🅟🅔🅜🅑🅔 🅣🅐🅑🅤🅣
#reklamdeğiltavsiye #kitaplarımıkendimalıyorum #kendiparamlaaldım
Yıldız, annesinin intiharının ardından babasını da
kaybetmiş, yalnızlıkla çevrelenmiş bir hayata mahkum edilmiştir. Ancak, babasından geriye kalan "Yıldız Tozu" adlı çiçekçi dükkanı onun için sığınacak bir liman haline gelmiştir.
Ali, onun en büyük dostu ve tek dayanağıdır. Anne ve babası yurt dışına gittikten sonra Ali, kimsesiz bir hayata alışmak zorunda kalmıştır. Ailesiyle olan bağı, sadece her ay hesaba yatan kredi kartından ibarettir. Onu hayata bağlayan tek şey, Yıldız ile paylaştığı dostluğudur.
Ancak bir sabah, Yıldız dükkanın kapısını açtığında, pembe tüllere sarılı sekiz adet kırmızı gül ve sarı bir zarf içinde bir mektupla karşılaşır. Başta bu romantik bir jest gibi görünse de, günler geçtikçe güllerin gelişi süreklilik kazanır. Artık dükkanın dışında değil, evinin bahçesinde ve en güvende hissettiği yer olan Ali'nin evinde de aynı çiçeklerle karşılaşır. Bu durum Yıldızın tedirginliğini daha da artırır, güllerin arkasındaki ismi bilmemek, onu her geçen gün korkunun kollarına iter.
Ali, Yıldız'ı sakinleştirmek için bir çözüm önerebileceğini söyler. Tanıdığı biri, bu gizemi çözme konusunda yardımcı olabilir sana diye söyler. Yıldız önce bu fikre mesafeli yaklaşır, ancak günler geçtikçe korkusu aklına galip gelmeye başlar. Her yeni gün, evinin kapısında, dükkanın önünde, Ali'nin evinin bahçesinde bulduğu güllerle birlikte daha da kaotik bir hal alır.
Sekiz adet kırmızı gülün anlamı neydi? Sarı zarfların içindeki notlar neden hep isimsizdi? Gülleri gönderen kişi kimdi ve Yildız'ın hayatında ne gibi bir yer tutuyordu? Tüm bu sorular, onu geceleri uykusuz bırakıyor, kalbinin ritmini bozan bir korkuya sürüklüyordu.
Sadece bir gizemi çözmekle kalmıyor, aynı zamanda dostluğun,