limonsu✿

limonsu✿
@yazarvari
Diken de olsam gül dalındayım. Kafesin biri...

limonsu✿

, bir kitap okudu
Puan vermedi·115 syf.·
2025 66. kitabı
Nabizade Nazım
6.2/10 · 11,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·1062 syf.··
2025 65. kitabı
Anna Karenina Tolstoy'un "bir günah" olarak tasvir ettiği bir karakter diye düşünüyorum. Kitabın neredeyse hiçbir yerinde Annayı ve fiillerini destekleyen herhangi bir söylem yok. Yazar bile isteye okurlara karakteri sevdirmemek istemiş gibi. Bunun aksine Anna ile rastlaşan kitaptaki her karakterin Annaya bir hayranlık duyması da (vronisky'nin annesi ve Kiti dahil olmak üzere) bu düşüncemi destekliyor. Anna içinde bulunduğu çağa göre gayet donanımlı, olanca donanımına isnaden de son derece doyumsuz biri. Onunla bir arada bulunma fırsatı bulan herkes ondaki bu ahengi görüp hayranlık beslemekten kendini alıkoyamıyor ancak bir an olsun kendisini Annadan kurtarabilen herkes Anna ile temasın ne derece yıpratıcı olduğunu düşünmeye başlıyor. Bir türlü boşanmayı kabul etmeyen eşi, biricik aşkı vronisky ve her ne olursa olsun onu bırakmayan biricik arkadaşları Betsi ve Dolli dahil... Sonuç olarak Anna da kendisinin "bir günah" olduğunu varsayıyor ve tam da hikayesinin başladığı yerde hayatına son veriyor. Bu ölüm ne okurları, ne de kitaptaki diğer karakterleri hüzne boğmuyor, aksine herkeste tabiri caizse bir oh çekme durumu söz konusu oluyor. Sonuç itibariyle Tolstoy bu kitapta bir aşk hikayesini değil de, alalade bir doğrunun ahenkli bir yanlıştan bin kat daha mutlu edeceğini herhangi bir eleştiri söyleminde bulunmadan "izleyin ve görün" dermişçesine izah etmiş bulunuyor.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma

limonsu✿

, bir kitap okudu
9/10
·1062 syf.··
2025 65. kitabı
Lev Tolstoy
8.5/10 · 55,7bin okunma
Peki bu ne anlama geliyordu? Bu, onun iyi yaşadığı, ama kötü düşündüğü anlamına geliyordu.
Eğer iyiliğin bir nedeni varsa, o artık iyilik değildir; eğer iyiliğin bir sonucu, yani ödülü varsa yine iyilik değildir. Demek ki iyilik, neden ve sonuç zincirinin dışındadır.