Ö.Yücel Ulukanoğlu

Ö.Yücel Ulukanoğlu
@yclulukanoglu
Öd Tengri aşar kişi oglı köp ölgeli törümiş 𐰢𐰇𐰤𐰏𐰚𐰀∶𐱅𐰭𐰼𐰃𐰘𐰤∶𐰚𐰇𐰲𐰓𐰼
Anasından togup atansa adı, Misafir bulup bindi Odlek atı, Günü bir mangım, tünü bir mangım, lletür ôlümhe, kurutur engem. Anasından doğup adı konduğunda, Misafir gibi hemen Ödlek'in atına bindi. Günü bir adım gecesi bir adım, Ölüme iletir, yüzü soldurur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ala atlı yol tengrim, En yarın hiçe sürmen. Utru ihi aylıg kişi oglu sokuşmuş, korkmuş. "Korkma" timiş, "hut birgeymen" Ala atlı yol tanrısıyım Gece gündüz sürer giderim. iki aylık insan oğluna rastlamış, (insanoğlu) korkmuş. "Korkma" demiş, "ben kut veririm".
Çift başlı ejder motifleri Uygur döneminde de Orhun bölgesindeki (bu bölgede 740-840) anıtlar üzerinde görülür; ancak "göksel Uygur kağanı"nın bir ongun'u ha line gelmiş gibidir. Türk kağanlara atfedilen gökten kut alma özelliği, çift başlı ej derle birlikte Kök Türk hanedan tamga'smı taşıyan Kül Tigin Yazltı'nın doğu yü zünde de görülebilir. Kök Türk hanedanının V. yüzyılda yaşadığı bölgede bayrak larda, bayrak direklerinde, tahtların üzerinde ya da ayinsel veya hükümdarlara özgü oturma biçimi olan ve Türkçede bağdaş denilen pozisyondaki insanlarla bir likte görülen çift başlı ej der, dünya hakimiyetinin simgesi olmuştur. Vl. yüzyıldan Vlll. yüzyıl sonrasına uzanan devrede, Orta Asya Türkleri arasında Hint, lran ve Grek-Roma etkisi özellikle hissedilmiştir. Çift başlı ejder kavramı yalnızca yukarıda değinilen Tantracı çağrışımları değil, sonsuz zamanın simgesi öküz başlı kozmik sü rüngen Ananta Seşa'nırı bazı özelliklerini de kapsıyordu. Canavar iki bölüme aynl mıştı. Baş Rahu ve kuyruk Ketu, takip ettikleri gök cisimlerini yutarak güneş ve ay tutulmalarına neden oluyorlardı. Başları aşağı ya da yukarı doğru bakan çift başlı ej der motiflerinin, gök cisminin yörüngesinin ekliptiği kestiği noktalarla bağlantılı anlamları vardı. Uygur metinlerinde Rahu ve Ketu'ya kuzey gezegenleri denildi ve sanki bölünmüş Ananta Seşa'yı yeniden oluşturarak, göğün ilk ve son işik'inde (eşik), yani zaman döngüsünün başında ve sonunda yer aldılar.
Kök Türk Kağanlığl'nın başlangıç döneminde (552-740),14 bir Vl. yüzyıl anıtında kurt totemi görülürken, Vlll. ya da IX. yüzyıllarda, Kök Türkler için kutsal olan Orhun bölgesindeki çoğu anıtta çift başlı ejder yer alır.Kül Tigin (ölm. 731) yazının dogu ve ban yüzlerinde yer alan çift başlı ejder ve çift ejder, Kül Tigin'in ruhunun yükseldiği başucu noktasını {zenit} simgeliyor gibidir. Diğer Orta Asya Uygur dönemine (840-1210) ait Türkçe metinler,ruhun zodyaka ya da göğün kutbuna yükselme arzularını ifade ederek mezar anıt üzerindeki çift başlı ejderin başucu noktasını temsil ettiği görüşünü desteklemektedir. Kül Tigin'in ölümü üzerine yapılan tapmak, yaz gündönümündeki (Ejder takımyıldızı evçte iken) yedinci Türk ayına adanmıştır.
Sabit yıldızların Büyükayı kanalıyla }\kutupyıldızına bağlandıkları düşünülü yordu.Astronomlar (yultuzçı) yetiştiren Uygur Türkleri, Hintçe grakh ismiyle be lirtilen, gezegenlerin yerlerini yıllık takvimlerde göstermişlerdir. 16 Gezegenlerin Türkçe adları onların bağlı oldukları unsurlara uygundu. Merih {Mars} Oot (ateş); Merkür Suv (su), Müşteri Uüpiter} Yıgaç (ağaç ya da tahta); Zühre {Venüs} Aldun (al tın) ve Zuhal {Satürn} Toprak olarak adlandırıldı. Bu yıldızlar aynı şekilde Kürüd (Merih); Arzu (Farsça kelime. Merkür); Ongay ya da Karakuş (Kartal. Müşteri); Erklig ya da Çolpan (Zühre. Başlangıçta Çin'deki gibi savaşçı olarak görüldü, daha sonra Yakındoğu etkisiyle, Sevit); Sekentir (Zuhal) olarak da adlandırılmıştır.