Seden Gürel

Seden Gürel

Çevirmen
8.2/10
357 Kişi
·
948
Okunma
·
0
Beğeni
·
19
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Beklentilerimin bayağı altında kaldığını ve beni hayal kırıklığına uğrattığını söylemeliyim. İlk başlarda güzel gidiyordu. Güzel bir kurgu ile karşımızdaydı. Ama ilerlediğimde keşke yazar bu kurguyu daha iyi değerlendirebilseydi diye düşündüm. Belki benim ruh halimden belki de kitap gerçekten sıkıcı olduğundan bilmiyorum ama kitabın neredeyse %70'lik bir kısmını sıkılarak okudum. En az 250 sayfanın sonunda göz devirdiğime yemin edebilirim. Neden sıkıldığıma gelirsek, öncelikle kitaptan daha fazla aksiyon, macera, gizem, hareket ve duygu beklemiştim ama bunları çoğu yerde ya hiç vermedi ya da çok az dozda verdi.Yazar bu tür beklentilerimin yerini fazlaca cinsellik, gereksiz diyaloglar ve mekan tasvirleri ile doldurmuştu. Özellikle "cinsellik" unsuru kitapta o kadar çok yerde geçiyordu ki bir an gerçekten "Elli Ton Serisi" okuduğumu zannettim. Aslında kurgu hoş bir fikir üzerine dayanıyor. Özellikle Claire oraya gittikten sonra başından geçen ilk olaylar, kızıl bukleleri olan yakışıklı Jamie Fraser ile karşılaşana kadar iyice hareketleniyor. Aralarındaki çekim hoş, güzel diyaloglar ve tatlı flörtleşmelerle okuyucuya keyif veren yerler var. Kitapta bozulduğum bir diğer nokta kitapta bazı karakterlerin kitabın başlarında tarif edildiği haliyle sonradan birtakım davranışlarının çelişmesi. Kitapta eski bir İskoçya vardı. Eskilerin teknolojiden uzak ve o zamanın şartlarındaki halleri çok iyi betimlenmişti. Kitapta birçok paranormal olaya da tanık olduk. Kitapta cadılar, çeşitli efsaneler, hayaletler gibi ögeler mevcuttu ama bu okuyucuyu rahatsız edecek kadar yoğun ve alakasız değillerdi. İlginç özellikli, hepsi kendine özgü karakterlerin varlığı da kitabı renklendiriyordu
Gerçekten çok sıkılıp kitabı bırakmak istediğim yerler oldu. Gereksiz diyaloglar, abartılmış mekan ve kişi tasvirleri beni boğdu. Özellikle kitabın sonlarında bazı yerleri ve diyalogları çok gereksiz buldum. Claire ve rahiplerin olduğu yerler kitapta çok "emanet" duruyordu. Claire'ın kitabın sonunda Jaime için yaptığı bazı şeyler de çok alakasızdı. Yazarın kitabı uzatmak için kendini kastığı belli oluyordu. Bende hemen olmasa da belirli bir süre sonra belki ikinci kitabını okuyabileceğimi düşünüyorum, en azından ikinci kitabın birincisi gibi "balayı" kitabı olmadığını umuyorum. İster dizisini izlemeyi tercih edin, ister kitabını okuyun umuyorum ki hiç sıkılmazsınız ve kitaptan zevk alırsınız. Detaylı yorumlar için :
http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/...cidianagabaldon.html
Açıkcası istemeyerek bu kitaba başladım. Önyargılarım vardı bu kitabla ilgili ve ben de önyargılarımı kırmaya çalışarak başladım. Değdi mi? Değdi. Aslında iyi ki okumuşum diyorum. Gerçekten de mükemmel bir kitabdi.
Sonunda bitti. Uzun bir kitap olunca ve aksiliklerde çıkınca okuma süresi bir türlü bitemedi. Bu kadar zamanı ayırdım değdi mi derseniz pekte değmediğini düşünüyorum. Ben dizisi sebebiyle kitapla tanışanlardanım. Bu nedenle de kitabın gidişatını az çok biliyordum. Ama bana kitap fazla uzatılmış gibi geldi. Özellikle son bölümlerde bunu bariz şekilde farkettim ve okumak zor geldi. Kitabın başlarında ikinci kitaba hemen başlarım diye düşünüyordum, ancak kararımı biraz askıya alacağım sanırım.
Sonuç olarak kitap okunası bir kitaptı. Her ne kadar kitabı sevsem de boş zamanını değerlendirmek için okunur sadece Elizabeth Hoyt'un diğer kitapları gibi değildi. Çok hızlı gelişti her şey ve karakterlerin kendi içlerinde verdikleri savaş yeterli değildi. Herkes her şeye çok çabuk teslim oldu. İyi okumalar
Bu kitap gerçekten güzeldi.
Helen, geçmişinden kaçıp iki çocuğuyla Alistair'ın malikanesine sığındı.
Muhteşem güzelliğe sahip Helen ve Alistair'ın aralarında ki çekim hiç azınsamayacak kadardı. Ve çekime yenildiler. Ama Helen'in geçmişi yakalarını bırakmıyor.
İyi okumalar.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, aslında beğendim, ama ilk yarısı keşke daha sıcak ve samimi olsaydı , anlaşmalı bir evlilik yaptıkları için karakterler arasındaki soğuk nezaketten zatürre olmak üzereydim, ama neyse ki ikinci yarıda bayağı bir ısındım :))

Sevgili lordumuz Vale, başına buyruk yaşayan bir çapkın, tek derdi bir erkek evlat sahibi olmak , bunun için pek gönlü olmasa da Mary adında bir kadınla evlenmek üzere, ama kadın bir başkasına aşık olduğunu söyleyip, adamı kilisede bırakıp kaçıyor, lord hem şaşkın, hem kızgın, tabi birde geceden kalma hallini düşünürsek tam bir çıkmazda, fakat aynı dakikalarda devreye, düğünü izlemeye gelen cesaretli kızımız Melisande giriyor, kızımız uzun zamandır platonik olarak Vale' e aşık, adamın içinde bulunduğu durumu lehine çevirmek için cesurca bir adım atıyor ve ona evlenme teklifi ediyor...

Bu evlilikte herkesin kendince alacağı bir pay var, lord bir varise, Melisande' de sevdiği adama kavuşacak, fakat bilmedikleri şeyse ikisinin de geçmişlerinde yaşadıkları acıları, birbirlerinin kollarında dindireceği, sırların ve acıların içinde kaybolmuş bu iki insan, yüzlerindeki maskeleri zamanla indirerek, birbirlerini daha iyi tanımaya ve aşkı birlikte keşfetmeye başlıyorlar...
Bu yılki hedeflerimden biri çok övülen seri Outlander'a başlamaktı. Bilmeyenleriniz için;
Seri hem tarihi aşk, hem fantastik türde. Fantastik yaratıklar filan yok yalnız. Ana karakter farkında olmadan bir zaman yolculuğu yapıyor ve 200 yıl öncesinde açıyor gözünü.

Seri, diziye de uyarlandı. İlk sezondan 11 bölüm izleyebildim. Gönül isterdiki sezonu da bitirip yorum gireyim ama işte kaderrrrr!

Dizisini sevdim. Oyuncular kitapla her zaman dış görünüş açısından eşleşmiyor ama seçimlerden memnun almadığım karakter yoktu.

He, kitap mı dizi mi derseniz elbette kitap diyeceğim. Daha derin daha güzel işlendiğini düşünüyorum kitapta.

İlk basamak olarak kitabı sevdiğimi söyleyebilirim. Güzel giriş, sağlam temel, inatçı karakterler var. Anlatılan dönemin ruhunu da okura geçiriyor.

Ben biraz kitaptan okudum, sonra okuduğum kadar diziden izledim. Okumadan izlemeyeyim diye düşünürseniz dizinin bölüm isimleriyle geleceğiniz yere karar verebilirsiniz.
Birçok kişinin aksine ben bir çırpıda okudum yaklaşık 750-800 sayfayı.hatta okul vaktiydi ve 05:40'ta uyanmam gerekirken ben 01:30-2:00 olmuştu ve elimden bırakamamıştım.ilk kez yarı fantastik yarı tarih kokan bir roman okudum.Claire ve Jamie arasındaki kimyayı çok sevdim,yayınlanmış tüm kitapları okudum.serinin diğer kitaplarında zaman zaman sıkılmadım değil fakat Yabancı inanılmazdı benim için.Hatta birkaç kez daha okudum ilk okuduğumda aldığım tadı, zevki katlayarak...diziden önce keşfetmiştim kitabı.dizinin birkaç bölümünü izledim ve bu kadar yavan ve duygusuz bir anlatım olamaz deyip bıraktım.kitabı mahvetmiş diyebilirim dizi için.
Merhabalar ‍️ o kadar özlemişim ki historical roman okumayı, o kadar tatlı, o kadar heyecanlı bir kitaptıki bayıldım ve daha önemlisi -bence-  klasik aşk romanlarında ki erkek karakteri bir parça yıkılmıştı Jasper o kadar yaralı ve o kadar mükemmel değildi ki benim çok hoşuma gitti. Ama karakterlerin kimyasının uymadığını düşünüyorum sanki daha farklı şekillerde tanışsalar her şey çok daha güzel olacak gibiydi.
Yazarın dili oldukça güzeldi yani çoğu yerde eğlendim.
Bir tek yerde sorun vardı sanırım bu kitap bundan önceki Günahkar Aşık ile bağlantılı çünkü orada geçen bir olayın devamı gibi bir durum vardı fakat ilk önce bu kitabı okusan bile olaya yabancı kalmazsın.
Kitaba puanım: 5/5⭐
Saf aşk bana göre değil. İçinde macera aksiyon korku her şey olmalı öyle bir kitapta. Kurgusuyla anlatımıyla beni bağlamalı kendine. Ve bu kitap işte tam öyle kitaplardan biri. Sayfaları her çevirdiğimde hem aşka hem maceraya yelken açmamda etkili oldu Her sayfada farklı bir limandaydım. Kesinlikle tarih ve aşkı bi arada sevenler için harika bir kitap.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 948 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 287 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.