Bizim İstanbulumuz. Çalınmış umutların şehri
9/10
·565 syf.··
2026 19. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 19:36
Kitabın iyisine kötüsüne bakmadan zaman ve mekan anlatan kitapları hep sevmişimdir. Kitap İstanbul tarihinin yedi önemli mimari yapısına vurgu yapıyor. İşlenen cinayetler kronolojik şekilde bu yedi mekana bırakılıyor. Bu mimari yapıları ister istemez gezesim geldi, normalde bir inceleme yazmayacaktım ama bu yerleri unutmayayım diye sıralı bir şekilde yazacağım. Sarayburnu, Atatürk Heykeli ( Eski Poseidon Tapınağı ) Çemberlitaş Konstantin Sütunu Yedikule Zindanları, Altın Kapı Ayasofya Fatih Camii Topkapı Sarayı Süleymaniye Camii (Mimar Sinan Türbesi) Bir Başkomiser Nevzat kitabı, cinayetleri ekibiyle birlikte gerek bu şehrin tarihinden de esinlenerek çözmeye çalışıyor. Yapılan vurgu ise cinayetlerin İstanbul için mi işlendiği yoksa bu şehre çokça emeği dokunmuş krallar için mi... Kitapta Nevzat Başkomiserin geçmişine de dönüyoruz. Çocukluk ve lise yıllarına. Hikayesi sardığı için söylüyorum Nevzat, Yekta, Demir, Handan dörtlüsüne ayrı bir kitap yazılırmış. İçsel duyguların çatıştığı gayet güzel bir roman. Hep aklımda "sonu mezarlıkta biten hüzünlü bir cinayet romanı" olarak kalacak.
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Yedikule zindanında Gencecik Osmanın ölümünün gerçekleştiği hücrenin eşik taşında Yeniçerilerin hazin sonunu yazan, yangından son anda kurtulan Yeniçeri Katibi Numan. Ve yine anlatıyor Numan; Osmanlı padişahlarının otuzuncusunu. Otuz bir yıl saltanat süren Mahmudu, kendisine âdli diyen, yeniçeri ocağını ateşe çeviren Adli Mahmudu. Osmanlı padişahlarının -en yanılmışını-
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,369 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·590 syf.··
2026 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 21:05
İstanbul'a bakıyorduk denizden ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... merhaba arkadaşlar bu akşam onurongo kaleminden İstanbul hatırası kitabını yorumlayacagim. Kitap resmen tarih kokuyor benden söylemesi ..Bana göre Ahmet Ümit bu kitabı yazarken İstanbul'u çok araştırmış..Kitabı okurken İstanbul'u gezmek canım istedi gerçekten.. Kitap 561 sayfa ve ben hiç sıkılmadım merak ederek okuyorsnz gerçekten.. Kitabın baş kahramanı başkomiser Nevzat yalnız yaşayan zamanında eşini ve kızını suikast sonrası kaybeden biridir bir gün sarayburnu'nda Atatürk anıtı'nın altında bir ceset bulunur elinde de eski Bizans sikkeleri bulunup boğazı kesilerek öldürülmüştür cinayeti araştırma görevi başkomiser nevzat'a verilmiştir öldürülen kişi bir alkol yoktur. Elinde Byzantion dönemine ait sikke bulunmaktadır 2.cinayet: Mukadder kınacı Çemberlitaş ve konstantinon sikkesi 3.cinayet: gazeteci Şaban duruca Yedikule altınkapı 2. teodosios sikkesi 4.cinayet: mimar Teoman Akkan Ayasofya müzesi justinian sikkesi 5.cinayet: eski belediye başkan yardımcısı Fazlı gümüş kafası Topkapı sarayı'na gövdesi Fatih camii'ne Fatih Sultan Mehmet sikkesi 6.cinayet avukat Hakan yamalı mimar Sinan türbesi Kanuni Sultan Süleyman'a ait sikke.. Nevzat handan'la ilkokul arkadaşıdır liseye geldiklerinde onlara Demir ve Yekta da katılır Demir veteriner yelpaze mimarlık okuyup şairlik de yapmaktadır demirhan'dan aşıktır üniversite okumak için yurt dışına gider handan'a açılamaz handan'ın evlenme çağı gelmiştir yekta'nın da handan'a ilgisi vardır ve evlenirler 3 yıl sonra Handan oğlu ve umutla beraber yapılan inşaatın devrilmesi sonucunda vefat eder Handan olduktan sonra teselli etmesi devre düşer Demir Türkiye'ye döner. Peki katil amacına ulaşmış mıdır? Sizce katili hapse sokmuşlar mıdır? Kitapta yolsuzluk
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma
8/10
·108 syf.··
2025 22. kitabı
Çok yenilikçi fikirleri olan, ama tecrübesizliği nedeniyle bir grubun hedefi haline gelen talihsiz Osmanlı padişahı; Genç Osman. Kitap Genç Osman’ın katledilmesi olayına yoğunlaşmış. Bence biraz daha detaylı bir biyogrofik roman olabilirdi. Örneğin Lehistan seferi, hotin antlaşması, yeniçeriyi kaldırma düşüncesi, ilk kez saray dışı evlilik yapması gibi önemli konular bir iki cümle ile geçilmiş. Fakat buna rağmen amcası Mustafa’nın taraftarı olan çıkarcı ve fitneci grubun isyanı ve yeniçerilerin öfkesi en ince detayı ile anlatılmış. Genç Osman’ın gördüğü zulüm, uğradığı hakaret, tacize varan taşkınlıklar usta bir dille anlatılmış. En son Yedikule zindanlarında boğdurulması etkiyi zirveye çıkarıyor. Genç Osman tahta gelince kendinden 1-2 ay küçük kardeşi Mehmet’i boğdurtmuştu. Rivayet odur ki; şehzade Mehmet aynı akıbeti yaşayasın, beni canımdan ettin sen de genç yaşına doymayasın diye beddua eder. Genç Osman’ın katline giden süreci hazırlayan Davut Paşayada idamdan hemen önce Genç Osman sende aynı bu zindanda benim gibi can veresin, benim kanım senin yanına kalmaz diye beddua eder. Bir kaç hafta sonra Davut paşa aynı yerde idam edilir. Ne diyelim bazı beddualar çok hızlı tutuyor. Sadece kitapta şundan emin olamadım. Davut paşa’nın akli dengesi yerinde olmayan sultan Mustafa’nın kardeşi ile evli olduğunu biliyordum. Kitapta kızı ile evli olduğu yazıyor. Bundan emin olamadım. Mustafa ilk tahta çıktığında çok küçüktü. Sonrada hep kafeste yaşadı. O yaşta kızı olması mümkün mü emin olamadım. Zaten ikinci kez tahta çıktığında 24 ile 26 yaş aralığında olması gerekiyor. Neyse bunu daha sonra araştıracağım. Bu yazarın diğer tarihi romanlarını da okuyacağım. Keyifli okumalar..
Genç OsmanRagıp Şevki Yeşim · Elips Kitap · 20069 okunma
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2025 123. kitabı
Merhabalar Bugün fantastik kurgusunnda His serisinin ikinci kitabı olan Ateş Mavisi ile geldim. Ben bu seriye bayıldımm bayıldımmm okadar diyorum size. İlk kitap öyle bir yerde bitti ki imdadıma Ateş Mavisi yetişti. Hare ruh formunda olmadan canlı bir şekilde ruhlar aleminde yaşamaya tutunmaya çalışıyordu. Ateş bir çözüm yolu bulmuştu sonunda. Hare'yi ruhlar aleminde yok etmekti. Bu işin sonunda hare dünya ya kardeşi ruhlar alemine gelecekti. Kalpte hissedilen hisler yüzünden olaylar çok başka yerlere gitmişti. Aşkı ellerinden kayıp gider Ateş'de yedikule zindanlarına götürülmüştü. Nihayet istedikleri gibi oldu Hare gözlerini açtığında tekrar dünya ya dönmüştü ateşin kardeşi ruhlar alemine. Hare olanları ailesine anlattı fakat kimse inanmadı. ( haksız değiller bende okumasam inanmam Hare kuşum.) Hare'yi ailesi ruh hastalıkları hastanesine yatırırlar. Hare uzunca süre tedavi olur ve çıkmasına nihayet yakındır. Abisi ve yasemin Hare'yi hastaneden almaya gelmişlerdi çıkışta başlarına gelen felaketle üçü birden kendilerini tekrar ruhlar aleminde bulurlar. Hare heyecan içinde Ateş'e gitmenin peşinden. Bir sorun vardı bırakıp gittiği gibi değildi buralar. Herşey çok başka hal almıştı. Halk çadırlarda yaşıyor, heryer virane olmuş ve ön önemlisi lider gitmişti. Kimse burda edindiği yakın arkadaşları bile tanımıyor Hare'yi Ateş bile . Ateş'in yerinde gözü olan düşmanı Andelko tüm şehrin hafızasından Ateş'in lider olduğu zamanları silmişti. Peki kahinin söylediği zihin unutsada hatıralar, hisler her daim hatırlar sözü doğru müdür? Bu büyü birşekilde bozulacak ama sonuçları nasıl olacak dersiniz? Hare kendisini hatırlata bilecek mi? Ateş Hare'yi hatırlayıp tekrar halkının yanına dönecek mi dersiniz? Abisi Hakan ve Yasemin nasıl dayanacak bunca şeye. Ben üçüncü
1000Kitap
His 2: Ateş MavisiDuruMavii · Epsilon Yayınevi · 2018634 okunma
Puan vermedi·399 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 22:51
Belki kusursuz bir hikaye değil, belki okurken insanın nefesini de kesmiyor ancak o kadar samimi ve hayatın içinden bir hikaye ki kesinlikle bu eserin hak ettiği değeri almadığını düşünüyorum. Hikaye, ana merkezi İstanbul'un Yedikule mahallesi olmak üzere 1980'lerin başından 1990'ların sonuna kadar uzanıyor. Bu süre zarfında mahallede yaşayan onlarca insana değiniyor. Hepsi ana karakter değil elbette ancak hepsinin hikayesi birer cümle ile de olsa anlatılıyor. Ana karakterler ise dört gencimiz: Elif, Hasan, Sema, Salih. Dördünün de farklı dertleri, farklı acıları, farklı hayalleri var. Bana en çok dokunan ise Salih'in hikayesi ve hayat mücadelesi oldu. Diğer üçünün hikayesi biraz daha uç noktalara sürüklenmiş olsa da geçmişte ve günümüzde her mahallede, hatta her caddede en az bir tane Salih'in yaşadığına eminim. Kitabı güzel kılan etmenlerden biri de her türlü konuya değinilmiş olması. Aşk, dostluk, ayrılık, ölüm, gurbet, fedakarlık, aile, evlilik, boşanma, komşuluk, esnaflık, hapse girme ve hatta fahişelik dahi mevcut. Bu yönüyle de okuyan herkese mutlaka bir noktada dokunacak nitelikte. Sonu biraz daha çarpıcı olsaydı belki daha çok akılda kalabilirdi, bu da şahsi eleştirim olsun. Dediğim gibi, aslında mükemmel bir hikaye değil, nefes kesici bir sürükleyiciliği de yok ancak bir şekilde dokunuyor insana. Dili biraz ağır yalnız, lirik bir anlatımı var, bol miktarda devrik cümleler falan, belki bu biraz yorabilir. Onun dışında basit ama doğal bir kurgu arayanlara tevsiye edilir.
1000Kitap
Yolgeçen HanıPınar Selek · İletişim Yayınevi · 201143 okunma