Çay bizim için sadece bir içecek değil; bir yaşam sanatı, bir inanç haline geldi. Saflığa ve zarafete olan hayranlığımız için bir bahane, ev sahibi ve misafirlerin mutluluğun zirvesine ulaşmak için bir araya geldikleri kutsal bir ritüel oldu.Çay odaları, yorgun gezginlerin buluşup sanatın çeşmesinden ortaklaşa yararlandıkları, susuzluklarını giderdikleri bir yer hâline gelerek, ıssız ve vahşi doğanın cenneti oldu. Çay seremonisinin konuları plansız gelişen olaylardı. Ritüeli bozacak bir renk, ses olmaksızın ya da olumsuz bir davranış gösterilmeksizin her şey törene uygun ve sade bir şekilde yapılırdı. Ve tuhaftır ki çoğu zaman başarılı sonuçlar alınırdı. Sebebi ise seremninin altında yatan ince bir felsefe anlayışıydı. Taoizm inancı çayseverliğe bürünmüştü.