Selin Siral

Selin Siral

Çevirmen
8.3/10
281 Kişi
·
616
Okunma
·
1
Beğeni
·
113
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
336 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İnceleme Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=e1HHTSNQI2A

"Demokrasi Abraham Lincoln'ın, "Tüm insanları bir süre kandırabilirsiniz,birtakım insanları sürekli kandırabilirsiniz ama tüm insanları sürekli kandıramazsınız." prensibi üzerine kuruludur. Bir hükümet yozlaşmış ve insanların hayatını iyileştirmekten acizse, eninde sonunda yeterli sayıda vatandaş durumu idrak eder ve bu hükümetin yerine başkasını getirir. Ancak hükümetin medya üzerindeki kontrolü Lincoln'ın mantığını boşa çıkarır çünkü bu durum vatandaşların hakikatin farkına varmasını engeller. Medyayı tekeline alan oligarşi tüm başarısızlıklarını tekrar tekrar başkalarının üzerine atıp dikkati hayali ya da gerçekdışı mihraklar üzerine çeker."

Dünya çapında tanınmış tarihçi ve yazar olan Harari, yeni kitabının ilk sayfalarını bu şekilde yazmış. Peki Harari'nin sözleri size bir yerlerden tanıdık geldi mi?


1976 yılında doğan tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari 21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden...
İlk kitabı "Hayvanlardan Tanrılara Sapiens" ile tanınmaya başlanan ve ardından çıkardığı "Homo Deus - Yarının Kısa Bir tarihi" kitabıyla da dünyada çok satanlar listesinin başına geçen Harari yeni bir kitap ile karşımızda.

Sapiens kitabı ile insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü anlatırken, Homo Deus'ta da insanlığın geleceğini ve ölümsüzlük,mutluluk,tanrısallık gibi konularda nasıl çaba gösterdiğini anlatmıştı.

Yeni çıkan kitabı 21. Yüzyıl için 21 Ders adlı kitabı ise bu iki kitabının arasında kalarak bugünü,yani 21. yüzyılı anlatıyor.
Harari kitabının giriş kısmında,bu kitabının diğer iki kitabından farkını şu şekilde söylüyor: "Sapiens ve Homo Deus'un aksine bu kitap tarihsel bir anlatı olarak değil bir ders seçkisi şeklinde tasarlandı."

Ders seçkisi mi? Yazarımız 2002 yılında Oxford Üniversitesi'nde tarih doktorasını tamamlamış.Şimdilerde de Kudüs İbrani Üniversitesi Tarih Bölümü'nde dünya tarihi dersleri veriyormuş. Ee tabi ders seçkisi demesi normal çünkü hayatı ders olmuş bir nevi...

Kitabın da giriş bölümünde bahsedildiği gibi bu kitap halkla diyalog içinde yazılmış. Diyaloglar nasıl oluyor derseniz Harari birçok konuşma,sohbet ve konferansa katılmıştır. Bunlardan birisi de Davos...

Okurların,gazetecilerin ve iş arkadaşlarının kendisine sorduğu soruları bu kitapta cevaplamaya çalışmış.
Önceki kitaplarında da olduğu gibi bu kitabında da "yerellik" var. Kitapta Melis'i görebilirsiniz Ahmet'i de... Ya da müziklerden örnek verdiği kısımda Nilüfer ve Sezen Aksu'yu... Bu yazarın özel isteği olduğu için kitap basılacağı ülke için yerelleştiriliyor :)

Dediğim gibi 21. yüzyılı eleştiren,insanı düşünmeye teşvik eden ve farklı konulara değinen bu kitapta demokrasiyi eleştirdiği kısmı ben çok sevdim.
Başka sevdiğim kısmı ise modern çağda insanlığın bilgiye çok mu çok gömülmesini anlattığı ve "Bilgi Yanılsaması" diye adlandırdığı kısım.

Yazarın Yahudi olması nedeniyle bazı yerlerde İsrail'i övdüğünü okudum. Bunun dışında tuhaf bir şekilde de ilk kitabı olan Sapiens çıktığı zaman da yahudiler, bize yeteri kadar yer vermemişsin diye Harari'ye kızmış :D

Kitapta hoşuma gitmeyen diğer kısım ise "Ermeni Soykırımı" kelimesini yazdığı kısım ki bunu anlatmama gerek yok...

Kitap genel olarak güzel olmakla beraber Teknoloji,Siyaset,Din gibi konularda gerçek anlamda sorgulamalar yaptıracak sorulara cevap arıyor.
Bu noktada kitabı okumanız için söylemek istediğim son cümle ile incelememi bitirmek isterim.

Pavese der ki: "Okurken aradığımız yeni düşünceler değil, kendi düşüncelerimizin basılı sayfada doğrulandığını görmektir."

Hadi o zaman, bu kitabı alın ve okuyun. Kendi düşüncelerinizi doğrulamak için değil, farklı bakış açılarını ve farklı düşünceleri de öğrenmek için...

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
336 syf.
·4 günde·Beğendi·5/10
Yazar önceki kitaplarında olduğu gibi bundada bilgi birikimiyle ve derin felsefe anlayışını 21 bölümde oluşan ;teknolojik, siyasi, umut ve umutsuzluk, hakikat ve direnç birçok konuları net bir şekilde ele almış. Dünyanın yakın gelecekteki sorunlarını dile getirerek bizlerin ders çıkarması için tavsiyelerde bulunmuş.

Açıkcası kitap tipik bir Yahudi liberalin insanlık için hayal ettiği dünyayı bize övüyor. Malum ırk dünya zenginliğini elinde tutan ırk olduğu için vede dünya markaları bunların olduğunda bunlara hizmet için yazıldğını umuyorum.
168 syf.
·2 günde·7/10
İngiliz psikoterapist ve deneme yazarı Adam Phillips okumuş olduğum Kaçırdıklarımız adlı bu kitabıyla, pek üzerinde durmadığımız kavramları bize yeniden tanımlayarak düşünmemize vesile oluyor. Psikanaliz konusuyla oldukça ilgilenen yazar hüsran, kavrayamamak, yanına kar kalmak, çıkıp gitmek, tatmin ve deli rolü üzerine yazdığı yazılarını ünlü isimlerden örnekler vererek destekliyor. Psikanaliz denince akla gelen ilk isim olan Freud'un yanı sıra Shakespeare'in ünlü eserlerinden Othello ve Kral Lear ile Lacan sıkça kitapta mevut. Yazar hem örnekleri güzel kullanıyor, hem de konudan konuya geçerken bağlantıyı iyi kuruyor. Kitabın dili biraz ağır ve karmaşık çünkü Adam Phillips örnekler üzerinden açıklamaları aşırı detaylandırarak, bir olgunun üzerine basarak tekrar etmiş sanki. Kitaptaki örnekler sayesinde Shakespeare'e merak sarmanız mümkün, anlattığı bölümleri okuyunca hikayelerini merak edebilirsiniz. Kavramları sözlük anlamı üzerinden tanımlayıp açıklamasını yapan yazar bizlere pek görmediğimiz açılar sunuyor. Daha önce hiç felsefi kitaplar okumadıysanız ve psikanaliz konusuna çok yabancıysanız kitap sizi biraz sıkabilir, şayet benim sıkıldığım yerler oldu. Verilen örneklerden yola çıkarak hiç böyle düşünmemiştim dedirten yerler oldukça fazla, bu da yazarın dersine iyi çalıştığının bir göstergesi bence. Kitap bize hayatımızda standart olarak yaptığımız şeylerle birlikte, bardağın boş tarafından dolu tarafına geçişi gösteriyor aslında. Romanlar dışında bir değişiklik olsun derseniz alıp okuyabileceğiniz ve ara sıra göz atabileceğiniz bir kitap olduğu düşüncesindeyim.
336 syf.
·5/10
Öncelikle şunu söylemek gerekirse birçok okur tarafından beklentileri yüksek olan bir kitap olan bu eser, maalesef tam bir hayal kırıklığı. Günümüzde yaşanmış ve gelecekte yaşanabilecekler hakkında farklı bir yorum bilgilendirme beklentisine girdiğim bu eserde, herzaman duyduğumuz, yeri geldiği zaman dostlar konuştuğumuz, tartıştığımız bilgiler dışında farklı birşey bulamadık bu eserde. Yorumlar alışılagelmiş ve çok da aydınlatıcı bulamadım. Ekolojik tehdit ve teknolojik sıçrama ile nükleer silahlanma konuları ilgimi çekti diyebilirim. Ama sonuçta bir emek verilmiş her eser okunmayı hakeder kanısındayım...
336 syf.
·Puan vermedi
Harari'nin ilk iki kitabını okuduğumda çağımızın vebasının insanın sorgulama, düşünebilme ve cehaleti kabul etme yetilerinin körelmesi olduğu ayırdına vardım ve hemen beynimdeki ampulü yaktım. O yüzden yazarın bir deha ve zihin açıcı olduğunu kabul etmekle birlikte bu kitabı diğer iki kitabın tekrarı olarak görmekten ileri gidemedim. Mesleki evrim, yapay zeka, ekolojik çöküş, kurumlar ve anlatılar. Zaten diğer iki kitabında da belirttiği konuların altını bir kez daha çizmiş. O açıdan beni fazla beslediğini söyleyemem. Yine de farkındalığımı pekiştiren bir kitap oldu.
336 syf.
·6 günde·9/10
Kitabın adına bakıp madde madde öneriler bekliyorsanız, aldatıcı olduğunu söylemek isterim fakat bu Harari'ye kızmanıza sebep olmamalı. Eğer 21 tane öneri de bulanabilmiş olsaydı bu kez kızmalıydınız çünkü teknolojinin ve iklim değişikliklerinin önümüzü tam olarak görmemizi engellediğini söyledikten sonra, Harari önerilerde bulunabilse tam göremediği bir gelecek hakkında ahkam kesmiş olurdu.

Harari, insanların kurmacalara inanarak güçlendiğinden ve bu sayede dünyayı yönetmesinden bahsediyor ve genel olarak bakıldığında Harari'nin kendisi de iyi bir kurmaca ustası :D

İlk bölümler okuru epey heyecanlandırsa da ilerleyen bölümlerde çözümler beklerken, çözümleri bulamıyorsunuz. Bu sebeple asıl iş kitap bitince başlıyor ve kitapta bahsi geçen problemlere çözüm aramaya başlıyorsunuz.
168 syf.
Bazen düşüncelerimin bir kitabı bana çağırdığını ve kitapların gelip beni bulduğunu düşünürüm.Bu kitap da çok sevdiğim birine yazdığım mektuptan sonra geldi buldu beni ve ifade edemediğim şeyleri anlamamı sağladı.21. yüzyıl kusursuzluğun peşine düşmüş bir halde belki de gerçekten arzu etmediği şeylerin peşinden koşup duran insanların çırpındığı bir asır benim gözümde ve bu yüzden "gelecek" ,"umut" olarak görülen çocuklar da bu şekilde yetiştiriliyor.Sonrası ise temeli boş ama ya kendine çok güvenen yada varlığının farkında olmadan köşeye sinmiş bireyler çıkıyor ortaya.Kitap 6 konu (1-Hüsran 2-Kavrayamamak 3-Yanına Kar Kalmak 4- Çıkıp Gitmek 5-Tatmin 6-Deli Rolü ) üzerinden oluşturulmuş.Beni en çok düşündüren aşk ,delilik ve kavrama -anlama üzerine yazdıkları oldu.Örneğin ;hepimiz anlamak için çabalayıp dururuz ama aslolan kavrayamamaktır teziyle problemlerin çözümüne ulaşabileceğimizi ve toplumun kavrayamayan insanı aşağılayan tavrının o kişinin benliğini oluşturmasındaki tehlikeli etkisi bana "anlamadım" diyebilme cesaretini kazanmam gerektiğini düşündürmeye başladı.Tatmin olmadığımızda içimizdeki heyecanın ve arzuladığımız şeyi daha derin ve tutkulu olarak hayal edebileceğimiz fikri aklımı biraz daha karıştırdı ve seçimlerimizin ne kadar kolaycılığa kaçan bir tavır içinde olduğunu gördüm.Aşk ile ilgili düşüncelerini kitabı okurken edinmenizi isterim ama bu konuda biraz önce kitapla ilgili eklediğim alıntılar da az çok bu konuyla ilgili merakınızı celbedecektir.Freud'un düşüncelerini ne kadar benimsiyorsunuz bilemem ama yazar özellikle Freud,Lacan ve uzun süredir peşimden koşan bir yazar olan Shakespeare'in oyunlarıyla psikolojik tahlillerde bulunmuş.Shakespeare'e hala nerden başlayacağımı bilmiyorum ama bu kitap onun bir deha olduğunu tekrar gösterdi bana :) Okuduktan sonra yorumlarınızı bekliyorum.Teşekkür ederim.
336 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Sapiens'ten sonra yeniden Harari'ye döndüm ve yazarı neden sevdiğimi tekrar hatırladım. Sapiens yıllarca girdiğim tarih derslerinin, okuduğum onlarca kitabın bana veremediğini vermişti. Genel bir bakış açısı. Ayrıntılara bakarken, savaşları inceler, devrimleri öğrenir, hükümdarları tanımaya çalışırken insan bunların tarihin akışında bir nokta bile olmadığını unutuyor. Ayrıntıları öğrenmek önemli değil demiyorum. Sadece kafamda eksik kalan boşluğu doldurdu diyorum.
Homo Deus'u okumaya fırsat bulamadan 21. Yüzyıl İçin 21 Ders'i elime almış bulundum. İyi de oldu aslında. Geleceğe bir bakış atmadan şimdiyi incelemiş oldum.
https://expectokitabum.blogspot.com/...oah-harari.html#more
336 syf.
Yazarın 3. kitabını da okudum.

İçeriğinde güncel siyasi, ekonomik vs bilgilere yer verilmiş ve "Gelecekte nasıl bir dünya bizi bekliyor?" sorusunu yanıtlamaya çalışmış. Çok değerli bilgiler mevcut.

Ancak beni, Homo sapiens kitabı kadar tatmin etmediğini söyleyebilirim. Fazlaca kendini tekrar etmiş ve aynı cümleleri kurmuş, eski kitaplarındaki bilgileri de eklemiş gibi geldi.

Bunun yanında muhakkak okunması gereken önemli bir bilgi ve başucu kitabı.
336 syf.
·Beğendi·7/10
Yazar ilk kitabında dünü ikincisinde yarını bı kitabındada şimdiyi geniş çaplı ele almış. İçinde rahatsız etmeyen bir milliyetçilik içersede gerçekleri saptırmıyor ve sıkmıyor. Harari genç yaşta sırtlandığı bilgi birikimi ile resmen sarmalıyor. aç bir insanın yarını düşünmesi mikroda dünyadaki küresel ısınma kaynakların tükenmesi ya da nükleer savaş konularında ne düşünür ne de söz sahibi olmasa da makroda çocuğunu bile değil kendi yaşlılığında yüzleşmek zorunda kalacağı toplumsal bir sıkıntıdır. Tercümede her ülkenin kendinden biletler bulması adına şehirlerden, isimlerden faydalanmış olması ince bir nezaket. Harari bu kitapta her ne kadar kimseyi ilgilendirmese de eşcinselliğiyle ilk haberdar olduğu zamanları da araya sıkıştırmış. Uzun lafın kısası Harari dünyadaki sorunlara yeri gelmiş mikroskop yeri gelmiş habble teleskobuyla bakıp tespitlerde bulunup ışık tutmuş.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 616 okur okudu.
  • 147 okur okuyor.
  • 1.392 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.