fuzulilugat

fuzulilugat
@yazelizm
Burası benim günlüğüm.
Kafanıza taktığınız şeyleri mezara götüremezsiniz ama kafanıza taktığınız şeyler sizi mezara götürebilir. Umarım anlatmak istediğimi geç olmadan anlarsınız.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Kalbim bir sonbaharda her an yapraklarını dökecek bir ağaç misali, en ufak bir rüzgârla çırıl çıplak kalmaktan korkarak yaşıyor."
Çok sevdiğim bir türkünün nakaratında;"Boşuna ağlar mı insan? Derdi varsa ağlar insan." Diyor. Canını yediğimin dertlik türküsü. Nasıl da biliyor yüreğimi de konuşuyor. Hâlime ağlatıyor. Ah ettiriyor vah ettiriyor. Yanan canıma daha çok odun atıyor. Daha da yanayım, kavrulayım, kül olayım ve biran önce küllerimden doğayım diye. Canım yoldaş türküm. Sen okun da ben kederleneyim. Bir sen anlıyorsun halimden bu insanlar ne anlamış... Neyse ben iyisimi açayım radyonun sesini... Hazır nakaratım da yaklaşmış.
"... Dönüp ardıma bakınca;bazı şeyleri haketmedim desem de hakettim. Bu kirden görünmeyen dünyaya benim temizliğim fazlasıyla polyannaydı. Öğrendim. Kirleneyim demiyorum ama tozlanayım. En azından gelen yüreğimden giden sırtımdan bıçaklayamasın. Böyle böyle büyüyecek, ayak uyduracağım. Ağlama da diyemiyorum kendime. Ağlayayım ki bu sinirle 9 köyü yakmayayım."
Aklı olan insanoğluna güvenmesin, aklı olan insanoğlundan kaçsın.