Ö.Yücel Ulukanoğlu

Argimak atin tayı, Az sallanir çok koşar. Güçlü er'in balasi, Az konuşur, çok dinler.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Esir olan Moğol askerine sormuşlar Japonlar "Bu kadar felaket sonrası neden hala gemilerle gelmeye devam ediyorsunuz?" Onlar da demiş. Biz ruhumuzu Cengiz Han'a en ulu komutan'a adadık, burda iken orta dünya'yı feth edeceğiz, öldükten sonra komutanımızı bekleyip geldiği zaman alt dünyayı feth edeceğiz.
. Türk ve Moğol Mitolojisi: "Umay Ana'nın Tokadı" En güçlü kaynak, eski Türk inanışlarına ve Şamanizm'e dayanır. Bu efsaneye göre: • Olay: Bebek anne karnındayken dünyaya gelmek istemez veya ruhu bedene girmekte tereddüt eder. • Müdahale: Doğumun ve çocukların koruyucusu olan Umay Ana (veya bazı anlatılarda Gök Tanrı), bebeği dünyaya itmek için kalçasına bir şamar vurur. • Sonuç: İşte o morluk, Umay Ana’nın "Hadi dünyaya git!" diyen kutsal el izidir
Türk kültüründe gelin alma töreni, neşeden ziyade hüzünlü ve gerilimli bir ritüeldir. Çünkü eski inanca göre gelin, baba evinden çıktığı (kökten koptuğu) an ile koca evine gireceği an arasında “arada kalmış” bir varlıktır. Bu geçiş sürecinde, ruhsal saldırılara ve kötü enerjiye (nazar) en açık olduğu dönemdedir. İşte tam bu noktada “Kırmızı” (Al) devreye girer. Türk mitolojisinde “Al Ruhu” veya “Albastı” denilen kötücül varlıkların, lohusalara ve gelinlere musallat olduğuna inanılır. Kırmızı renk ise ateşin ve güneşin rengi olduğu için “koruyucu” (apotropaik) bir kalkan görevi görür. Gelinin yüzüne örtülen kırmızı tülbent, onu bu kötü ruhlardan gizleyen, nazardan saklayan bir “ateş çemberi”dir. Aynı şekilde bele bağlanan kırmızı kuşak (gayret kuşağı) da sadece bekaret veya gayret sembolü değil; gelinin “beline” (yani soyuna/döl yatağına) güç veren, onu manevi olarak zırhlayan bir kuşaktır. Gelin, baba ocağının koruyucu ruhundan (İye) ayrılırken, bu kırmızı simgelerle yeni evine kadar zırhlanarak yolcu edilir. KAYNAK • Prof. Dr. Bahaeddin Ögel – Türk Mitolojisi • Abdülkadir İnan – Eski Türk Dini Tarihi • Sedat Veyis Örnek – Türk Halkbilimi
Hayatımıza giren herkes değerlidir ama herkes özel değildir. Saygı hepsine, sevgi layık olana verilir. İnsan seviyorsa iki şeyi asla yapmaz. Aldatmaz ve ağlatmaz! Çünkü aldatmak, insan onuruna ağlatmak ise insan yüreğine yapılmış en çirkin saldırıdır. Erich Fromm