"Oysa namaz; ilerleyen insanı asla durdurmaz, yolundan alıkoymaz.
Zaten namaz yürümek, ilerlemek ve gitmek içindir; kalmak ve geri düşmek için değil...
Kalanlar mı?...
Onlar, berrak su ile abdest alıp fırsat bulduklarında seccadelerini serip, temiz bir toprak parçası olan mühürlerini koyarak gönül rahatlığıyla ezan ve kametlerini okuyup, huzurlu bir ortamda rahatça namaz kılmak için kaldılar.
Ama başlarına secdeden kaldırdıklarında, kafile çoktan gitmişti.
Zeki ve uyanık olanlar hemen davranıp kafileye ulaşmayı başardılar.
Ama geride kalanlar ne yapacaklarını bilemez halde geriye döndüler.
Namazın ne olduğunu unutmuşcasına bir halde..."