28 Şubat post-modern darbe sürecinin kaotik ortamındaki 1990’lı yıllar ve sonrasında ise İslâmcı Milli Görüş Hareketinin içinden gelmesine rağmen, yeni kurulan bir parti olarak AKP’nin (%34,28 oy oranıyla, 363 vekil ve %66 temsil hakkı kazanmıştır.) iktidar oluşuyla, Kemalist kesimde meydana gelen “laiklik elden gidiyor” endişesinin yaşandığı 2000’li yıllar Türkiye’sini yaşamış birisiyim. Siyasetin ancak bir tarih tabanına oturtularak var olduğundan hareketle gerçekten de Türkiye’de farklılaşan siyasi hareketler ile bir hafıza patlaması yaşanmaktaydı. O zaman ise “Neden farklı hatırlıyoruz?” sorusu benim için önemli bir soru haline geldi.
Sayfa 14 - 1. baskı - Aralık 2020