Ö.Yücel Ulukanoğlu

Türk doguya dogru gitti ve ... Türkçe lsık Köl denen yere geldi. Orada bir ıssı göl, su pınarları ve tatlı suların akugı bir agaçlı dağ vardı ... Türk oraya yerleşli ... Dagın tepesinde bir ateş gördü ve oraya tırmandı ... Ateşi bulama dı, fakat kuşlak bir koru buldu. Oraya otağını dikt
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ey göğün kut verdiği yol eri… Bugün gireceğin sınav, yalnızca bilgiyle değil; yüreğinle de aşılacak bir kapıdır. Kaygını ateşe bırak. Şüpheni toprağa ver. Nefesini göğe sal. Çünkü bilen yalnız akıl değildir… Sakin kalan zihin de zafer getirir. Atalarının duası arkanda olsun. Kalemin töreli bir kılıç gibi net ve güçlü aksın. Gözün berrak, zihnin açık, gönlün dingin olsun. Daraldığında unutma: Fırtına en çok, büyük yolcuları sınar. Bugün önüne çıkan her soru, senin kudretini ortaya çıkarmak için vardır. Göğün ışığı üzerine olsun. Kut seninle yürüsün. Başarın bol, yolun açık olsun.
Yukarıda bulunan güneş ana Buraya bakan ay ata Bir uğur verin Bir şans verin Hastalık kötülük vermeyin Kara başlı halkımı koruyun Alas alas
Ateşten öğren: her şeyin kül olacağını Gölgelerden uyanık olmayı öğren, Kayadan hareketsiz durmayı öğren. Dinlenme yeri olan güneşten ders almayı öğren Yaprakların arasında kalan rüzgardan öğren Hayatını nasıl sessiz yaşayacağını. Onlardan öğren, çünkü hepsi senin İçin : Güzel yaşayıp güzel ölmeyi. Sudan temiz kalmayı öğren. Kirini ateşten yakmayı öğren, Nehirden öğren: yolundan dönmemeyi Gölgelerden alçakgönüllü olmayı öğren, Güneşten sürekli ilerlemeyi öğren. Dört mevsimden zamanı tanımayı öğren, Gücünün gökyüzünde olduğunu Güneşten ve yıldızlardan öğren. Hiçbir şeyden korkmamayı Ay’dan öğren. Eğer omuzlarına yük oluyorsa, Karıncanın taşıdığı yüklerden öğren Her şeyden ders al çünkü her şey kaybedilmeli. Bana neyin öldüğünü öğret ki, VARLIĞIN SONSUZ OLSUN