BOTERO AİLESİ'NİN AŞK ECZANESİ
3/10
·248 syf.··
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:07
Çerezlik bir kitap okuyup kafamı dağıtmak için başladığım bir kitaptı ama gerek kitabı çok uzun sürede okumam gerek de kitabın beni aşırı içine çekmemesi sonucu bitse de kurtulsam modunda bitirdiğim bir kitap oldu. Eczacı olduğum için kitabın adı hoşuma gitmişti. Kitabı bitirdiğimde eczacı olarak bu kitabı okumamın hiçbir fark yaratmadığına emin oldum. Kitap üç kişilik bir ailenin Aşk Eczanesi adı altında bir eczane açması ve aşk iksiri dedikleri bir ilacı satması etrafında dönüyor. Anne Bayan Han, baba Bay Han ve kızları Hyosun eczaneyi beraber işletiyorlar. Bence kitap içinde etik problemler de barındırıyor. Bay Han, Bayan Han'ı etkilemek için henüz deney aşamasında olan bir ilacı her gün ona vererek kadını kendine aşık ediyor, yetmiyor hamile bırakıyor ama buradaki en büyük problem bu değil. Bu olaylar olurken Bayan Han lise öğrencisi genç bir kızken Bay Han lisede biyoloji öğretmenliği yapan yaşlı bir adam. İğrenç bir şey. Şu olayı okurken sinirlenip kitabı bırakmak bile istedim. Sonra aileye danışmaya gelenlerden Aechun ve Wonkshin ikilisi de ilginçler. Aechun yaşça büyük bir kadın ve Wonkshin gay bir erkek. Bir gece sarhoş olamaları sonucu Aechun hamile kalıyor ve Wonkshin çocouğun sorumluluğunu almak üzere Aechun'la evleniyor. Çocukları Hana yaşına çok olgun bir çocouk ama anne ve babasının ilişkisinin gerçek yüzünü bildiği için psikolojik olarak çok yıpranıyor ve rehabilitasyonda tedavi görüyor. Tüm bunlar olurken Aechun'un hem stajyeri hem de arkadaşı olan Seri Wonkshin'e aşık ve herkes bunu biliyor. Ufak tefek sinirlenmeler harici bunu normal görüyorlar. Devamında Hyosun'un erkek arkadaşı Bayan Han'a yani annesine aşık. Bayan Han Bay Han'ı defalarca aldatmış ve Bay Han bunun sonucunda ondan boşanmak yerine ona şiddet uygulamayı tercih etmiş. Kitabın kapağı bu
Botero Ailesi'nin Aşk EczanesiLee Sun-Young · Athica Yayınları · 2025240 okunma
Sekizinci yüzyıldan yirminci yüzyıla insanın değişmeyen zalimliği
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Bugüne dek çok inceleme yazdım. Bu kitapla ilgili ise ne yazacağımı bilemiyorum. Öyle etkilendim ki... Anlatım tarzından tutun da konusunun özgünlüğüne kadar bambaşkaydı: Bitirdiğimde elimden bırakmak istemedim. Gitmek mi, kalmak mı? Ölmek mi, yaşamak mı? Yükselmek mi, sürünmek mi? Ezilmek mi, ezdirmemek mi? Geçmişe sımsıkı sarılmak mı, geleceğe adım atmak mı? Önce "Omzumda işlemediğim günahlar...", ardından da "Belki de yanlıştı doğrularım..." yankılanıyor kulaklarımda. Bu kitabı okuduğum, bu deneyimi kaçırmadığım için mutluyum.
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,180 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fiyasko
2/10
·400 syf.··
2026 221. kitabı
SPOİLER İÇERİR SPOİLER SPOİLER sadem'in babası üvey annesi Vilma ile evli ve sadem'i hiçbir şekilde umursamıyor sademin annesi o küçükken onları terk etmiş abisi de evi terk etmiş kitabın sonlarında abisinin öz annesinin yanına gittiğini öğreniyoruz evla sademin en yakın arkadaşlarından biri annesi takıntı derecesinde evlayı takip ediyor günlük alması gereken kaloriyi aştığında veya abur cubur vb yediğinde çok kızıyor ayrıca bunlar çok zengin evla kitabın başlarında hassas bir kız gibi duruyor ama sonradan içinde derin ve korkutucu bir öfke olduğunu görüyoruz ayrıca güngör diye biri tarafından defalarca reddedildiğini zannediyoruz ancak kitabın sonlarında meğersem başka bir sevgilisi olduğunu güngör'ü arkadaşlarına söylediği yalanların bir parçası olarak kullandığını öğreniyoruz kavin dobra bir kız ama sürekli sınavlarda başarısız oluyor annesi de başarısız olduğu için kıza baskı yapıyor zaten kitap da sadem rüya'nın kavin sınıfta kalmasın diye sınav kağıtlarını beton'dan(kimya öğretmenlerinin lakabı) çalmasıyla başlıyor buğra han sadem'e aşık ama sadem onu tanımıyor bile sademin onu tanıması beton'dan sınav kağıtlarını çalma amacıyla buğra han'ın bisikletini çalmaya çalışması ve buğra'nın ona sınav kağıtlarını çalmasında yardım etmesiyle başlıyor ardından buğra sadem'in tiyatro metni yazmasına yardım ediyor sadem evden kaçtığında yanında kalmasına izin veriyor falan şimdi sadem niye tiyatro metni yazıyor diyeceksin yazıyor çünkü sınav kağıtları çalınınca bunu telafi etmeleri için müdür yardımcısı böyle bir görev verdi sadem yıllarca platonik bir şekilde okul birincisi yakışıklı erdinç'e aşıktı ama sonra buğrayı tanıdıkça ona aşık oluyor zaten kitabın sonlarında erdinç'in gerçek yüzünü görüyor ilya kızların baş düşmanı sevgilisi de tarık ilya pembe saçlı diye
Alabora LimanlarıK. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 2025128 okunma
6/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:31
El Kızı ORHAN KEMAL •Orhan Kemal'in "ağlayarak yazdım" dediği o kitap. • Nasıl başlasam bilemiyorum ilk defa Orhan Kemal'in kalemini okudum, okunması kolay, akıcı ve merak uyandıran bir kitap. Konusu zaten Yeşilçam filmlerini anımsatıyor okurken Yeşilçam filmi izliyormuşsunuz gibi . Ve okuyunca sinirlenmemek elde değil hayatın insanı nerden nereye sürükleyebileceğini, insanların acımasızlığını, menfaat uğruna yapılan haksızlığın... en ağrıma giden ise müslümanlık rolüne giren insanların iki yüzlülüğü diyebilirim. Mazhar el kızı dediğimiz Nazan ile evlidir ve Haldun adında bir çocukları vardır, kaynanaları da onlarla birlikte yaşar tabi kaynanalığın hakkını sonuna kadar veren bir kaynana. Nazan'ı beğenmeyip oğluna yakıştırmayan kaynana çeşitli oyunlarla, büyülerle karı kocanın arasını bozar, tabi Nazan' da kendi halinde fazla suskun ve her yere sürüklenebilen bir kadın olduğu için kocası da memnun olmayıp iyice soğur aldatmaya başlar. Nazan Istanbul'a teyzesinin yanına gider ve ordan oraya sürüklenir. Nazan herkese çabuk kanıp, kandırılmaya müsait bir kadındı ve sürüklenmediği, gitmediği kötü iş kalmamıştır. Nazan bunlara rağmen hayatta kalmaya çalışırken denizde boğularak ölür. Ve oğlu yıllar sonra annesini ölü bir şekilde görür, altın yüzüğünden tanır. Çok acıklı bir hikaye:(
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,5bin okunma
Spoiler
7/10
·309 syf.··
2026 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:35
yani ne diyeceğimi hiç bilmiyorum. olaylar açığa çıkmaya başladığı andan itibaren zihnim koskoca bir toz bulutuna döndü. en baştan başlayayım en iyisi. kitabın büyüm bir ters köşe içeren bir gerilim kitabı olduğunu biliyordum. açıkçası gerilim kısmı bana pek geçti diyemem. ama bu kitabın başka hangi tür olduğunu söylerdim onu da bilemiyorum. 300 sayfa olmasına rağmen gerçekten upuzun bir kitap okumuşum gibi hissettim. yazarın, psikoterapistin hem kendi hayatını hem de alicianın hayatını bu kadar detaylı vermesinden ikisi arasında bir bağlantı olacağını ve o bağlantının aldatan kişiler olacağını da tahmin ettim. açıkçası ben okurken theonun hayatı ve aliciayla olanlar paraleldir yani aynı zamanda gerçekleşiyordur diye düşünüyordum. bir noktada acaba kathynin aldattığı kişi gabriel mı diye düşündüğümde de zaman kavramı beni sorgulattı. theonun hayatında yaşananların 5 yıl öncesi olduğuna dair hiçbir iz, ipucu yoktu. dolayısıyla hikayenin böyle birleşmesini, iki hayatın birbiriyle bu kadar iç içe olmasını hiç beklemiyordum. Sanırım en sevdiğim kısım Artekris hikayesinin kitabın en başından sonuna bu kadar güzel işlenip bağlanmasıydı. gabrielin ölmesi için aliciayı seçtiği anda artekrisle bağlantı bana gerçek bir haz verdi. ama yazılışta güçlü olmayan kısımlar da vardı. kitapta ferçekler ortaya çıkana kadarki kısımda okuduğumuz theo ile ondan sonraki theo sanki birbirinden bambaşka iki insan. işk 200 250 sayfada okuduğumuz theonun gerçekten ona yardım etmek isteyen bir psikoterapist olmasından başka bir şey düşünmemizi gerektirecek hiçbir iz yoktu. yazar gerçekleri açıkladığı bölümden sonra theo her şeyi açık açık konuşup niyetini belli ederken ondan önceki sayfalardaki theo silinmiş gibiydi. yani sanki kitabın başkahramanı da nasıl biri olduğunu bizimle beraber öğrenmiş
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202313bin okunma
Rahatsızlık Hissi
1/10
·166 syf.·
2026 19. kitabı
Spoiler ile başlıyorum: Kitabı hiç ama hiç sevmedim. Okuduğum iki gün boyunca beni fazlasıyla huzursuz etti; karakteri ve psikolojisini anlamaya çalışmaktan yoruldum. Fikir ilk duyduğumda ilginç gelmişti; ancak okuyup bitirince, saman alevi gibi olduğunu fark ettim: İlk kıvılcımı görüyorsun, yanıyor; ama hemen ardından sönmekle kalmayıp kötü bir is kokusu da bırakıyor. Yazar fikri bulunca muhtemelen çok heyecanlanmış; fakat bu fikir en fazla kısa bir öyküye yakışırken, 160 sayfalık bir romana dönüştürmeye çalışmak bence manasız olmuş. Edebiyatın amacı bazen huzursuz etmek, rahatsız etmek ve insanı sorularla baş başa bırakmak olabilir; ama sevdiğim edebî romanların hiçbirinde “rahatsız olup bir an önce kurtulmak” istemedim. Bu kitap ise benim için, bir an önce elden çıkarmak istediğim bir yük gibiydi: 160 sayfalık koca bir yük. Bu fikirden bir öykü yazılsaydı, eminim çok daha vurucu ve akılda kalıcı bir metin çıkardı; roman formunda ise yetersiz ve zayıf kalmış. Anlamlandıramadığım noktalar Kitap boyunca bazı şeyleri net olarak hiç anlayamadım: - Carlo’nun amacı neydi? Bir türlü oturtamadım. Bana “kötü bir arkadaş” gibi geldi; sanki hayata “her şey olacağına varsın” mantığıyla bakıyor. - Cleila tam olarak ne yapmaya çalışıyordu? Neden oğlunu Alberto’ya bu kadar yerdi? Neden gelinini ve adamı bu kadar övdü? Hiç anlamadım. - Carlo ile Alberto arasında bir şeyler olduğunu ima etti; Carlonun, Alberto’ya iyi gelmediğinden ve ilişkilerinden hoşlanmadığından bahsetti ama tam olarak ne demek istediğini çıkaramadım. Bu değerlendirmemi okuyan kıymetli okuyucu: Bu sorularımla ilgili bir fikrin varsa ve bana yazarsan çok sevinirim. Finalle ilgili soru işaretlerim Kitabın sonunda adam eve geldiğinde, kızı “Annem evde değil.” derken doğruyu mu söylüyordu? Adamın karısı da mı
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026194 okunma