Puan vermedi·224 syf.··
2026 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:38
Edurne Portela'nın Yokluğu Yeğdir romanı, Bask bölgesindeki toplumsal şiddetin gölgesinde büyüyen Amaia'nın yaşamı üzerinden aile içi şiddetin ve travmanın birey üzerindeki etkilerini ele alıyor. Yazar, korku, yalnızlık ve sevgisizlikle şekillenen bir çocukluğun izlerini yalın ama etkileyici bir dille anlatıyor. Hem bir büyüme hikâyesi hem de toplumsal bir portre niteliği taşıyan kitap, insan ruhunun kırılganlığını ve tüm zorluklara rağmen ayakta kalma gücünü başarıyla yansıtıyor.
Edebiyat
Yokluğu YeğdirEdurne Portela · Sel Yayıncılık · 202571 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap okuma açlığım çektiğim bir dönemde satın alıp okuduğum bir kitap oldu. Kitap daha önce benim hiç duymadığım Bask Özerk Bölgesinde yaşayan istismar,şiddet,kopmuş aile bağları ve 6 kişilik bir ailedeki yalnızlığı bize anlatıyor. Kitabı evin en küçük çocuğu hemde tek kızı olan Amaia'nın ağzından dinliyoruz. Kitapta en beğendiğim özellik ana karakterimiz kendi ağzıyla anlattığı için 4 yaşından 35 yaşına kadar her bölüm cümle,kelime seçimleri ve anlatım tarzının devamlı değişmesi oldu. Bence bu okuyucuya çok güzel aktarılmış. Çünkü ilk sayfada nasıl 4 yaşındaki bir kızı dinliyor gibi hissediyorsanız son sayfada da 35 yaşında bir kadını dinliyor gibi hissediyorsunuz. Amaia'nın babasından ve geçmişinden devamlı kaçmaya çalışmasına rağmen bir roman yazdığında babasının yaptığı hatalara kendince bahaneler uydurması,aslında nefret ettiği annesinden bir farkı olmadığını gösteriyor. Evin en büyük çocuğu olan Anibal ile bağını diğer herkesten farklı örüyor. Onun yaşına geldiğinde onun gibi giyiniyor,onun odasında kalıyor,onun sevdiği müzikleri dinliyor. Zaten ölümüde kardeşler arasında en çok onu etkiliyor. Çok uzatıyorum biraz kısa keseyim bence çok güzel bir kitaptı zaten kısaydı 2 günde bitirdim akıcıydıda bu yıl sevdiğim kitaplar arasında.
Yokluğu YeğdirEdurne Portela · Sel Yayıncılık · 202571 okunma
Reklam
8/10
·626 syf.··
2026 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 23:10
Merhaba kitap severler Bir dünya klasiği ile geldim Jane Eyre Charlotte Bronte 626 sayfa 10/8 Jane, küçük yaşta annesini ve babasını kaybettiği için dayısının yanına sığınmak zorunda kalıyor. Dayısı yaşarken hayatı bir nebze güzelken dayısının ölümünden sonra, yengesi ve kuzenleri ile zorlu bir hayat yaşıyor. Her zaman adalet ve hakkını koruyan bir kız olduğu için çok zorbalığa maruz kalıyor. Yengesi daha fazla dayanamayıp onu, yatılı okula verir ve hayatı buradan sonra değişir. 8 yıl okulda kalır ve mürebbiye olur. Oradan özel bir evde mürebbiye olarak iş bulur 19 yaşındaki Jane hayat yolcuğun da neler bekliyor? Aşk, acı, gurur ve hayatta kalma mücadelesi... Asla öğrenmekten ve okumatan asla vazgeçmeyen bir kadın... Kendi ayaklarının üstünde durup kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürebilecek mi? Aşık olduğu adamın ihanetini nasıl aşacak? Alıntılar Ömründe İlk olarak öç almanın tadını duyuyordum. Elimden geleni yaptığım halde beni ille de sevmeyen kimseleri ben de sevmemeliyim. İnsan yaratılışı gereği kusurludur. En parlak yıldızların bile üzerinde lekeleri vardır. Öyleyse üzüntüye neden kaptiralim kendimizi mademki ömür kısa ölüm de mutluluğa giden bir yoldur. Sevgi dolu bir ortamda ki sebze yemeği,
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Puan vermedi
“Bu evde herkes hayatta kalabilmek için kendince bir yol bulur” Bu cümlenin romanını yazmış Edurne Portela. Toplumsal ve bireysel travmaların tam ortasında büyümeye çalışan bir kız çocuğunun hikayesi. Çok sevdim. Yer yer günlük okuduğum hissine kapılsam da ve uzadı dediğim yerler olsa da, iyi ki okudum dedirtecek kadar güçlü bir hikaye. En büyük başarısı da karakterlerin gerçekliği ve derinliği. İspanya’nın Bask bölgesinde yaşanan politik atmosferi de her an hissettiren, bunu bir aile öyküsü etrafında ören yazarın bu ilk romanı Yokluğu Yeğdir. Diğerlerinin de Türkçeye kazandırılmasını bekliyorum. Büyümenin ne zor olduğunu anlatan bir büyüme romanı.
Yokluğu YeğdirEdurne Portela · Sel Yayıncılık · 202571 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 18:08
Kayda geçmeyen işleri insan kafasında tutamaz; hafızana inanma oğul, yaz! Söz yazılırsa kalır, ihmal edilirse gider. Cahilin ibadetinden âlimin uykusu yeğdir. Ne demiş bir bilge: Bilgisiz kimseyi kendine çok yakın tutma, şüphesiz ki münasebetsiz bir harekette bulunur. Hüzün ve keder seni ne kadar esir ederse etsin, ne kadar ağlatırsa ağlatsın, bir gün yüzün gülecektir. ... Herkese selamlar, mevzu bahis Yusuf Has Hacip ve onun eseri Kutadgu Bilig... Kut: Tanrı'nın insana bereket ve iktidar vermesi, kişiyi canlı ve güçlü tutan bir kavram. Kitabın isim kökeni buradan geliyor. Kutlu insan huzurlu, mutlu, keyifli insandır. Kutadgu Bilig ise "Mutluluk veren bilgi - fayda sağlayan ilim." demektir. Yusuf Has Hacip, Karahanlı Devleti'nin hacibi, yani danışmanıdır. Tabgaç Buğra Han'a yazılmış olan bu eserin tarihî 1069-1070 yıllarına tekabül etmektedir. Yusuf Has Hacip, burada dört karakter sunar bize; -Küntoldı (Hükümdar) -Aytoldı (Vezir) -Ögdülmiş (Vezirin oğlu.) -Odgurmuş. (Halvete çekilmiş, ermiş-derviş) Her bir karakterin kendine ait birtakım hususları, yetileri vardır. Hepsinin zihni ve tavırları farklı konularda yeterlilik gösterir. Bize ise nasibimizce bu nasihatlerden anlatılanı idrak etmeye çalışmaktır. Siyasetname adlı bu dal, oldukça faydalı ve öğretici-uyarıcı bir yazım türünü teşkil eder.
Edebiyat
Kutadgu BiligYusuf Has Hacip · Alkım Yayınları · 20084,398 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 12:19
Tolstoy’un 1896-1904 yılları arasında yazdığı bilinen ve ölümünden sonra 1912 yılında yayınlanan çeçen halk kahramanı hacı murat’ın gerçek hayat hikayesinden yola çıkıp kurgulaştırarak anlattığı kısa roman. birbirinden güzel roman, novella, oyun ve hikayeleri içinde barındıran tolstoy külliyatının son eseridir. 1854 yılında osmanlı – rus merkezli gerçekleşen kırım savaşı’na subay olarak katılan tolstoy bu dönemdeki askeri nitelikli gözlemlerini kitaba aktarmıştır. Hikaye, anlatıcının kafkas topraklarında atını sürerken bir devedikeni görmesi ve bu güzelliğe sahip olmaya çalışmasıyla başlıyor. dikenlerinin ellerine batması pahasına onu koparmak istiyor. Uğraşıyor, didiniyor ve en sonunda kan ter içinde kalan avuçlarında güzelliğinden neredeyse hiçbir eser kalmayan bir devedikeni çiçeği buluyor. olayın farkına vardığında devedikeni çiçeğinin kolay pes etmeyişi, anlatıcıya kafkas coğrafyasındaki büyük halk kahramanı hacı murat’ı hatırlatıyor ve hikaye başlıyor. Tolstoy hacı murat tarihini romanına aktarırken Rus kaynaklarından yararlanmıştır. Dolayısıyla bu kaynaklar hacı murat ile imam şamil’in gerçek bir anlaşmazlığa tutulduğunu yazar. Halbuki evrensel kaynaklar incelendiğinde bu durum rus askeri bürokrasisi içine sızmak için hacı murat ve imam şamil’in geliştirdiği bir stratejidir. tolstoy’un o yılların rusya’sında hikayeyi bu haliyle yazması zaten beklenemezdi. dikkatli okuyucular satır aralarında bu gerçeği de göreceklerdir. kitabın ve hacı murat'ın hayat hikayesinin mesajı: "dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek yeğdir" Kaynak ekşisözlük. Acaba imam şamil ajan miydi diye düşünürken bu incelemeye hayran kaldım. Tabiki gavurlar birbirlerine düşman idi diye yazacak. Tolstoy harika bir kitap yazmış Durgun don serisinden sonra bu kitabı okumam Kafkaslara gitme
1K
Hacı MuratLev Tolstoy · Sis Yayıncılık · 201418,5bin okunma
Reklam
Reklam