Rabia Elif Özcan

Rabia Elif Özcan

Çevirmen
7.7/10
27 Kişi
·
57
Okunma
·
0
Beğeni
·
21
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Amerikan rüyası ne zamana kadar sürer? Mükemmel denebilecek şekilde kurgulanmış hayatlar nerede bir hata verir?Ya da “yeter” diyebilmek ne denli zor? Jung Yun korunaklı hayatlarımızın bir anda değişebileceğini gösteriyor bu romanında.Her karakter haklı,her karakter bir o kadar hatalı.Özellikle bunun bir ‘ilk roman’ olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda yazarın gücünü kavramak kolaylaşıyor.
Ev değil bir yuva,bir sığınak kurmaktan bahsediyor yazar tüm gizli kalmış ve itilmiş tutkulara rağmen..Geri planda ise azınlık sorunları,çiftler arasındaki uyum ikilemi,ebeveyn ve evlat olma sancıları..
368 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Geçmişteki hatalar tamir edilemez belki ama affedilebilir mi? Eşi ve oğlu ile birlikte yaşayan Kyung anne ve babasının bir saldırıya maruz kalması sonucu bu soru ile karşı karşıya kalmıştır? Peki kendisi nasıl bir eş,bir babadır?Anne-baba-çocuk ilişkilerine sorgulayıcı bir bakış için okunabilir.
368 syf.
·Beğendi·10/10
Ne arıyordum ne buldum? Yuva deyince ne anlamalıydım ve ne anladım kitaptan?
İlk önce kitap uluslararası mecrada çok övüldüğü için ve konusu da dikkatimi çektiği için, normalde övülen romanları almam çünkü bana hitap etmeyebilir ama bu kitabı basan yayınevine de kısmen güvendiğim için kitabı aldım. Okumaya başladım.
İyi ilerleyen, okutturan bir yazım tarzı. Adam Koreli kadın İrlandalı. Bir de çocukları var. Konu tamamen adam etrafında dönüyor. Küçükken, onu döven Annesi ile annesini döven babasının başına gelen korkunç - cidden korkunç - bir olay neticesinde anne ve babasının onların evlerine taşınması akabinde gelişen olaylar. Bir solukta okuyorsunuz. Adamın yaptıklarına kızıyorsunuz. Gelişen olaylar canınızı sıkıyor. Para, ev, anne, baba ve bir çocuk bulunan yerin 'Yuva' olmadığını anlıyorsunuz.
Olaylar nihayete ererken öğrendiğiniz bir gerçek sizi sarsıyor. Cidden onu tahmin etmemiştim.. Dehşetti.
Velhasıl. Kurgu ve yazım açısından gayet güzel. Sanki daha mesaj verseydi daha iyi olurdu. Mesaj veriyor aslında ama daha çok bu durumda olan birinin psikolojisini anlatıyor gibi.
Okunabilir.
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yazarın adını doğru telafuz edemeyeceğim korkusuyla sözel olarak tavsiyede bulunamayacağım sanırım. Aforizmalardan oluşan kitaplar içinde,cümlelerin altını en çok çizdiğim kitaptı diyebilirim. “Nasıl daha önce herhangi bir kitabıyla karşılaşmamışım?” diye sorguladım kendimi. Neyse ki artık varlığından haberdarım.
Daha nice karşılaşmalara..

Son olarak bir alıntı eklemek istiyorum, Sayın Rousseau’dan :)

“Kendi kalbimizde bulabilecekken, mutluluğumuzu neden başkalarının görüşleri üzerine inşa edelim.”
368 syf.
·10/10
Beyaz perdeye taşınacak kadar etkileyici bir konusunun olduğunu düşünüyorum. Hele son sahne zihnime mıh gibi çakıldı. Son sahne diyorum çünkü kitap mı okudum film mi izledim ayrımını yapamıyorum bazen. Sayfalar kendiliğinden akıp gitti. Bir evi yuva yapan nedir?
Sevgiyle besleyemediğimiz her çocuğun hayatta ne kadar eksik ne kadar mutsuz bir tarafının ne kadar da hayal kırıklarıyla dolu olduğu çok çarpıcı bir şekilde ifade edilmiş. Sevgi bir evin temeli aynı zamanda çatısı. Gerçek sevgi olmadığında hiç bir maddiyat o evin ne temeli ne de çatısı olabiliyor. Çok ince mesajlar veren okurken kendinizi kitabın içindeki bir kahraman gibi düşünüp cevap vermekte zorlandığınız bir sonraki adımı tahmin edemeyeceğiniz trajik bir hikaye. İçim öyle buruk ki sevgisisizlik, aile içi şiddet en büyük kayıplardan birisi şu hayatta. Onun için çok sevelim, gerçekten sevelim...Sevmeyi bilmek çok önemli. Sevmeyi bilmeyen insanın hiç bir şeyi bilmeyeceğini düşünüyorum. Okurken kendi çocukluğunuzla kıyas ettiğinizi farkediyorsunuz. Ve ben okudukça hep şunu dedim. Babam bizi hep çok sevdi öyle bir doyurdu ki sevgiye o sevginin çokluğuyla hiç bir eksiklik farketmedik, etrafımızdakilere verecek kadar sevgi birikmiş gönül heybemizde çok şükür. Kitap üzerine saatlerce konuşulabilir duygusal anlamda. Teknik anlamda hiç bir kitaba bakmıyorum zaten haddim değil böyle bir şey. Velhasıl İlla ki okuyun demek istiyorum️
Yuva & Jung yun
432 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap bize, birçok açıdan yalnızlık ve yeni bir başlangıcı anlatıyor.

Deming’in annesi, yasadışı bir Çinli göçmen olan Polly, bir sabah güzellik salonundaki işine gider ve bir daha evine dönmez. Ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur adeta. On bir yaşındaki Deming, cevaplanamayan sorularıyla şaşkın ve yalnız kalır. Sonunda iyi niyetli bir profesör çift tarafından evlat edinilen Deming, Bronx’tan küçük bir kasabaya taşınır. O artık Daniel Wilkinson’dır. Peki adını değiştirmek yeni bir başlangıç için, geçmişini silmek için, geride bıraktığı annesini unutup yeni ebeveynlerine bağlanmak için yeter mi?

Hikâye boyunca Deming köksüz bir genç adama dönüşürken Polly de dünyanın en yalnız, kayıp annelerinden birine evrilir. Sevgi dolu ve bencil, kararlı ve korkmuş olan Polly, birbiri ardına yaptığı anlık tercihlerle bir kader çizer kendine.

Terk Edenler ’in bir yarısı New York’ta, bir yarısı Çin’de. Biraz Deming anlatıyor, biraz Polly. Bu, aile, aidiyet, kökler ve göçmenlik üzerine “öteki”nin dilinden bir hikâye. Bu, bir çocuğun sevdiği her şeyi yitirdiğinde kendini nasıl bulduğunun, bir annenin geçmişin hatalarıyla yaşamayı nasıl öğrendiğinin hikâyesi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rabia Elif Özcan

Yazar istatistikleri

  • 57 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 76 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.