Yalan daima değişik, daima başka renkte su gibi her kaliba uyan dahiyane bir formüldür. Seni ilkel gerçeklerden, miskin ayrıntılardan, zahmetli tartışmalardan daima uzak tutar. Yalan en yüksek voltajlı cereyanları nakleden telleri bile hiçbir tehlikeye uğramadan tutmaya yarıyan kauçuk eldivendir. Yalan, yalnız meydana çıktığı vakit aşağılık bir şeydir.
İnsan her zaman kendine gereği kadar hakim olamıyor, davranışlarını da yeterince kontrol edemiyor nedense... Duygular, eğilimler ve içgüdüler yolu ile düşmek zorunda kaldığımız hataların tümü suç sayılsaydı şayet, günlük yaşantımızın yarısı karakollarda, yarısı mahkemelerde, yarısı da cezaevlerinde geçerdi.