‘Kavminden kovulmuş bir günahkâr’ gibi
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 22:04
Duyguların karanlık zindanlarında boğulurken, kelimelerin, satır aralarından umut hüzmeleri olarak sızması… Tarık Tufan kalemini ancak böyle ifade edebiliyorum. İçinizde kor gibi bir ağırlıkla zorluyor önce sayfalar. Kendimizi fark ettirerek özgür kılmaya ahdediyor. Başarıyor da. “İnsan her şeye geç kalandır” Kendine, sevdiğine, aşkına, hüznüne, sevmeye, vazgeçmeye, bulmaya, farketmeye, üzülmeye, ölmeye…. her şeye ama her şeye Geç Kalan bir adamın tövbe ve yakarışlarında, her bir damla göz yaşında kendimizi buluyor ve tabii geç kaldığımızı anlıyoruz. Aşkın sıcaklığını duyarken, ayrılığın ateşinde yanışına tanık olmak ve her cümlede kendimizle yüzleşmek… “Hiç gelmeyecek birini beklemenin ağır, dokunaklı, ıstırap verici, hazin hali” yayılıyor odamıza. Yüzleşmelerin şaşkınlığını üzerimizden atamazken, garip bir hafifleme hissediyoruz. Bir adam ve kadının sevgiyle çıktığı yolculuklarda kayboluyoruz. İlişkilerin en kırılgan yanlarını o hiç kendine bile itiraf edilemeyen hataları bir çırpıda döküveriyoruz kelimelere. Kendi çıkmazlarıyla boğuşan ruhların, çocuksu sevinçlere nasıl da mezarlar kazıp, mezar taşlarına kendi adlarını yazdığına göz yaşı döküyoruz. Her şeye rağmen “Benim aşkım ikimize de yeter” diyen tarafın cesaretini koyuyor avuçlarımıza. Cesareti yüreğine yük olan, avucunda bir kuş gibi taşıyanların, yitireceği umuda, yaşatacağı yılgınlığa, yıkıklığa, yenikliğe, yorgunluğa, yoksunluğa, yurtsuzluğa… “Y harfinden acılar yapma”sına kahrediyoruz. Kaybetmenin her türlüsünü tadıyoruz yani. Anlatım yoğun duygular mozaiği… olay akışı yok çünkü hayatın akışına da geç kaldık. Kurguya ne hacet, hepsini kafamızda kurmuşuz zaten. Hep ordan burdan duygularımız gibi… hep sonu gelmeyecek sandığımız yürüyüşlerde zihnimizin soluksuz her yöne savruluşu gibi… “ Kırık dekor, mutfaktaki
İnsan ve Duygular
Geç KalanTarık Tufan · Doğan Kitap · 20213,409 okunma
Fakir Baykurt’tan Bir Toplum Aynası: Efendilik Savaşı
10/10
·170 syf.··
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 19:07
İlk basımı 1959'da yapılan Efendilik Savaşı, gözlemlerinden ve canlı tanıklıklarından yola çıkan Fakir Baykurt’un, toplumun görmezden geldiği, bastırdığı, unuttuğu köylülerin yaşamını tüm çıplaklığı ve sertliğiyle gözler önüne serdiği etkileyici bir kitap. Sadece bir dönemin tasviri değil; aynı zamanda yıllar süren bir toplumsal ihmalkârlığın, sistematik eğitimsizliğin ve yoksulluğun özellikle çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerinin anlatımı.. Sanki köylünün kaderi bir çuval gibi boşalmış önümüze: yoksulluk, kalabalık haneler, ilgisizlik, hastalıklar, ezberden yaşanan hayatlar... - Baykurt, köy hayatını romantize etmeden; oradaki sefaletin, güç ilişkilerinin ve çaresizliğin içinden gelen bir anlatıcı duyarlılığıyla, köylü çocuklarının hem fiziksel hem de duygusal olarak nasıl ihmal edildiğini çarpıcı bir dille aktarıyor. Roman boyunca karşımıza çıkan karakterler, bu ihmalkârlığın ve adaletsizliğin bireysel yaşamlar üzerindeki etkisini gösteren canlı örnekleri... Köy okullarındaki fiziksel koşulların yetersizliği, gerekli donanımın olmayışı, çocuklardaki hijyen sorunu ve sağlık sorunları, çocukların sürekli devamsızlık yapması, eğitimin sürekliliğini kesintiye uğraması, (ailelerin eğitim yerine işe, Kur’an kursuna ya da ev işlerine yönlendirmesi) öğretmenlerinin elini kolunu bağlıyor. Köy öğretmenliğini ya da yoksul bölgelerde eğitim vermeye çalışan bir öğretmenin çaresizliğini yaşıyoruz, bu satırları okurken. .- Bu anlatımın ardında yatan temel mesaj ise çok daha derin: Efendilik Savaşı, köylü halkın kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu, ancak bunun ancak önce uyanmayla, ardından eğitimle, örgütlenmeyle ve bilinçle mümkün olabileceğini savunur. Fakir Baykurt’un kaleminde “efendi” olmak, bir sınıfın başka bir sınıfa hükmetmesi değil; halkın kendi hayatı
Roman-Edebiyat
Efendilik SavaşıFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2020265 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2022 42. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2022 00:00
Yazarın makalelerinden derleme olan bir kitap. Bu tür kitaplardan genelde çok tekrar oluyor. Bunda da öyleydi. Tarih, felsefe ve yorumların olduğu kitapta, yazarın çok çizgisini çok keskin buldum. Evet değerlerimize sahip çıkmalıyız fakat genel olarak çok olumsuzdu ve çok fazla sorun odaklıydı..çözümler veya çözüm yolları sunmasını beklerdim. Kitabın dili aslında çok ağır değildi fakat benim bilmediğim kavramlar çoktum Buda benimkelime hazinemi zenginleştirdi. Çok tekrara gitmesi sıkıcı geldi. Ama sonumda özellikle Ankara ve Istanbul hakkındakı yorumları çok değerliydi. Benim için bu iki değerli şehri çok güzel kıyaslayarak anlatmış. Bu bölüm çok hoşuma gitti. Ayrıca kitabın ismi çok iddiali ve güzel fakat içerilik isminin hakkını vermedi gibi..acizane düşüncem..
Kalbin AklıSavaş Ş. Barkçin · İnsan Yayınları · 2020650 okunma