William Blum

William Blum

Yazar
9.3/10
4 Kişi
·
11
Okunma
·
5
Beğeni
·
95
Gösterim
Adı:
William Blum
Unvan:
Yazar
Doğum:
6 Mart 1933
Ölüm:
9 Aralık 2018
William Blum Amerikan dış politikası konusunda önde gelen uzmanlardan biridir. 1967 yılında, ABD'nin Vietnam'da yaptıkları yüzünden ABD Dışişleri Bakanlığındaki görevinden istifa etti. Daha sonra, başkentteki ilk "alternatif" gazete olan Washington Free Press'in kurucusu ve editörü oldu. ABD, Avrupa ve Güney Amerika'da bağımsız gazetecilik yaptı.

1972-73 yıllarında Şili'de bulunduğu sürede Ailende hükümetinin "sosyalist deneyimleri"ne ve daha sonra CIA'nin düzenlediği darbeyle devrilmesine tanık olması, onun bu konuya daha fazla eğilmesine ve kendi hükümetinin dünyanın çeşitli yerlerindeki faaliyetleriyle daha fazla ilgilenmesine yol açtı.

Killing Hope: US Military and CIA Interventions Since World War II isimli eseri tüm dünyada övgüyle karşılandı. Noam Chomsky bu kitabı "Bu konuda yazılmış en iyi eser" olarak nitelendirdi. 1999'da Project Censored'un "olağanüstü gazetecilik" ödüllerinden birini kazandı. Blum'un diğer eserleri, Rogue State: A Guide to the World's Only Super-poıoer; West-Bloc Dissident: A Cold War Memoire ve Freeing the World to Death: Essays on the American Empire'dır. Kitapları 27 dile çevrilmiştir. 2006 yılının Ocak aymda, Usame bin Ladin doldurduğu bir kasette, Amerikalıların kendi düşmanlarını daha iyi anlayabilmek için Blum'ın Rogue State adlı kitabını okumalarının yararlı olacağım söylüyordu.
Amerikan halkı, babalarının hayatım nasıl kazandığını bilmeyen ve bilmek de istemeyen, sonra da neden birinin oturma odalarının penceresinden içeri Molotof kokteyli attığını anlayamayan mafya babasının çocuklarına çok benziyor.
ABD, başkanın her ağzını açtığında dilinden düşürmediği "demokrasi" denen şeyle hiç ilgilenmez.
.....
Asıl sorun şudur: Amerikalı liderler "demokrasi" derken neyi kastediyorlar? ........... hedef ülkenin küreselleşmeye uygun siyasi, mali ve yasal mekanizmaları bulunup bulunmadığıdır.
Ve uçaklara sıvı ve jel sokulmasıyla ilgili yasakların sebebi ne? Bunu 2006'da Avrupalı birtakım soytarıların on uçağı sıvı patlayıcılarla havaya uçurmak gibi ham hayallerine borçluyuz; bu konuda ilk adımı bile atamadılar. "Sıvılardan ve jellerden yapılma bomba" masalının kamuoyuna yutturulmasından sonra birçok kimyager ve uzman hareket halindeki bir uçakta böyle bir bomba yapmanın teknik açıdan neredeyse olanaksız olduğunu açıkladı.
Gerek baba, gerekse oğul, kitlesel katliamlarından önce ve sonra Tanrı'ya ve dualara inançlarını kayıt altına almaktaydılar. Genç Bush 2004'te "Tanrı benim aracılığımla konuşuyor" demekteydi. "Böyle olmasa görevimi yerine getiremezdim."
İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Birleşik Devletler,

» Başka ülkelerde demokratik yoldan başa gelen 50 den fazla hükümeti devirmeye çalışmıştır;1

• En az 30 ülkede demokratik seçimlere büyük çapta müdahale etmiştir;2

• Elliden fazla yabancı lideri öldürtmeye çalışmıştır;3

• Otuzdan fazla ülke halkının üstüne bomba yağdırmıştır,-4

• 20 ülkede halkçı ya da ulusalcı hareketleri bastırmaya çalışmıştır.5
Almanya'daki Nazi yönetiminin birtakım söylem ve sloganları İngilizceye de girmiştir.

Sieg Heil! Yaşasın Zafer!

Arbeit machtfrei. Çalışmak özgür kılar.

Denn heute gehört uns Deutschland und morgen die ganze Welt. Bugün Almanya bizim, yarın tüm dünya.

Ich habe nur den Befehlen gehorcht. Ben yalnızca emirlere uydum!

Ama bunların hiçbiri Deutschland über alles, Almanya her şeyin üstünde sözü kadar ünlenmemiştir.
Öte yandan eğer İran gerçekten nükleer silah üretiyorsa, şunu sormamız gerekiyor: ABD, İngiltere, Rusya, Çin, İsrail, Fransa, Pakistan ve Hindistan nükleer silah sahibi olabilir ama İran olamaz diye bir uluslararası yasa mı var?
ABD'nin Chavez'e karşı düşmanlığının Washington'un
Venezüella petrolünü sahiplenme arzusundan kaynaklandığı
kanısı yaygındır. Bununla beraber, İkinci Dünya Savaşı sonra
sındaki dönemde Birleşik Devletler yalnızca Latin Amerika'da
Guatemala, El Salvador, Nikaragua, Honduras, Grenada, Dominik
Cumhuriyeti, Şili, Brezilya, Arjantin, Küba ve Bolivya'daki
ilerici hükümet ve akımlara aynı düşmanca politikayı sergilemiştir.
Tüm bu yönetim ve akımların ortak noktası solcu
olmalandır ve petrolle hiçbir ilgisi yoktur. Washington yarım
yüzyıldan fazladır Latin Amerika'da kapitalist modele uygulanabilir
bir seçenek sunan hükümetlerin gelişmesini engellemeye
çalışmaktadır. Doğal olarak, petrol olsun olmasın, Venezüella
bu senaryoya mükemmel bir örnek oluşturmakta. Bu
ideoloji tüm dünyada Soğuk Savaş'ın temelidir.
Chavez'in ideolojik suçu, Washington'dan tamamen bağımsız
olması ve petrol gelirini Latin Amerika'da önemli bir
güç olarak kullanmak suretiyle bölgedeki Küba, Bolivya, Nikaragua
ve Ekvador gibi bağımsızlıktan yana ülkelere esin
kaynağı olması ve onlara yardım ederken bir yandan da Çin,
Rusya ve İran gibi ülkelerle yakın ilişkide bulunmasıyla daha
da arhyor. Adam Yanki'lerin arka bahçesinde, hatta Yanki
dünyasında yaşamakta olduğunu bir türlü anlamıyor. Yanki
imparatorluğu Salvador Anende ve Hugo Chavez gibilerini
ve onların olağandışı sosyalist alışkanlıklarını hoş karşılamadığı
için bugünkü boyutuna ve gücüne ulaşmıştır. CIA tüm
çabalarına karşın 1970'te Allende'nin Şili devlet başkanı olmasını
engelleyemedi. Daha sonraki parlamento seçimlerinde
CIA ve onun Şili'deki muhafazakar dostlarının solu yasal
olarak alaşağı ederneyeceği belli olunca 1973'te düzenlenen
askeri bir darbede Allende öldü.
Henry Kissinger 1970'de Başkan Nixon'a yazdığı bir muhtırada
şu sözlere yer veriyor: "Şili'de Marksist bir yönetimin
seçimlerde başarı kazanması dünyanın öbür kesimlerinde
de, özellikle İtalya'da etkili olacak, hatta görülmedik bir değer
kazanacaktır; benzer bir olayın başka yörelere yayılması
dünyadaki dengeleri ve bizim onun içindeki konumumuzu
önemli ölçüde etkileyecektir."
ABD aynı zamanda, dış politika hedeflerine ulaşmayı terörizmle savaşmaktan daha ön planda tutuğundan, Kosova'da, Bosna'da, İran'da, Libya'da ve Suriye'de teröristleri desteklemiş ya da el Kaide ile ilişkileri olduğu bilinen İslamcı mücahitlerin yanında yer almıştır.
ABD dış politikasını anlamanın sırrı, bunun hiçbir gizli yanı olmadığım anlamaktır. İlke olarak, Birleşik Devletlerin dünyaya egemen olmaya çalıştığını ve bu amaç uğruna her türlü yola başvurduğunu anlamak yeterlidir.
S. Ali
S. Ali Emperyalizmin En Ölümcül Silahı Demokrasi Yalanı'ı inceledi.
408 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
William Blum'un yıllar önce yazdığı Haydut Devlet adlı kitabını okumuştum. Kitabın büyük kısmı altı çizilecek şekildeydi. Bu kitabı da Blum'u bildiğim için çıktığı zaman almıştım. Fırsat bugünlereymiş. İnternette kısa bir araştırma yaptığımda yazarın, 9 Aralık 2018 tarihinde 85 yaşında öldüğünü öğrendim. Toprağı bol olsun.

İçindekiler kısmına baktığımızda, Dünyaya karşı ABD Dış Politikası, Terörizm, Irak, Afganistan, İran, Wikileaks, Komplolar, Libya, Latin Amerika, İdeoloji ve Toplum, Medya gibi 26 başlık olduğunu görüyoruz. Notlar ve dizinle birlikte 401 sayfa. Yazı karakteri büyük olduğu için bir sıkıntı oluşturmadan rahat bir şekilde okunabiliyor.

"Her hayat değerlidir (s.26)" Ama ABD'nin başlattığı savaşlar ve terör eylemleri sırasında binlerce insan yerlerinden atılmış ve egemen ideolojiye boyun eğmediği için katledilmiş. Bu yapılırken de 'demokrasi' ülküsü hedefe konulmuş. Şu an da dünyanın farklı köşelerinde yapılanlar gibi.

Kitap yaşanmış olayların görünen ve görünmeyen yüzünü bizlere anlatıyor. Ne oldu? Amaç neydi? Söylenen neydi? Buna karşı esas amaç neydi? Esas söylenmeyen neydi? Ve sonunda ne oldu? Hep tek taraflı tek merkezden yayımlanan yazı ve görüntülerle, gözler, kulaklar ve vicdanlar karartılmış ve sonra katliamlara arkalık bulunmuş. Yakılmış, yıkılmış yerler ve öldürülen insanlar (artık yığın olarak bakıyorlar) sadece birer RAKAMdan ibaret oluyor. Amerikan demokrasisi ve onun emrinde çalışan medya aracılığıyla ülkeler tümden sömürülmeye çalışılırken, bunlara dur diyen / diyecek olanlar ise her türlü iftira ile karşı karşıya kalarak toplum gözünde düşürülmeye çalışılır. Milli menfaatler, büyük ideolojiler, ülke çıkarları, insanlıktan daha değerli hale gelir. William Blum'da bu yaşanan sıkıntıları örneklerle anlatıyor. Blum, yakın tarihi anlatıyor. Amerika'nın kanlı tarihini anlatıyor. Demokrasinin kanlı yüzünü anlatıyor.

Amerikan medyasında (şu an yani 2019 yılı içinde geçerlidir) ve Amerikalı devlet yöneticilerinin halkı nasıl kandırdıklarını yani nasıl yalanlar söylediklerini örneklerle anlatıyor. Bir çeşit halkın susturulması için 'kumpaslar' kurulmuş. Bizde de 'kumpas' kuranların da eğitim aldıkları ya da kaçtıkları yer de orası değil m? Toplumu 'terör' ile sürekli korkutulup, esas yapılmak istenen şeyin el altından daha kolay bir şekilde yapılması amaçlanır. Burada da yine 'vatandaşları ya da ülkeyi terörden koruyoruz' düsturu işletilir. Blum, bunu kitap boyunca hem Amerikan özelinden hem de çeşitli ülkeler üzerinden anlatılıyor.

Amerika içinde muhalif bir kişinin, Amerikan yayılmacılığına; sistemine, siyasetine dair düşüncelerini okuyoruz. Ta 1965 yılından başlayarak Beyaz Saray önünde yapılan eylemlere fiilen (sanal değil yani) katılan ve anlatılanlarla gerçeklerin tamamen farklı olduğunu ileri süren, muhalif bir sesin gözünden Amerika'nın terörist faaliyetlerine bakacağız.

ABD'de Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasında sadece kelime olarak fark olduğunu ve onun dışında öyle çok aman aman fark olmadığını işi bilen bir gözün açıklamasından okuyoruz.

Amerikan medyasını elinde tutan güçlerin, istedikleri haberleri istedikleri şekilde hem içeriye hem de dışarıya servis etmelerini ve buradan hareketle ilde ettikleri siyasi, ekonomik çıkarlarını okuyacağız.

ABD karşıtı olan ülkelerin nasıl da 'şeytan' ilan edilip onların halklarına nasıl zarar verdiği (?) ve bunların bu zalim (?) yönetimlerinden kurtulması için demokrasi (?) ateşiyle yanmasını okuyacağız.

Kısacası 'Emperyalizmin En Ölümcül Silahı Demokrasi Yalanı'nı ABD'nin nasıl dünyaya empoze edip o doğrultuda hareket ettiğini okuyoruz.

Ezcümle: Okunması kolay, baskısı iyi, kaynakçalar belirtilmiş ve 'herşey vatan için…' cümlesinin altını dolduran bir kitap. Tavsiye ederim.

Bu kitabı 20 - 23 Temmuz 2019 tarihleri arası okuyup, inceleme yazısı ise 21 Eylül 2019 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir. 

Yazarın biyografisi

Adı:
William Blum
Unvan:
Yazar
Doğum:
6 Mart 1933
Ölüm:
9 Aralık 2018
William Blum Amerikan dış politikası konusunda önde gelen uzmanlardan biridir. 1967 yılında, ABD'nin Vietnam'da yaptıkları yüzünden ABD Dışişleri Bakanlığındaki görevinden istifa etti. Daha sonra, başkentteki ilk "alternatif" gazete olan Washington Free Press'in kurucusu ve editörü oldu. ABD, Avrupa ve Güney Amerika'da bağımsız gazetecilik yaptı.

1972-73 yıllarında Şili'de bulunduğu sürede Ailende hükümetinin "sosyalist deneyimleri"ne ve daha sonra CIA'nin düzenlediği darbeyle devrilmesine tanık olması, onun bu konuya daha fazla eğilmesine ve kendi hükümetinin dünyanın çeşitli yerlerindeki faaliyetleriyle daha fazla ilgilenmesine yol açtı.

Killing Hope: US Military and CIA Interventions Since World War II isimli eseri tüm dünyada övgüyle karşılandı. Noam Chomsky bu kitabı "Bu konuda yazılmış en iyi eser" olarak nitelendirdi. 1999'da Project Censored'un "olağanüstü gazetecilik" ödüllerinden birini kazandı. Blum'un diğer eserleri, Rogue State: A Guide to the World's Only Super-poıoer; West-Bloc Dissident: A Cold War Memoire ve Freeing the World to Death: Essays on the American Empire'dır. Kitapları 27 dile çevrilmiştir. 2006 yılının Ocak aymda, Usame bin Ladin doldurduğu bir kasette, Amerikalıların kendi düşmanlarını daha iyi anlayabilmek için Blum'ın Rogue State adlı kitabını okumalarının yararlı olacağım söylüyordu.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 15 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.