Giriş Yap

Sedat Umran

Yazar
Çevirmen
6.6
9 Kişi
39
Okunma
9
Beğeni
1.700
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

1925'te İstanbul'da doğdu. 1942'de Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdikten sonra bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne devam eden Umran, Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümüne geçerek, 1948'de buradan mezun oldu. Çeşitli kuruluşlarda memur ve çevirmen olarak çalışan Umran, 1974'te İzmir,Sümerbank Boru Fabrikası mütercimi iken emekliye ayrıldı.Nüfus kütüğündeki asıl ismi Osman Sedat Öcal’dı.[1] Yeni Devir, Tercüman ve Türkiye gazetelerinde yazan Umran'ın ilk şiiri 1943'te Yedigün dergisinde yayımlandı. İlk şiir kitabı Meş'aleler yayını olarak 1949'da çıktı. Hisar, Beş Sanat, Varlık, Türk Dili, Güney, Yeditepe, Soyut, Büyük Doğu, Diriliş, Türk Edebiyatı, Sözcükler, Sedir, Tan, Gösteri, Gergedan, Mavera, Aylık Dergi, Milli Kültür, Yaba/Öyküdergilerinde şiirleri ve çeviri şiirleri yayımlanan Umran, Leke[2] isimli kitabıyla tanındı ve eşyanın şairi olarak anıldı. İnsan Gelişiminin Devridaimi çevirisiyle 1994 Türkiye Yazarlar Birliği Çeviri Ödülü 'nü kazanan Umran'ın, şiir kitaplarının yanı sına Almancadan yaptığı çok sayıda çevirisi bulunuyor. Son yıllarını geçirdiği Darülaceze'de 7 Ağustos 2013'de vefat eden şair Sedat Umran, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Unvan:
Şair
Doğum:
Erenköy, 1926
Ölüm:
7 Ağustos 2013
Kırık Ayna
Altın Eşik
Akşamın Kaması
Aynada Gün Doğumu
Leke
Daha Fazla

İncelemeler

Tümünü Gör
80 syf.
·
3 saatte okudu
Türk yazınında "Eşya'nın Şairi" olarak ün almış, 1925-2013 yılları arasında ömür süren, değerli sanatçımız Sedat Umran'ın şiir kitabı. Şiirlerini genel itibariyle vezin ve kafiye esaslarını dikkate alarak yazmıştır. Ahmet Haşim'in sanat anlayışından etkilenmiştir. Kitaptaki şiirlerin tamamını etkileyici ve sanatsal açıdan başarılı bulduğumu söyleyemem. Fakat bununla beraber güzel mısralar, dörtlükler de vardı. Kafiyeyi yakalamak için bazı yerlerde zorlama ifadeler katılmış şiire. Bu biraz estetik seviyeyi düşürmüş. Kitaptaki en beğendiğim şiiri olduğu gibi yazarak bitiriyorum: "Gittin dağ gibi büyüdü yalnızlık Issızlığın iki ucunda şimdi sen varsın Tam ortasında yokluğun, yokluğun, yokluğun O konuşsa konuşur, sussa susarsın Gittin taş atarak denizlerime Halka halka genişleyen anıların kaldı Girdin, çıkmamak üzere dehlizlerime Birden yaşamanın hızı azaldı Gittin, boşandı içimde sevincin yayı Kim öğretecek bana ah sensiz yaşamayı..."
Kırık Ayna
4.0/10 · 6 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.32