“ Filoloji, tarih ve benzeri şeyler yerine tezinizi aşk üzerine yazsaydınız onu nasıl hayal ederdiniz çok merak ettim,” dedi Max Werner.
“Aşkı nasıl mı hayal ederdim? Ah, çok basit. Son derece sade ve sağlıklı. Sanırım hiç de şeytani ve romantik sayılamayacak şeylerle karşılaştırırdım aşkı. Her gün açlığımızı giderdiğimiz kutsal, doyuran ekmekle; her gün evimizi açtığımız hayat veren temiz havayla. Sonuç olarak her şeyi borçlu olduğumuz, ama haklarında pek öyle tumturaklı laflar etmediğimiz en önemli, en doğal, en güzel şeylerle.”
Sayfa 26 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
İçini bir tür sessiz öfke kapladı, bu kızla ilgili belirsizliğin eziyetini çekiyordu. Bunlar sahte davranışlar değilse, kızın hiç tanımadığı bir delikanlının önerisine bu denli açık olması, ona bu kadar iyi niyetle güvenmesi mümkün müydü? Yoksa sessizce arkasından gülüyor muydu? Veya uzak bir gezegenden mi Paris sokaklarına mı düşmüştü?
Sayfa 12 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
“Bakış açımızı genişleten, hayatı önümüze seren ve bizi bağımsızlaştıran kitaplar niye bir cephe hizmeti olsun ki,” diyerek şaşkınlıkla ona baktı kız. “Bu dünyada bizi özgürlüğe yaklaştıran tek bir şey varsa oda zihinsel çalışmalardır.”
Sayfa 10 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu