Ö.Yücel Ulukanoğlu

Bu fikir, otantik Hermetik tradisyon, acaba incecik bir kanaldan varlığını sürdürdü mü diye sormaya başladığımız noktada alabildiğine önem kazanıyor. Metin şu şekilde: "Seth'in çocukları" gök cisimleri ve bunların düzeniyle ilgili bu çok kendine has bilgeliğin mucitleridir; bu icatlara yeterince aşina olunmadan bu bilgeliğin kaybolması da mümkün değildir; Adem'in önceden bildiği gibi dünya bir defa ateş kuvvetiyle, diğer bir defa da büyük miktarda suyun yarattığı şiddet sebebiyle yıkılmıştı. Onlar da iki sütun inşa ettiler, biri tuğladan diğeri taştandı. Yaptıkları keşifleri her iki sütuna da bir güzel yazdılar. Tufan, tuğladan sütunu yok etse bile, taş sütun kalacak ve bu keşifleri insanlığa bildirecekti; aynca onların diktiği bir başka tuğla sütunun varlığını da haber verecekti. Şimdi bu sütun Suriye ya da günümüzde Seirad olarak bilinen ülkededir." Bu metn' birçok yorum getirmek icap ediyor. Hemen dikkati çeken bir nokta, Suriye yahut Sümer-Akad-Babil ülkesinde "tuğladan bir sütun" olduğudur. Pek güzel, zaten bu ülke tuğlanın vatanı sayılır! Tuğladan yapılmış zigurat ya da "büyük dağ" buradadır. İsterseniz bu yapıyı dev bir sütun olarak düşünebilirsiniz. Peki, taş memleketi neresi olabilir? Taş ülkesi, belli ki Mısır' dır, büyük taş piramitler ül.kesi orasıdır. O Mide burada bağlantılı iki kültür tasvir edilir; biri tuğladan diğeri de taştan eserler meydana getirmiştir. Mısır' da Büyük Piramit bulunur; pek çokları, temel yapısındaki oran ve ölçülerde, fevkalade ileri gitmiş uygar kişilerce yapıldığını kanıtlayacak öğeler taşıdığını düşünürler. Babil ve diğer şehirlerdeki büyük ziguratlar da, çok daha harap bir durumda da olsalar, yapılarında çok derin bir şeyler taşıyor gibidirler. Josephus Mısır'la Sümer'i ve farklı inşaat tarzlarını birleştiren bir tradisyonun
Reklam
''Tanrılar Meclisi" hep elli Anunnakinin oturduğu meclis anlamına gelir. Böylece Yay Yıldızının -An'ın kızının- 50 Anunnakinin ortasındaki yüksek tahta konduğu açıkça belirtilmiştir. Mısır'da Sothis kimliğiyle İsis de göklerdeki beyaz bir kraliyet tahhnda resmedilirdi. O da gök tanrının kızıydı. Ast'ın (ya da İsis'in) bir taht olduğu hiyeroglifi de hahrlayın. Kocası Asar (ya da Osiris) ise bir göz ve altında bir tahttan ibaret bir hiyeroglifle gösteriliyordu. İlerlemeden "yedi kader tanrısının" kimler olduğunu görmekte yarar var. Genelde bunlar alt dünyadaki 7 Anunnaki olarak bilinir. Bu da Sirius meselesiyle ilgilidir. Ancak bu kullanım, "Anunnaki" teriminin adsızlığına /anonimliğine gölge düşürür. Bu 7 Anunnakinin de tek tek tanrılarla özdeşleştirilmediğini söylemeye gerek yoktur. Her yerde kaderi belirleyen "yedi" alt dünya tanrısı olarak geçerler. Tamamen göksel olan Anunnakilere Igigi (kesin anlamı bilinmemektedir) de denir. Tüm bunları layıkıyla açıklayabilmiş Sümerolog henüz çıkmadı. Perdenin ardındakine uygun düşecek, konturları çizecek ve tereddütlü bir izah zemini olabilecek bir yapı oluşturulmadıkça tüm bu terimler son derece belirsiz ve kafa karıştırıcıdır.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Puan vermedi·480 syf.·
3 günde okudu
·
2025 10. kitabı
Wilhelm Radloff
9.3/10 · 46 okunma
Kayra Kan! Kayra Kan! Alas! Alas! Alas! Avuç içi kadar açık ver!. Çuvaldız kadar deşik ver! Soylu kişinin torunuyum! Sedir ağacının köküyüm, Abu Tobu diye çağırdım, Ongustay Kuldurak diye çağırdım, Göğün göbeği yerde olsun! Yerin göbeği gökte olsun! Paştıgan dayımı çağırıyorum, Göğün yolunu aç! Avuç içi kadar açık ver! Çuvaldız kadar deşik ver! Yüksek dağın arkasından geç! Abakan dağının başından geç! Kayra Kan, ey Kayra Kan. Alas, Alas, Alas!
Sayfa 25·Kitabı okudu