Ferhat Çalışkan

Ferhat Çalışkan
@yengec01

Ferhat Çalışkan

, bir kitap okudu
8/10
·153 syf.·
Beğendi
·
11 saatte okudu
·
2022 19. kitabı
Sabahattin Ali
8/10 · 1.861 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Genç arkadaş - yurdunu, milletini dünyada her şeyin üstünde tut. Bütün varlığını, bu toprakları şenlendirmek bu topraklar üstünde yaşayan insanların yüzünü güldürmek yolunda harca. Birbirini boğazlamadan yaşamak isteyen bütün insanlara dostluk göster, kendi menfaatleri için dünyayı kana bulamak isteyenlere inanma. Bunları insanlığın, yurdunun ve milletinin düşmanı say. Yurdu’na açık veya gizli yollardan girmek ve yerleşmek isteyen yabancılara yüz verme. Seni sömürmek ve köle etmek isteyen böyle düşmanlara karşı kafanla, kaleminle, gerekirse kanınla mücadele et. Bu millete dayanamadıkları için herhalde yabancı bir devlete dayanmak lazım olduğuna seni inandırmak isteyenlerin sözlerine kanma. Müdafa edilecek fikirleri olmadığı için her türlü fikre düşmanlık edenleri ve etraflarına sadece kabiliyetsiz, cahil sürüleri toplamak isteyenleri arana sokma. Seni maceralara sürüklemek isteyen gafillere yüz verme; bu milletin binbir yarasına merhem olmayı bir yana bırakıp dipsiz maceralar peşinde, yabancı ülkeler zaptetmek hülyalariyla halkı kırdırmak, bu arada külah kapmak isteyen vicdansızların parlak sözlerine kulak asma. Çünkü sen büyüklük delisi zevzeklerin,Hitler Kahküllü kaçakların oyuncağı olamayacak kadar ağır başlasın. Ve hele her şeyin başında, seni aldatarak alçakça işlere oyuncak etmek isteyen düşmanınla sana hakikati söyleyen dostunu birbirinden ayırmasını bil, bunun senin zekandan ve namusundan bekleriz.”
Sayfa 144 - yky·Kitabı okudu
Edebiyat
Karanlık ruhlu insanları en çok korkutan da işte halkın bu olgunluğa varması idi. Bu memlekette atılacak her ileri adamı kendi hak edilmemiş ekmeklerini bir tecavüz gibi nefretle karşılayan bu insanlar, hiçbir kötü vasıtayı ihmal etmeden açık ve kapalı tezvirlerine devam ediyorlardı.Ellerindeki en kuvvetli silah komünizmdi. Her yeri hamleyi, her yeri fikri bu damga ile gözden düşürmeye uğraşıyorlardı. Köy Enstitülerine komünist yuvası diyen onlarda; Hasan Âli Yücel’in komünistlerin kurucusu diyen onlardı; Sabahattin Ali’nin, içlerinde bu memleket ve bu millet endişesinden başka bir tek heyecanın ifadesi bulunmayan eserlerine komünist damgasını vuran onlardı; Turancıları, ırkçılığı, geriliği himayelerinde alan onlardı; İnönü’ nün 1 Kasım nutkundan sonra, o büyük ve hakim insana bile dil uzatmaya cüret ederek: “İnönü mütereddit…Dış baskının tesiri altında yordun disiplinli gevşetir, milli bünyemize ve seviyemize uymayan değişikliklere girişiyor; tek dereceli seçim memlekette anarşi doğurur, hür basın bizi Bolşevik istilasına götürür.” diyenlerde onlardır.
Sayfa 100 - yky·Kitabı okudu
Edebiyat
Siyasi terbiye ve olgunluk noksanı, yurdun hususiyetlerini bilmeme, uzun yıllar susmanın doğurduğu acemilik ve realitelerden ziyade klişe fikirlere bağlılık onları çok kere yanlış, belki de zararlı yollara götürüyordu. Fakat açık ve hür bir fikir mücadelesi sonunda bu sancılı devir elbette geçecek, memlekete hayırlı bir sonuca varılacaktı. Millet, kültür seviyesi ve siyasi olgunluğu arttıkça, elbette iyi kötüden, hası kalpten ayıracak, bu yurda hizmet etmek isteyenlerle, başka emellere hizmet edenlerin arasındaki farkı görecekti.
Sayfa 100 - yky·Kitabı okudu
Edebiyat
Haklı olanlar bu yoldan yürüyemezlerdi, hayır, hak hiçbir zaman söz ve fikir tarafını bırakıp tekme ve balyoz tarafını tutmuş olamazda.
Sayfa 9 - yky·Kitabı okudu
Edebiyat