Tuğçe Kayıtmaz

Tuğçe Kayıtmaz

Çevirmen
8.5/10
257 Kişi
·
461
Okunma
·
0
Beğeni
·
28
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
384 syf.
·15 günde·9/10
Yakın zamanda film haberini almış olmama ve özellikle sonundan dolayı kitabı beğenmiş olmama rağmen ilk iki yüz sayfa benim için zordu. Kitap o kadar depresif ki uygun ruh halinde olmadığınızda ne kadar iyi olursa olsun okuyamıyorsunuz. Ben de kitaba neredeyse bir hafta kadar ara verdim. Bugün geri döndüğümde ise kalanını büyük bir hayranlıkla bitirdim.
https://expectokitabum.blogspot.com.tr/...ifer-niven.html#more
384 syf.
·Puan vermedi
Hayatın Kıyısında, ben meydanlarda yokken popüler olmuş, karşıma çıkınca bir okuyayım dedim.
Son zamanlarda, sanıyorum John Green fırtınasından sonra, böyle ergenlerle ve onların dünyalarıyla ilgili kitaplar öne çıkmaya başladı.Ülkemizde özellikle Pegasus yayınlarından çıkıyor, Elanour ve Park, Fangirl gibi.Bu türün belkemiği ergen psikolojini çözebilmiş olmak ve okura kitabın kendinden bir şeyler taşıdığını gösterebilmek.Hayatın Kıyısında'nın ele aldığı konu intihar.Allah'a şükür ülkemizde pek fazla görünmese de çok ütopik olmayan, yaşanan bir şey.
İki ana karakterimiz Finch ve Violet intihar eşiğindeyken tanışıyorlar, bir kulenin tepesinde.İlk bölümde Finch'in Violet'e yaklaşmaya çalışmasını okuyoruz.Finch, bizim lisanımızda ezik olarak tanımlanan onların deyimiyle ucube bir çocuk.Okulda dışlanan tiplerden.Violet ise, tahmin edeceğiniz üzere, popüler ve güzel bir kız.Violet ablasıyla kaza yapmış ve ablasıyla beraber kendinin de bir parçasını kazada kaybetmiş, hayata ve kendini küsmüş, kendi halinde bir kız.
Bu tarz çoğu kitapta karakterler kendi kendilerini ezerler, ezik olduklarını kabullenirler ve genelde bir iki arkadaşları olur sonra biri gelip karaktere aşık olur.Peri masalına dönüşen roman karakterlerin romantik konuşma klişeleriyle sona erer.Bu kitap öyle değil çünkü Finch müthiş güçlü bir karakter.İnanın bana, çoğumuzun gençlik hallerinden güçlü.Korkusuz ve cesur.Başka bir kitap olsaydı Finch ucube olduğunu kabullenir, Violet'e aşık olur ama ona adım atamazdı.Sonra bir mucize gerçekleşir ve Violet ona gelirdi.Bizim Finch'imiz öyle değil.O çok çok özel biri.
Kitabın içindeki edebi alıntılar, romantik anlar ve Finch'in hayata bakışı beni çok etkiledi.Finch yaşamayı ilke edinmiş biri, nefes almayı.Hani bir söz var ya "Hayat ne kadar nefes aldığınız değil nefesinizin kesildiği anlardır." Tam olarak öyle.Finch'in umursamazlığı ve cesareti beni kendine hayran bıraktı, uzun zamandır okuduğum en cesur ve ilginç karakterdi.
Violet karakterini o kadar benimseyemedim, benim için ana karakter hep Finch'ti.Violet, dört yüz sayfalık bir karakterdi ama Finch benim için hep var olacak.
Kitabı okumanızı öneriyorum ama benim yaşım on sekiz ve o kafayla yorum yapıyorum unutmayın.Otuz yaşında birinin kitaptan keyif alabileceğini düşünmüyorum, 15 - 22 yaş arası bir kitap bence.
Sevgilerimle.
384 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Hayatımda okuduğum en güzel kitaptı. Bitirince boşluğa düştüm iki gündür kitap okumuyorum. Kitap hakkında inceleme yazmak dahi istemiyorum.
384 syf.
·4 günde·Beğendi
Çok şaşırttı...
Sıfır beklentiyle okumaya devam ederken(sırf kolay okunuyor diye devam ediyordum) bir de baktım kitap beni ele geçirmiş ama nedenini sorsalar söyleyemem tuhaf bir durumdu,daha sonra ağlattı bittiğinde ise tavanı seyrediyordum.
Alkışlarla kitaplığıma kaldırıyorum bir gözüm hep üzerinde olacak.
384 syf.
·3 günde
Öncelikle merhaba. Bir youtuber sayesinde bu kitaba ulaştım. Daha önce kitabın ismini dahi duymamıştım. Kitabı anlatan kız "Fazla duygusal biriyseniz okumanızı tavsiye edemem çünkü intihara sebep olabilir." demişti fakat ben öyle olduğunu sanmıyorum. Evet fazlasıyla etkileyen bir kitap ama okurun, hayatı güzel kılan şeyleri olduğu sürece intihara kalkmaz. Aksine ben neden intihar etmemem (ki böyle bir düşüncem yoktu zaten) gerektiğini öğrendim. Eğer sizi seven birileri varsa (aile, arkadaş, sevgili, belkide sadece bir komşu) hayatınız dipsiz bir kuyuya benzesede intihar etmeye hakkınız yok. Arkanızda bir enkaz bırakmaya hakkınız yok. Kimse bu kadar düşüncesiz olmamalı. Özellikle de inancınız sağlamsa zaten intiharı düşünmezsiniz.
Gelgelelim 'Hayatın Kıyısında' ya...
Kitabın kapağında ki yazı, kitabı özetler niteliğinde. "Yaşamayı, ölmek isteyen bir çocuktan öğrenen kızın hikayesi." Evet kitabın konusu bu! Bir genç Theodore Finch; bipolar bozukluğu olan, defalarca intihara kalkışan ama her seferinde bir sebepten ötürü beceremeyen... Bir genç kız Violet Markey; ablasının ölümünden kendini sorumlu tutan, hayatına artık onun gibi devam etmek için etrafa ablasını gözlükleriyle bakan, ne kadar güçlü olmaya çalışsada hayattan vazgeçmiş... Bu iki gencin intihar etmek için okullarında ki çan kulesinde birbirlerine rastlamasıyla başlıyor her şey. Bu başlangıç ortak proje ödeviyle devam ederken farkında olmadan değişiyor ikiside. Kendilerinin farkına varıyorlar bir nevi. Ancak kitabın kapağında da dediği gibi "Violet'in dünyası büyürken Finch' inki küçülmektedir..."
Mükemmel bir kurgu, mükemmel bir eser. Okurken ağladığım, her kelimesini hissettiğim bir eser. New York Times Çok Satanlar listesinden bir eser. Birazda yazarın hayatından bir eser…
Okumanızı tavsiye ederim. Yazarın emeğine, kalemine, yüreğine sağlık. Teşekkürler, Jennifer Niven. Teşekkürler, bize bu eseri sunduğun için.
Keyifli Okumalar..=)))
384 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Ah! Nereden başlamalıyım bilemiyorum. Beni derinden sarsan bir kitap oldu. Çok kırgın bir kitaptı. Kitabın kapağını kapattığımda müthiş bir boşluk hissettim. Kitabın o can alıcı yerini okulun kütüphanesinde okuyordum ve ağlamamak için yanaklarımı dişledim. Keşke kitabı baştan sona unutsam ve tekrar tekrar okusam. Gerçekten de buraya ne yazarsam yazayım boş ve anlamsız kalacak. Böylesine Mükemmel bir kitabı okuduğum için kendimi seçilmiş kişi gibi hissediyorum. İyi ki bu kitabı okudum ve kitabı okuduğum süre hayatımda geçirdiğim en iyi zaman olabilir. Sadece OKUYUN! emin olun ki okumadıysanız çok şey kaybediyorsunuz!
384 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitabın ilk 150 sayfası oldukça kasvetli, insanı bunalıma sürükleyen cinstendi. Bu yüzdendir ki uzun zamandır okumaya çabalıyordum. Bu sabah bu gidişata bir dur demek için kitabı bitirmeye karar verdim. Köprüden önceki son çıkışı kaçırdım.
Bitirmememde varmış bir hayır meğerse. Bir kaybımızın ardından hep deriz ya “ bunu bana neden yaptın” diye , bende yazara aynı soruyu yöneltmek istiyorum. Bunu bana neden yaptın? Ben bu kadarına hazır değildim. Kitabın son 100 sayfası sürprizlerle doluydu. İçinde bulunduğum ruh hali zaten karanlıkken, kitapla birlikte dipsiz karanlığa gömüldüm . Kitap bitti ve ben hâlâ ne diyeceğimi bilemiyorum. Bende bıraktığı duygular çok karmaşık. Yazara çok sinirliyim ama kitabı beğendim, kitap çok kasvetliydi ama ben de bıraktığı duygularda çok çeşitliydi. Kitabın sonunu ağlayarak okudum ve hâla etkisindeyim. Kitaba inceleme değil de duygularıma inceleme olduğunun farkındayım. Ama çok etkilendiğim bir kitap oldu ve bir yanım okumayın çok üzülürsünüz, bir yanım okuyun çok etkileyiciydi diyor. Karar sizin...
376 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Neden fazla duyulmayan bir kitap olduğunu anlamadığım ama hayranlıktan öldüğüm bir seriyle geldim.

Uzun zamandır beni saran fantastik kitap bulamıyordum. Arşiv'e Şubat Mart gibi okumaya başlamıştım. O dönemki ruh halimden dolayı okumayı bırakmıştım. Odaklanamamıştım bir türlü. Bu ay kitap yine gözüme çarptı ve baştan okumaya başladım. Ve bir anda bitti. Şimdi neden bu kadar çabuk bitirdiğimi düşünüp üzülüyorum.

Kitabın kurgusu harika. Okumaya başlayınca bu zamana kadar okuduğum tüm fantastik kitapları düşündüm ve hiçbirinde böyle hoşuma giden bir kurguya rastlamadım. "Keşke böyle bir roman, böyle bir kurguyu ben yazmış, ben hayal etmiş olsaydım." dedim. Gerçekten kurgusuna diyebileceğim tek kelime yok. "Keşke benim olsa." modundayım. Çok özgün bir kurgu olduğunu düşünüyorum.

Yazarın dili de çok hoşuma gitti. Betimlemeler, olay örgüsü tam kıvamındaydı. Ne çok aşırı ne de çok azdı. Okurken beni boğmadı. Bir anda kitap bitti. "Keşke yayarak okusaydım." diyorum hala. Yeniden okumayı bile düşünüyorum.

Karakterleri de çok beğendim. Yazar her karakteri öyle bir oluşturmuş ki hani "Bu karakter bunu yapmazdı." dediğim bir nokta olmadı. Hepsi çizgisinde ilerledi. Olaylar gözümde çok net canlandı.

Düşünsenize ölüyorsunuz, gömülüyorsunuz ve aynı zamanda da anılarınızla birlikte bir kutuya koyulup arşivlenen bir dünyada da var oluyorsunuz. Gerçekten muazzam.

Filmi de olsaydı ne güzel olurdu. Ve keşke daha çok okuyan insanlar olsaydı. Gerçekten kıyıda köşede bırakıldığını düşündüğüm bu kitabı tüm fantastik sevenlere öneriyorum. Arşiv'in sizi de içine çekeceğine eminim.
384 syf.
·8/10
Bu kitaba gerçekten büyük beklentilerle başlamıştım, çünkü takip ettiğim çoğu sayfada herkes hep tam puan vermişti. Kitabı bende çok beğendim. Özellikle zor ağlayan biri olarak beni ağlatabilmiş olmasını daha çok beğendim. Kitapta aşk gerçekten çok masumca işlenmiş. Kitabın bana yaşattığı o hüzün ve duygusallığı gerçekten sevdim. Karakterleri soracak olursanız kesinlikle FİNCH’i çok sevdim. Her kötü olayda kendini feda etmesi bence çok duygusaldı. Kitabı okurken keşke daha fazla finch’in ağzından yazılmış bölüm olsaydı diye söylenip durdum. Kitapta hoşuma gitmeyen tek konu klişeleştirilmiş bir konu üzerine kitabın yazılmasıydı. “ okulun güzel ve popüler kızına karşılık, problemli ve ezik bir oğlan” tarzında olmasaymış bence daha güzel olurmuş. Bunların dışında kitap gayet akıcı ve anlaşılır bir tarzda yazılmıştı. Sıkılmadan okuyabileceğiniz genç yetişkin tarzında bir romandı...
384 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kitap farklı sebeplerden dolayı intihara meyilli iki sevgiliyi anlatıyor.Özellikle intihar etmek isteyen insanlar okumalı.Kitabın son elli sayfası kitabın akışını süpriz bir şekilde değiştiriyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tuğçe Kayıtmaz

Yazar istatistikleri

  • 461 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 347 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.