Şengüzel Şen

Şengüzel Şen

Yazar
8.5/10
19 Kişi
·
23
Okunma
·
5
Beğeni
·
551
Gösterim
Adı:
Şengüzel Şen
Unvan:
Yazar
Selim, Yasemin'deki sıra dışılığı algılamamıştı. Bu iyiydi. Normalde, rutinin dışında gelişen hal ve hareketleri, mimikler de dahil hemen sezerdi. Bu defa anlamasına izin veremezdi. Çünkü bu, büyük bir irade zayıflığının göstergesi olurdu. Selim ona bakarak: "Sen sonucu biliyordun ama öyle değil mi?" diye sordu.
Onun gözlerinin içine bakmaya kendini zorlayarak: " Evet. Emindim. İnandığım işi başarmak ve gerçekliğe dökmek güzel." dedi Yasemin.
" Başardın. Tebrikler!"
"Bilgisayarlar bizim kadar akıllı değiller. Yani henüz. Bence olmamaları da gerekli!"

Yasemin, masasına dönerken, Murat'a: "Yoksa sen yapay zekâya karşı mısın?" diye sordu.

"Sorgulamadan sadece verilen komutları yerine getirip, duygudan yoksun akıl yürütmelerine müsaade edilmemeli. Vicdanın dâhil olduğu kararlar almayı, sağduyusu olan biz insanlara bırakmalılar. Muhakeme yeteneği, hisleri ve güdüleri olan insanlara! Yöneten daima insanoğlu, yönetilen de makineler olmalı."

Şengüzel Şen #şengüzelşen Karina Yayınevi #karinayayınevi #onur #okuyorum #kitapalıntısı
Hayır! Başardık. Hep beraber başardık. Bu ekip işi! Fikrine inandın. Bunu destekleyerek teoride bırakmayıp pratiğe dökülmesinde senin ve elemanlarının emeği büyük.
"Kimya mühendisi Yasemin'in mutlu bir evliliği, sevdiği bir işi ve rutin bir hayatı vardır. Bir sabah iş yerine vardığında patronun oğlunun kaza geçirdiğini öğrenir. Diğer çalışanlar gibi bunu kabul etmesi ve alışması biraz zaman alacaktır. Zira bu ölüm ile birlikte artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.''
Şengüzel Şen
Sayfa 264 - Mevsimler Kitap
Yemeğini didiklerken, “Oturabilir miyiz?” diye soran Kübra, elinde tepsisi ile ayakta bekliyordu.

“Tabii.” Kübra ve Selin’in oturması için eliyle izin verdi.

Yeni yıl, beraberinde yeni terfileri de getirmişti. Hâlen de getirmeye devam ediyordu. Dikim şefi Çağla, deneyimleri ile ürün geliştirme bölüne daha çok katkı sağlayacağı inancıyla terfi ettirilmişti. Kız çok yoğun çalışıyordu ve eskisi gibi görüşemiyorlardı. Onun yerine, iki hafta önce dikim şefi olarak Selin’i atamışlardı. Bölümü daha da güçlendirmek için dikim ekibinin başına müdür olarak Kübra işe alınmıştı.

Yasemin, kalkmaktan vazgeçti. “Tebrik ederim Selin!” dedi, yemek yemelerini izlerken.

“Çok teşekkür ediyorum Yasemin Hanım.”

“Memnun musun?” Konuşma çabası nezaket icabı idi. İkisini de yakından tanımıyordu. Tanımak istediğine de emin değildi. Ama madem aynı masada oturuyorlardı, sohbet etmenin sakıncası yoktu.

“Biraz heyecanlıyım ama evet, memnunum.”

“Memnun tabii. İnsanları yönetmek zevkli bir iş, bir yerde. Ben mesela; her akşam başımı yastığa koyduğumda, ‘bugün insanları çekip çevirdim, onlara emir vererek iş yaptırdım, kendimi dinlettim’ diyerek mutlu oluyorum. Kısacası ben, hükmetmiş olma hazzını seviyorum. eminim o da sevecektir.”

Yasemin, “hadi canım!” diye düşündü. Asla böyle bir yanıt alacağını kestirememişti. Kaşlarını yukarı dikerek: “Hiç olayı bu şekliyle değerlendirmemiştim. Böyle düşünmen çok ilginç! Sanki kölelerden bahsediyormuşsun gibi. Sonuçta onlar insan ve onların da duyguları var. Bunu asla unutma. Onlar sadece işlerini yapıyorlar.” Kendini onların sahibi zanneden karşısındaki kadına baktı ve ona acıdı. “Diploma sahibi bir cahil!” Ne kadar toy, ne kadar sivri ve birçok erdemden yoksun, hayatın henüz çok başında. Hayat, bu kadar sivrilmeyi kabul etmez, onu er geç törpülerdi. Bu tür insanlar bazı duygu, görüş ve bakış açılarını kendi başlarına geliştirememiş zavallılardı. Bir kız ya da kadın, ailesinden, okuduğu kitaplardan, gittiği okullardan, öğretmenlerinden; merhameti, empati kurmayı, anlayış göstermeyi ve şefkat duygusunu öğrenemediyse, hayatın ta kendisi ona kendi yöntemi ile öğretiyordu. Bir kadın gerçekten ham ise eğer, olgunlaşması için ilk önce evlenmesi sonra da çocuk sahibi olması bir derece onu ehlileştiriyor, eğitiyordu. Bazılarını küçük yaşta, bazılarını ise hayatlarının son deminde…

#şengüzelşen #onur #okuyorum #kitap alıntısı
282 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
O N U R

“Güvensizlik, insanın içini kemirip tüketen bir duyguydu.”

“Hayat iyi ve kötü yüzünü mutlaka gösterirdi. Mutlak bir biçimde zaman geçerken bir çentik atmadan ilerlediğini düşünmek mantıklı değildi.”

“Ecele mâni olunamaz, herkesin başına her an bir şeyler gelebilir. Bu olasılık her dem var. Önlemek ya da kaçmak içinse yaşamımızı bir fanusta sürdüremeyiz.”

✏ Yasemin, Murat, Selim, Didem, Ali, Burcu, Yeşim, Buket, Selçuk, Cem, Melek, Sibel, Zekeriya bey, Adnan, Sema, Müge, Orhan bey, Nazan, Prof Dr. İbrahim Kılıç, Nazlı, Kübra, Selin, Çağla, Osman & Hatice Korkmaz, Alper, Akın Kurt, İklim, Hakan, Ahmet, Gonca, İlkay, Sarp, Kenan, Derviş, Ebru, Mualla, Dilara, Belma, Bay James, Aytaç, Rebecca, Melodi, Pınar, İnci, Merve, Çiğdem, Eda Tandoğan ve Metehan ile dizi tadında bir kurgunun içerisinde beraberce yol aldık. Bu kadar fazla karakter olmasına rağmen hiçbiri kafa karıştırmaya sebep olmadı. Yazarımız kişileri o kadar güzel ifade etmiş, yaşananları o kadar güzel anlatmış ki okurken onların arasında gibi hissediyor okuyucu. Murat’ın şifreli mesajları da bir başka güzel ayrıntıydı. Yasemin ve Selim ile birlikte bende mesajın içeriğini anlamaya çalışırken epey düşündüm.

✏ Eseri okurken sanki Yasemin ile o iş yerinde çalışıyormuş gibi hissettim. Her dakika Yasemin’in yanındaydım. Adnan ve Zekeriya karakterlerini hiç ama hiç sevmedim. Yapmış oldukları davranışlardan dolayı onları boğasım geldi… Zaten Zekeriya’nın ismini ilk okuduğumda itici gelmişti. Hislerim yine yanıltmadı beni. Yaseminin insanlara güvenmeyişine ve özellikle ikili ilişkilerdeki düşüncelerine hak veriyorum. ( Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer demişler. ) Yasemin Osman & Hatice çiftinin evine gittiğinde Alper’in odasında göz gezdirirken, onunla birlikte bende dağıldım… :(

✏ Yasemin’in sosyal medyada paylaşılan görseller ile ilgili olumlu ve olumsuz düşüncelerine bende katılıyorum. Özellikle yiyecek paylaşanlar için vurguladığı cümleler çok güzeldi. Herkes empati kurup ince düşünse zaten… S.263 te, sorgu odasındaki adamın Yasemin’e göl ile ilgili sorularının ardından söylediği cümlede hiii deyip gözlerimi dört açtım. Şok oldum duyduklarım karşısında.

✏ Eseri okuma sürem biraz fazla sürdüğü için bazı arkadaşlar doğal olarak kitabı beğenmediğimi düşünmüş. Ancak kitap okuma süremin uzun sürmesi, özel nedenlerden dolayı az vakit olmasından kaynaklandı. Eser gayet güzel ve akıcı, her gün dizi tadında acaba neler olacak diye merak ederek okumayı sürdürdüm. Yalnız eserin devam kitabı olacağını düşünüyorum, umarım bu düşüncem doğrudur. Yarım kalanlar var ve daha proje sonuçlanmadı. ;) Yazarımızın eline yüreğine sağlık. Nice yeni eserlerde birlikte olmak dileğiyle.

#şengüzelşen #onur #okudumbitti
282 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10
Akıcı anlatımıyla her bölüm gözümün önünde canlandı. Olaylara yaklaşım ve çözümler heyecan ve merak uyandırarak insanı odakta tutuyor. Elinizden bırakamayacağınız keyifle okuyacağınız bir kitap.
282 syf.
Hayata dair verdiği mesajlar, olayların ilgi çekici kurgusu ve sanki kendi hayatınızdanmış gibi tasarlanan karakterleriyle mutlaka okumanız gereken bir kitap. Yasemin yapısındaki karakterin hakkını veren başarılı yazar Murat, Selim ve nice karakterlerle kurguyu renklendiriyor ve derinleştiriyor. Yazarımızın kalemine ve yüreğine sağlık
264 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Başladığım gibi bitirmiş olmam Polisiyeleri çok seviyorum. Bu kitapta güzel olan şey merak duygusunu sürekli dinç tutması. "Ha şimdi ha sonra, sonraki adım ne, acaba bu kişi mi, o mu bu mu? "derken kitap bitiverdi ve hiç ummadığım biri çıktı katil 🤭 Kendimi Yasemin yerine fazlasıyla koyup onun yerine nefesimi tuttuğum doğrudur 🤫
.
Polisiye seven herkeslere merak duygusunu kabartması ve akıcılığı ile bir günde bile bitebilecek güzel bir öneri bırakıyorum o halde. Mutlu geceler, güzel sabahlar
.
@hunharcaokuyanlarkulubu #ayınhunharcatürkedebiyatı
264 syf.
·10/10
KİTAP YORUMUM
Kitabın türü korku/gerilim. Patronun oğlu kaza geçirerek ölür. Ama Yasemin bunun içgüdülerini takip ederek cinayet olduğunu düşünür ve bu yönde araştırmalarına başlar. Katil Yasemin'i biliyordur ve onu durdurmaya çalışır. Finalde acaba Yasemin ölecek mi? Ya da ne kadar az zarar ile katili ortaya çıkartmayı başaracak.
kitaptan yine birçok öğreti var. Bana yansıyanlar ise;
- Bir şirkette nasıl davranmak gerektiği.
-Doğru eş olabilmek. Doğru eş olmanız evliliği yürütür mü?
-Bazen iş hayatında duygulara yer yoktur sadece olması gerekenler vardır. Duygular yanıltıcı olabilir mantık geri planda kaldığında.
-kendi ayaklarında duran ve ne istediğini bilen kişiliğini yerine oturmuş bir bayan istediği kararları verebilir ve tekrar yeni bir hayata başlayabilir.
Ben kitabı okurken keyif aldım. İnsanın gezme isteğini de bir nevi kamçılıyor diyebilirim.
Seçimler yanlış olduğun da ölebilirsiniz de bazen, farkında olmadan öfkenize yenik düşüp öldürebilirsiniz de belki. Okuyun pişman olmayacağız bir eser duruyor karşınızda.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
282 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Tembellikle ünlü Karadağlılar, dünyaya yorgun doğarlarmış. Hatta yataklarının yanında bir sandalye bulundururlarmış. Hatta yataklarında uyuya uyuya yorulunca kalkar bu sandalyeye oturur dinlenirlermiş.
Evde kaldığımız şu günlerde tam olarak yaptığımız bu sanırım.
Onur romanından size bir kaç alıntı bıraktım benim çok ilgimi çekti. Şimdi ben kitabı okumaya başlıyorum. Okudukça paylaşımlar yapmaya başlayacağım. Sağlıkla kalın. Kitap okuyarak fotoğraf çekmeyi unutmayın.
282 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Çok keyifle merakla okuduğum sürükleyici harika bir kitap daha “Onur”.
Yazarla ilk tanışmamız,kalemini de romanı kadar sevdim
Kimya mühendisi Yasemin büyük bir tekstil şirketinde laboratuar müdürü olarak çalışıyordur.Eşinden ayrılmış,erkeklere güvenini kaybetmiş olsa da güçlü,zeki,çalışkan,onurlu bir kadın olarak hayatına devam ederken iş arkadaşları Selim,Murat ve en yakın arkadaşı Buket ile yaşadıklarını hem sade hem akıcı bir şekilde okuyoruz
Kahramanımız Yasemin’in ise arka kapakta da belirtildiği üzere “yanlış zamanda yanlış yerde olmak gibi kötü bir huyu” bir cinayeti ortaya çıkarmaya sebep olacak kadar iyi bir huy️
Keyifle okuyun...
282 syf.
·Beğendi·10/10
Yazar kitabın karakterlerini oluştururken toplumun içinde var olan kendimiziz gibi hissettiren kahramanlardan oluşturmuş. Okuduğunuz her sayfada bir sonraki sayfada acaba ne olacak diye düşünüp tahminler yürütüyorsunuz. Yazar kendini tekrar etmemiş gayet akıcı bir uslüple yazmış. Herkes bu kitapta mutlaka kendinden bir parça bir şeyler bulacağından eminim.
264 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10
Sıradan iş hayatı olan kitabın kahramanı Yasemin'in çalıştığı şirkette herkes tarafından çok sevilen patronun oğlunun ölümüyle işler değişir. Aslında herkes için olağan bir durum iken Yasemin'in bu durumu kabul etmemesiyle başlayan aksiyon, esrarengiz ve kararlılık mücadelesiyle gün geçtikçe arkadaşının ölümünün arkasındaki sır perdesini biraz daha aralarken diğer taraftan evliliğindeki sorunlarıyla çok yıpranıyor. Şengüzel Şen Hanımın Onur kitabının ilki olan Sadakat kitabı anlatımı ve üslup olarak çok güzel. Yüreğine sağlık yazarımızın..
282 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap tam anlamıyla polisiye bir film senaryosu sanki.
Ard arda dizelenen olaylar zinciri ustalıkla akıcılığını muhafaza etmiş.
Çok beğendim heyecanla zevkle okudum.
Yasemin ve Selim evlenebilecekler mi..?
Yasemin belayı mıknatıslama özelliğini,Selim'le evlenerek yitirecek mi ?Yoksa daha ileri safhalara mı taşıyacak.Kesinlikle devamı gelmeli..
Yazarımızı canı gönülden kutluyorum.
Başarılarının devamını özellikle kitabının devamını yazmasını diliyorum. Saygı ve sevgilerimle..

Yazarın biyografisi

Adı:
Şengüzel Şen
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 23 okur okudu.
  • 9 okur okuyacak.