Yalçın Koç

Yalçın Koç

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
2
Okunma
·
2
Beğeni
·
255
Gösterim
Adı:
Yalçın Koç
Unvan:
Türk Akademisyen, Düşünür, Yazar
Doğum:
Tokat, Türkiye, 1950
1950 yılında Tokat'ta doğdu. 1973 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü'nden mezun oldu. 1974'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Sistematik Felsefe ve Mantık Kürsüsü'nde doktora çalışmasına başladı. Burada, 'Doğa'nın Kuvantum Mekaniksel Betimlemesi ve Ölçme Sorunu' başlıklı teziyle 1978 yılında felsefe doktoru ünvanını kazandı.
1982 yılında 'Determinizm ve Mekan' başlıklı teziyle 'Sistematik Felsefe ve Mantık' alanında felsefe doçenti ünvanını aldı. 1988 yılında uluslararası bir fizik dergisinde yayınladığı 'Bell Eşitsizliklerinin Kuvantum Mekaniği'nden Çıkartılması Üzerindeki Sınırlandırmanın Önemi' başlıklı takdim tezi ve kuvantum mekaniğinin mantıksal yapısı esasında inşa ettiği yeni bir aritmetik kuramı üzerindeki çalışmasıyla sistematik felsefe profesörü ünvanını kazandı.
1989-93 senelerinde uluslararası teorik fizik çevrelerinde kuvantum kuramının genişletilmesini imkansız kıldığı kabul gören 'Bell eşitsizlikleri'nin evrensel olmadığını gösterdi. Kuvantum mekaniğinin genişletilmesi yönünde bazı yeni imkanlar ve bazı yeni sınırlandırmalar içeren teoremler ispat etti ve bunları makaleler halinde yurtdışındaki çeşitli dergilerde yayınladı.
Platon, Kant, Frege ve Freud uzmanlık alanlarıdır. Bu konularda çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştirdi.
1974-1975 senesinde bir ortaokulda aritmetik öğretmenliği yaptı. 1976 senesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde öğretim asistanı olarak başladığı akademik görevine 1977'den itibaren Boğaziçi Üniversitesi Beşeri Bilimler Bölümü ve Felsefe Bölümü'nde devam etti. Felsefe Bölümü başkanlığı, Fen-Edebiyat Fakültesi dekanlığı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğü görevlerini yürüttü.
Princeton Üniversitesi Felsefe Bölümü, Pittsburgh Üniversitesi Bilim Felsefesi Merkezi, Boston Üniversitesi Bilim Felsefesi Merkezi ve Trieste Uluslararası Teorik Fizik Merkezi'nde çalışmalarda bulundu.
1998 senesinde Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden 48 yaşında emekli oldu. Halen Antalya'nın küçük bir köyünde eşiyle birlikte yalnız yaşamakta ve zeytin yetiştirip sabun yapmaktadır.
"Sophronei, gnothi seauton" söyleminin anlamımı, Eflatun'un "fikriyatı" itibariyle, Türkçe'de, "yaklaşık" olarak şöyle ifade ederiz:

"Tanımayı örten iştah ve öfkeden nefs'ini arındırarak, nefs'ine mahsus 'öz'ü' gör.
Batıda insan yoktur. İnsan olmak için özünü kelam kılmak gerekir. Kelamdan doğmak gerekir.
Ana hatlarıyla söylersek iki doğuş düşünebiliriz. Birisi biyolojik doğuştur ana babadan doğuş. Öbürü de maya itibariyle söylersek asli doğuştur, kelamdan doğmaktır yani insan olmaktır. Kelamdan doğmayan Anadolu anlamında insan olamaz. Yani eli vardır, ayağı vardır kaşı gözü vardır ama bu öz itibariyle insan olmak demek değildir. Öz itibariyle insan olmak demek özünü kelama bağlamak demektir. Kelamdan doğmak demektir. Batıda bu anlamda ne öz vardır, batıdan kastettiğim tekrar söyleyeyim Greko-Latin-Kilise diyarında ne bu anlamda öz vardır ne de Anadolu’daki anlamında insan vardır.
insan, insanlığını maya ile bilir. Maya olmadan insandan bahsedemeyiz. İnsanın kendini bilmesinden de bahsedemeyiz. Maya, esastır, özdür. Mayasını, aslını esasını bilen, gönlüne gelen, gönlüne çalınan kelamı bilen kendini bilir. Kendini bilmenin insan olmanın esası mayadır
"Fikr'i mantık" teşkilinin esası nisbet'li bir'li'ktir (unitas ratio'nalis);

"nazar'i mantık" teşkilinin esası ise"gayr-ı nisbet'li bir'li'k. (unitas ir-ratio'nalis)

(...)

Fikriyat'ın (logia)" bizatihi

"nazariyat'a (theoria)" ve bu itibarla da

"fikr'i mantık'ın" nazar'i mantık'a" tahvil edilmesini düşünemeyiz.

(Nazariyat (theoria), "aş'kın'a" mahsustur; "fikriyat (logia)" ise "düş'kün'e".
(...)
"Nazar'i mantık" "aş'kın'a mahsustur; "fikr'i mantık" ise "düş'kün'e".
Özgürlük (hürriyet)”, “insan”ın “esas”ına aittir, “insan”, kendi “varlığının esası”ndan kaynaklanan bir şekilde “özgürlüğü aramak ve “özgür” olmakla yükümlüdür. “Varlığının esasından kaynaklanmayan bir “özgürlük”, “insan”ın doğasına aykırı düşer.

Anadolu mayasında, “ferdi birey”in asli vasfı, “özgür” oluşudur. Oysa, Grek-Latin-Kilise diyarında, “birey”in “yığınsal” olarak oluşturulması, “birey”in “asli özgürlüğü”nün iptal edilmesine bağlıdır.

Grek-Latin-Kilise diyarında, “ferdi bireysel özgürlük” iptal edilir.

Bu diyarda, “bireysel özgürlük”, “yığınsal birey”ler arasında, “zıtlık” esasına dayanan bir “sınırlandırma-serbestleştirme” ilişkisidir; bu, Anadolu mayası açısından “sözde özgürlüktür. Grek-Latin-Kilise diyarında, “ferdi bireysel özgürlük”ün, kısacası “özgürlük” ün yolu “kapalı”dır.

Grek-Latin-Kilise diyarının yığınsal bireyine, yığın içerisinde, “sınırlandırma serbestleştirme” ilişkisi vasıtasiyle “sözde- özgürlük” verilir; esasında, bu özgürlük “Kilise” tarafından takdir edilir.

Bunun neticesinde, kendi esasına yönelmesi bu diyarda “kapalı” olan yığınsal birey, ait olduğu bu diyara “köle” kılınır; tekrar edelim; ait olduğu yığma değil, kendisini kuşatan ve ilişkilerini düzenleyen diyara “köle” kılınır..
Eflatun, Grek-Latin-Kilise diyarının fikriyatı açısından bakarsak, yazılı metinlerindeki “kavram çeşitliliği” itibariyle bu diyarın en “zengin” “düşünür”üdür.

Ancak, talebesi Aristoteles, Eflatun’un “kavram sistematiğini “empirik” esaslı bir zemine indirerek “saptırmış”tır. Daha sonra gelen Yeni-Eflatun’cular, bu sistematiği “esoterik” bir zemine oturtarak geliştirmek istemişlerse de, bu çabalar bir yerlere varmadan “sönmüş”tür.

Grek-Latin-Kilise diyarındaki fikir tarihi kitaplarında Eflatun ile alakalandırılan Leibniz, Hegel, Schopenhauer gibi düşünürlerin de, Eflatun ile, kendi söylemleri bakımından bir yakınlıkları bulunmaz.

Son dönemde, Heidegger’in, “Eflatun terminolojisi”nin bir kısmı üzerinde yürüttüğü “kazı çalışmaları” da sonuç vermemiş, Heidegger’in pulluğunun Eflatun’un tarlasında takıldığı küpler hep boş çıkmıştır. Heidegger, işin aslını bilse bu tarlayı ve benzerlerini alt üst ederek ömür tüketmezdi.

Şimdi soralım: Anadolu mayası itibariyle, Eflatun “kim”dir ? Cevap verelim: Anadolu mayası itibariyle Eflatun, “Musa’nın kelam ilmi”ni, “malumat dairesi”nde “kısmen” alarak, “Grek teolojisi”nin zemininde ve “rasyonalite” esasında aktaran ve anlatan bir Grek-Latin-Kilise diyarı “düşünür”üdür.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yalçın Koç
Unvan:
Türk Akademisyen, Düşünür, Yazar
Doğum:
Tokat, Türkiye, 1950
1950 yılında Tokat'ta doğdu. 1973 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü'nden mezun oldu. 1974'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Sistematik Felsefe ve Mantık Kürsüsü'nde doktora çalışmasına başladı. Burada, 'Doğa'nın Kuvantum Mekaniksel Betimlemesi ve Ölçme Sorunu' başlıklı teziyle 1978 yılında felsefe doktoru ünvanını kazandı.
1982 yılında 'Determinizm ve Mekan' başlıklı teziyle 'Sistematik Felsefe ve Mantık' alanında felsefe doçenti ünvanını aldı. 1988 yılında uluslararası bir fizik dergisinde yayınladığı 'Bell Eşitsizliklerinin Kuvantum Mekaniği'nden Çıkartılması Üzerindeki Sınırlandırmanın Önemi' başlıklı takdim tezi ve kuvantum mekaniğinin mantıksal yapısı esasında inşa ettiği yeni bir aritmetik kuramı üzerindeki çalışmasıyla sistematik felsefe profesörü ünvanını kazandı.
1989-93 senelerinde uluslararası teorik fizik çevrelerinde kuvantum kuramının genişletilmesini imkansız kıldığı kabul gören 'Bell eşitsizlikleri'nin evrensel olmadığını gösterdi. Kuvantum mekaniğinin genişletilmesi yönünde bazı yeni imkanlar ve bazı yeni sınırlandırmalar içeren teoremler ispat etti ve bunları makaleler halinde yurtdışındaki çeşitli dergilerde yayınladı.
Platon, Kant, Frege ve Freud uzmanlık alanlarıdır. Bu konularda çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştirdi.
1974-1975 senesinde bir ortaokulda aritmetik öğretmenliği yaptı. 1976 senesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde öğretim asistanı olarak başladığı akademik görevine 1977'den itibaren Boğaziçi Üniversitesi Beşeri Bilimler Bölümü ve Felsefe Bölümü'nde devam etti. Felsefe Bölümü başkanlığı, Fen-Edebiyat Fakültesi dekanlığı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğü görevlerini yürüttü.
Princeton Üniversitesi Felsefe Bölümü, Pittsburgh Üniversitesi Bilim Felsefesi Merkezi, Boston Üniversitesi Bilim Felsefesi Merkezi ve Trieste Uluslararası Teorik Fizik Merkezi'nde çalışmalarda bulundu.
1998 senesinde Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden 48 yaşında emekli oldu. Halen Antalya'nın küçük bir köyünde eşiyle birlikte yalnız yaşamakta ve zeytin yetiştirip sabun yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 16 okur okuyacak.