Sinan Köseoğlu

Sinan Köseoğlu

ÇevirmenEditör
8.0/10
133 Kişi
·
317
Okunma
·
0
Beğeni
·
181
Gösterim
Adı:
Sinan Köseoğlu
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
424 syf.
·9/10 puan
Evrimsel psikolojiye ilgi duyan, insan davranışının evrimsel kökenlerini merak eden, içgüdüsel davranışlarımızı ve buna sebep olan geçmiş faktörleri öğrenmek isteyen herkes için değerli bir kaynak. Okunması kolay, akıcı, pek fazla terimsel dil kullanılmamış, meraklısı herkese hitap edebilecek tarzda. Başlangıç için iyi bir tercih de olur.
424 syf.
·14 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitap biz insanların eski çağlardan başlayıp günümüze kadar gelen evrim sürecimizi anlatıyor olaylara karşı nasıl tepki verdiğimiz bu olayları nasıl gördüğümüzü ve nasıl farklı bakabiliriz bir takım bilgilerle birlikte sağlıkla ilgili bir çok terim var ben biraz yüzeysel okuduğum için hızlı bitirdim ama derine inince biraz daha uzun sürecektir yalnız insan çok şey katıcağı kesin bazı fikir ve teorileri mantıksız gelmekle birlikte mantığa uygun düşen teorilerde mevcut kitabın her okuyana birşeyler vereceği düşüncesindeyim..
400 syf.
·8/10 puan
Biyoloji ve genetik bilimiyle ilgilenen kişiler için oldukça doyurucu ve güncel bilgiler içeren bir kitap. Ancak kalıtımla ilgili temel kavramları bilmeyen kişiler için bazı bölümlerin anlaşılması zor olabilir. Özellikle tıp, genetik, biyoloji gibi bölümlerde okuyan ögrenciler için çok faydalı olacagına eminim. İyi okumalar...
736 syf.
Eğer tarih bilginizden bir bina inşa edeceksiniz temeli bununla oluşturabilrsiniz.

Kaç tane kitap size tüm dünya tarihinin kilometre taşlarını bu kadar özet ve etkili anlatırki!

İlk insanlardan Mezopotamya uygarlıklarına, Musa'dan
Antik Yunan'lılara, Büyük İskender'den Roma ve İsa'ya, İslam'ın doğuşundan Haçlılara, Vikinglerden Ortaçağ ve Rönansans'a, günümüzün emperyalist devletlerinin kuruluşlarından sanayi ve bilim çağına ve bu çağlardan sonra bizi nelerin bekleyebileceğine.
504 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitabın adından yola çıkarak tanrı kavramının insan bilincindeki yeri ve gelişimi hakkında, antropolojik ve biyolojik ölçekte birşeyler okuyacağımı düşünmüştüm. Ama öyleymiş gibi başlasa da daha çok dinler tarihi hakkında bir kitaba dönüşmüş sonuçta. Hayal kırıklığı olduğunu söyleyemem. Bu veriler de değerliydi. Yazarın yahudi olması hasebi ile en azından bu din hakkında biraz ekstra görüş sahibi oldum. Öyle ahım şahım bir önemi yok benim için ama ilgisini çekebileceklere not olsun diye söylüyorum, yahudi inancının islamiyete hristiyanlıktan daha çok sempati duyması dikkatimi çekti.
İnsanoğlunun inanç yolculuğunu izlemek isteyenler için rahatlıkla tavsiye edebilirim.
560 syf.
·30 günde·Beğendi·Puan vermedi
Milattan öncelere bile ışık tutarak başlayan savaşın amacını anlatan ve insanlar eskiden ne için şuan da ne için savaşıyor? Bu sorunun da cevabını veren bir kitap.
Savaş'ın nasıl değiştiği ve bir devletin devlet olması için olmazsa olmazlarından biri olduğu ayrıca da bir sanat olduğunu anlatıyor.Akıcı bir dille yazılmış güzel bir kitap..
504 syf.
·13 günde·9/10 puan
Robert Winston tarafından kaleme alınan güzide kitap.

Açıkçası kitabı okurken sıkıldığım nokta pek olmadı desem yeridir. Kitap, sohbet havasında yazılmış. Bir inanç anlatılırken yazar evvelâ inancın kökeni ve önemli mezhepleri hakkında bilgiler veriyor. Ardından daha çok yazarın söz konusu inanç, din hakkındaki öznel fikirlerini okuyoruz.

Eseri kaleme alan Winston, bir Yahudi. Görüşlerinden anladığım kadarıyla agnostik bir Yahudi. Museviliğin tarihine oldukça hâkim Tora'dan Talmud'a kadar geniş bir yelpazede bilgiler veriyor. Hristiyanlığa diğer dinlere nazaran biraz daha subjektif yaklaşmış diyebilirim. Zannedersem tarihte Yahudiler ile Hristiyanlar arasında geçen kesif çekişmeler yazarın görüşlerini biraz etkilemiş.

Kitapta yazarın en çok övdüğü ve tam anlamıyla bir barış dini olarak yansıttığı din ise İslâm. Âdeta son kertede konuyu ''Gerçek İslâm bu değil.''e getiriyor. Kur'an'da örtünme ile ilgili tek bir ayet bulunduğunu ve bunun da Peygamber'in eşlerine indiğini belirtiyor fakat ne yazık ki Nur suresi'nin 31. ayetini atlıyor. islâm hakkında derin bir bilgisi olmadığı aşikâr. Kerbela Olayı`nı pek güzel anlatmış ancak gerisi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Kitabın son bölümlerinde günümüzde tanrı ve dinlerin yerini ele alıyor. tabiî burada ''New Age'' akımına pek geniş bir yer ayırıyor haklı olarak. Kişilerin ''bana şu ruh göründü, içime şu cin girdi, tanrı bana vahiy gönderdi'' gibi söylemleriyle dalga geçmeyip doğru ya da yanlış kabul etmeden temel eleştiriler getiriyor. Bilimin yerini ve dinlerin yerini çok güzel ayırt ediyor, her düşüncede olduğu gibi bilimsel düşüncede de birtakım putların yaratıldığını örnekleriyle güzide bir şekilde ortaya koyuyor.

Eserin içinde pek güzel ve vurucu hikâyeler var. Genel anlamda sıkıcı olmayan, insanı saran, çok şey öğrenebileceğimiz bir kitap olmuş. Belgeselini izlemedim ancak kitabı beni ziyâdesiyle memnun etti.

Dinler tarihine, düşünceye meraklı her bireye gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
424 syf.
·Beğendi·9/10 puan
İnsanlar eylemlerinin altında yatan temel dinamikleri keşfedemediğinde çoğunlukla eylemlerinin özgün ve özgür olduğu fikrine kapılırlar. Ancak davranışlarımızı belirleyen temel dinamikleri kavramaya başladığımızda aslında çok da alternatifimizin olmadığını ve bizi belirleyen gen, kültür, dil vs. gibi yapıların hayatımızı nasıl biçimlendirdiğini keşfederiz. Robert Winston da bu kitabında temel belirleyicilerden birisi olan içgüdülerimiz üzerinde duruyor. Bunu yaparken de genetikten ziyade evrimsel süreci kendisine referans alıyor. Kitap birçok konuda iyi açıklamalar sunuyor ve ufuk açıcı bir şekilde ilerliyor. Winston'un güzel yanlarından birisi çok sayıda araştırma ve çalışmadan haberdar olması ve bir olgu ile ilgili farklı sonuçlara ulaşan araştırmalardan bizi haberdar etmesi. Yani yazarın objektif bir tutum çabası takdire şayan. Ancak kitabın son kısmında yazar birden U dönüşü yapıyor ve sırf mensup olduğu dini (Yahudilik) doğrulamak adına kitabın başından sonuna kadar gelen onca çalışmayı reddedecek şeyler söylüyor. Üstelik şimdiye kadar kanıtlarla desteklenmiş çalışmaların karşısına koyduğu kişisel görüşlerini doğrulamak için de hiçbir kanıt öne süremiyor. Richard Dawkins'i militan bir ateist olmakla itham ettiği kısımlarda kendisi, Dawkins'in bunu kanıtlarla yapma çabasını da görmezden gelerek kişisel kanaatlerle yapıyor. Dolayısıyla son bölümüne kadar gayet güzel bir kitaptı. Ancak sonuç kısmı tam bir hayal kırıklığıydı benim için. İçerisinde öğrenilecek çokça şey var, bence kesinlikle okumaya değer.
504 syf.
·Puan vermedi
Dinlerin ırkların partilerin grupların olmadığı bir dünya...!!
Dinlere vs biraz yukardan baktığınızda aslında bütün inanışların ortak noktaları olduğunu görüyorsunuz ve bunlara rağmen tek doğruluk adına bunca savaşların yapıldığını hem de huzur ve barış adına savaşların...

Yazarın biyografisi

Adı:
Sinan Köseoğlu

Yazar istatistikleri

  • 317 okur okudu.
  • 39 okur okuyor.
  • 447 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.