yani son 50 sayfa öyle zor aktı ki bir an asla bitmeyecek sandım AHHHHHH nefret etmedim ama sevmedim de just yorucu ve rahatsız ediciydi. her şeye rağmen akıcıydı yani... okurken kalemi yüzünden değil yazdığı olaylar yüzünden yoruldum
nasıl dizi olmuş anlamadım... gerçekten straight people have it easy
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
bu seri fazla depresif ve garip. Bu seride en uzuldugum kısı aıko oldu. Gercekten kızın hayatını mahvetti, onu unuttu ve yasamına devam ettı. Elbette onu ayakta tutan kısı sachıydı ama punpunun olmesını dılerdım.Ayrıca mangada bazı dangalakların oldugu bolumler vardı oraları gecerek okudum cunku asırı sacmaydı hıcbırsey anlamıyordum. Genel olarak hayatını mahvetmıs aılesıyle bagı kalmamıs hayatta tek amacı aıkoyu tekrar gormek olan punpunun ucube hayatını konu alıyor. Anne babası ayrılıyor ve annesıyle yasıyor fakat sonrasında annesı de oluyor.Annesı korkunc bırısı bu arada. Sonra amcasıyla yasıyor.Amcası punpun gıbı depresıf ve asırı degısık bır adam. Amcasının sevgılısı oluyor o kadına da uyuz oluyorum. Hıkayede asırı sevıyede cınsellık oedıfulı hayta tecavuz bıle var. Ve garıo olan bu tur seylerın Japonyada asırı yaygın olması yanı bu manga aslında japonların gercek yuzunu gosterıyor gıbı bırsey. Temelde hepsının amacsız hayattan geldıgını soylemekteyım!!! Bomboş hayatlar. Kısaca bu tur seyelrden etkılenıyorsanız okumayın sıze katacagı bırsey yok ama okursanızda bıtınce mal mal tavana bakabılırsınız. Konudan alakasız sachıyı cok sevıyorum ama onunda hataları vardı. Aslında mangada herkesın hatası var. Ahhhhhh
ahhhhhh
küçük ben bir jack frost aşığıydı o yüzden kitabı okumak çooooooook eğlenceliydi ve hikayenin konusu çok şirindi
ve jax… senin romantikliğini yerim adam ve finale bayıldım her şey istediğim gibi oldu
Etched in FrostL. R. Friedman · Independently Published · 20242 okunma
---Yaşamak---
Her iki sayfasında mendilimi ha ağladım ha ağlayacağım diye hazır tuttuğum melankolik ve trajedik romanımızın konusuna geçmeden önce kurguyu daha iyi anlamamızı sağlayacak tarihsel bağlamına hadi gelin şöyle bir göz atalım.
Roman, Çin’in 20. yüzyıldaki iç savaştan başlayıp 'Büyük İleri Atılım' ve 'Kültür Devrimi’ne kadar uzanan politik dönüşümlerini, bu hareketlerin sıradan insanların gündelik hayatlarına nasıl dalga dalga nüfuz ettiğini gösterir. Yu Hua’nın kendi çocukluğu 'Kültür Devrimi' dönemine denk geldiği için eserlerinde politik hareketlerin bireysel yaşamlara etkisi sıkça işlenir; -Yaşamak- hem kişisel trajediyi hem de toplumsal yapının getirdiği sistemik kötülükleri birlikte kurar. Bu yüzden eser aynı zamanda edebiyat-sosyoloji perspektifiyle okunur: bireyin varoluş mücadelesi ile tarihsel süreç arasındaki ilişkiyi mekik dokutarak sayfaları gezdirir.
Şimdi kurguya gelecek olursak, ağır psikolojik ve zor tercihlerin koktuğu bu roman, Fugui adlı bir adamın yaşamını, zengin bir ailenin mirasını kumarda kaybetmesiyle başlayan, 1940’lardan 1970’lere kadar olan dönemde, Çin’in kırsalındaki büyük toplumsal dönüşümlerin gölgesinde anlatır. Fugui’nin ailesi tek tek parçalanır: yoksullaşma, askere alınma, kıtlık, zorunlu kolektivizasyon ve Kültür Devrimi dönemindeki baskılar sonucunda karısı, çocukları ve torunu ölür; en sonunda Fugui yalnızca yaşlı bir öküzle kalır. Anlatı, yaşama devam etmenin hem trajik hem de etik yönünü merkezine alır.
Romanın ana temalarına bakacak olursak daa,
ilk olarak 'Yaşama iradesi / hayatta kalma': roman “yaşamak”ın ne anlama geldiğini, insanın acı karşısında nasıl devam ettiğini, neleri istemeye istemeye göz ardı etmeleri gerektiğini, hatta içinden çıkılmaz yüz kızartıcı hallerin insanı ne kadar zor duruma sokup sadece
yazardan okudugum ilk kitapti, son olmayacagi da soylimmm. kitap keyifliydi ama benim icin ortalamaydi cok cok bayilmadim. satranc oynayan 2 ergenin satrancsal muhabbetleri, ufak atışmaları ve birbirlerinden hoslanmalari. akabinde ufak oyunlar, anlasmazliklar ve barisip ask. bu kadar. ehhhhhh diyelm
Şah ve MatAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2025424 okunma