Simit ve Ricardo, nesnelerden ve şeylerin dünyasından koparılıp bir üretim etkinliği olarak emekte konumlandırdıkları değeri gerisin geriye özel mülkiyete ve yeniden nesneleştirmek, yabancılaştırmak ve temsile getirmek suretiyle, serbestleştirdikleri bir akışı yeniden yerliyurtlulaştırmış, kapitalizmin özgül işleyişiyle uyumlu hale getirmiştir. Aynı şekilde, Freud da amaçlarının ve nesnelerin boyundurluğundan kurtardığı arzuyu, Oedipus miti bağlamında çekirdek ailede yeniden yerliyurtlu hale getirmiş, - libidoyu niceliksel bir üretim olarak düşünmek yoluyla temsil düzeninden serbestleştirdiği- bilinçdışı ve arzuyu ise mitler, trajediler ve düşler aracılığıyla yeni bir "sahne" ye kapatmış ve "uygarlık" la (elbette kapitalist bir uygarlığın istikrıyla) uyumlu hale getirmiştir.