den gelsin ben de kurtulayım bu yükten."
Bedenim küçük olabilirdi ama kaderim şimdiden çoğu insandan büyüktü. Geçmişi, geleceği bilmek ayrıcalık değil bir lanetti Bu iki insanın evleri olarak gördüğü bu yer, yuva olmaktan çok uzaktı. Onlar için güvende olmak yeterliydi ama benim için değildi.
Kehanet söylenmişti ama bilinen eksikti. Kader yolunu çizerken bu eksigi tamamlayacaktı ve her şey olması gerektiği gibi olacaktı. Eksik bilinmesi, doğruların üzerini örtmeye yeterli değildi.
334 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Zalimlikle yoğrulmuş fantastik bir diyarda kehanet söylenmişti. Yağmurlu bir gecede doğacak gümüş saçlı kız çocuğu, zulme son verip mazlum halkı kurtaracaktı. Halk yıllardır umutla seçilmişin gelmesini beklemekteydi.
Zalim kral kehanetten o kadar korkmuştu ki, tüm kız çocuklarını kılıçtan geçirdi. Ama bilmediği bir şey vardı; kehanet artık değiştirilemezdi.
Bu kitapta, bir kadının içindeki gücü bulmasını, kendisine dayatılan kaderden kurtulmaya çalışmasını, aşk, ihanet ve savaşla yüzleşmesini okuyacaksınız. Bir kadının olgunlaşma sürecini ve bu süreçte ruhunda açılan yaraları izleyeceksiniz.
Kitap üç bölümden oluyor. İlk bölüm gümüş saçlı Kutana'nın, ikinci bölüm ise asker Lili'nin gözünden anlatılıyor. Üçüncü ve son bölüm ise ilahi bakış açısıyla yazılmış gibi başlasa da sürpriz bir sonla devam ediyor. Kısa, net ve sadece cümleler ile kendisini kurgunun akışına bırakmamanız mümkün değil. Temiz bir Türkçe ve yormayan bir anlatımla yazılmış. Detaycı, sürprizlerle ve gizemlerle dolu bir kurgusu var. Canlı karakterler bu kurgunun derinleşmesine ve eğlenceli hale gelmesine yardımcı oluyor.
Kehanet serisinin ilk kitabı olan Lotus'un izinde, sizi macera, aşk ve ihanetten oluşan bir üçgenin tam ortasındaki fantastik bir diyara atacak. Bu diyarda Kutana ile aşık olacak, Lili ile savaşacaksınız. Kalbiniz, zalim kral Hiru'nun nefretiyle dolup taşacak. İhanet ile kalbiniz, bir cam parçasıymış gibi parçalanacak.
Hikaye boyunca en fazla rolü olan karakteri en az rolü olandan ayırmak mümkün değil, hepsi o kadar güzel yansıtılmış ki, büyük küçük her karaktere sevgi ile bağlanacaksınız.
Her okura hitap eden bu kitap, özellikle genç yetişkin kategorisindeki okurlara kendisini çok sevdirecektir diye düşünüyorum. Türk fantastik edebiyatının ilerlemesi için çok önemli bir adım olduğunu biliyor ve tüm fantastik severlerin bu kitaba bir şans vermesi gerektiğine inanıyorum.
Şaşırmaya hazır olun, çünkü Lotus'un İzinde sizi her sayfada yeninden şaşırtacak.
334 syf.
·6/10
Yerli bir fantastik kitabın yorumu ile geldim.
Öncelikle kitap gayet güzel başladı. Olay örgüsü, kurgusu, yazarın dili ve anlatımı kitabın içine hemen çekti. Fantastikte bizi doyuracak bir yazar daha geliyor derken 2. bölüme geldim ve benim için hüsrandı. Kitaplarda aynı olayın farklı karakterlerin gözünden de anlatılması beni çok sıkıyor. (sizin hoşunuza gidiyor olabilir, naçizane benim fikrim bu yönde ) yaklaşık 120-140 sayfa bu şekildeydi ve neredeyse 20-30 sayfasında yeni olaylar anlatılıyordu. En azından bir 100 sayfa benim için gereksizdi. Erkek karakterin gözünden anlatım yapılabilir ama aralara serpiştirilip daha kısa tutulsaydı (- 1.bölümdeki diyaloglara kadar verilmişti ve aynıydı.- )
3. bölüm kitabın belki de en heyecanlı bölümüydü fakat çok hızlı ilerledi. daha çok detay daha yavaş gerçekleşen olaylar beklerdim ve 3. bölüm bana biraz Şafak Vakti kitabını anımsattı. İki kitabı da okuyanlar zaten fark etmişlerdir.
Kitap Kehanet Serisinin ilk kitabı fakat bir ilk kitap değilde sanki seri olmayan bir kitap gibiydi. Olayların işlenişi ve özellikle sonu bana bitti hissi verdi. .
.
Gelelim kitap hakkındaki son düşüncelerime; yukarıda saydığım eksilere rağmen kitabı beğendim. Ne kadar 2. bölüm de ve biraz da 3. bölüm de beni hayal kırıklığına uğratmış olsa da 1. bölüm son derece güzel ve özgündü. Yazarın anlatımı kitabı okutturuyordu. Eminim okuyuculardan gelen olumlu ve olumsuz eleştirileri dikkate alarak zamanla kendini daha da geliştirecektir ve çok daha iyi eserlere imza atacaktır. .
.
Uzun süredir fantastik okuyanları tatmin etmeyecektir ve özellikle genç yaş grubu ve yeni yeni fantastik okumaya başlayanlar severek okuyacaktır. .
.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pınar Uzun
Doğum:
Artvin, 1994
Pınar Uzun, 1994 yılı Artvin'in Yusufeli ilçesinde doğdu. Öğrenim hayatını burada tamamladı. Yaşamına doğup büyüdüğü şehirde devam etmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.