Hapishaneler ve tımarhaneler var olduğu sürece içinde birilerinin oturması gerekir. Siz değilse ben, ben değilse başka üçüncü biri elbet girecektik buralara.
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?
Her insanın ruhu diğer insanların arasına karışıp, belirli bir yol almakla yükümlü. Bunu yaşamında yapmaz ise, ölümünden sonra yapmak zorunda kalıyor. Ruhu huzur bulamıyor, geziyor.