Giden hiç kimse kalandan bir şey götüremez. Kimse bu kadar güçlü değildir. Giden giderken hayata dair bir kırgınlık bırakır sadece kalana. Kalan bundan bir ders alır ve daha da güçlenir. Ve hayatın kalan kısmına tecrübeli olarak devam eder. Her yenilgi kocaman bir zaferdir bilene.
Beni Yakışına
Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme. Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı. Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Nurullah Genç
Şiir
Reklam
Trump’ın "Trump Ice" (su), "Trump University" (ki hiç açılmaması gereken ve davalarla kapanan bir yapıydı), "Trump Shuttle" (havayolu) ve tabii ki Atlantic City’deki "Taj Mahal" başta olmak üzere batan kumarhaneleri... İş dünyasında "büyük deha" olarak pazarlanan bir figürün arkasındaki bu devasa başarısızlıklar serisi, aslında agresif bir marka pazarlamasının arkasında nasıl bir yönetim zafiyeti ve plansızlık olabileceğini çok iyi gösteriyor. Kemal Kılıçdaroğlu ile kurduğumuz analoji ise ilk bakışta farklı kulvarlar gibi görünse de sistemik bir "süreç yönetimi ve algı hatası" noktasında oldukça dikkate değer bir paralellik barındırıyor. Bu iki figürün başarısızlık hikayelerini yan yana getirdiğimizde şöyle bir tablo çıkıyor ortaya: 1. "Yenilgi" Döngüsünü Doğru Okuyamamak Trump: Girdiği birçok iş kolunda piyasa dinamiklerini, borç sarmalını ve hukuki sınırları doğru analiz edemedi. Kumarhane gibi "kasanın her zaman kazandığı" bir sektörde bile iflas bayrağını çekti. Ancak her başarısızlığı bir "yenilgi" olarak kabul etmek yerine, suçu sisteme ya da başkalarına atarak kendi mitini korumaya çalıştı. Kılıçdaroğlu: Karşısındaki siyasi mekanizmanın deterministik yapısını, sosyolojik katmanları ve seçmen matematiğini defalarca yanlış hesapladı. Üst üste gelen her seçim yenilgisini, sürecin yapısal hatalarını masaya yatırıp radikal bir strateji değişikliğine gitmek yerine; "aslında oyları artırdık", "şartlar adil değildi" gibi gerekçelerle rasyonalize etmeye çalıştı. Tıpkı Trump’ın batan şirketlerine rağmen "başarılı iş insanı" imajını sürdürme çabası gibi, o da her mağlubiyetin ardından "demokrasi mücadelesinin lideri" mitine sığındı. 2. Israr ve Esneklik Eksikliği İki isimde de ortak olan şey, çalışmayan bir formülde ısrar etme eğilimi. Trump, bir sektörde batınca
Siyaset
Her şey olacağına varacakken kaygıyla aramızın bu denli dost olmasının teslimiyetsizliği üzerine inşaa edilmemeli hayat.. Olacağına varmak" bir yenilgi değil, akışın ritmine ayak uydurabilme bilgeliğidir.
Alıntı
Evet, hiçbir acı kalıcı değil. İlk günkü kadar şiddetli değil ama bazı acılar, bazı kırıklıklar hiç unutulmayacak ve geçmişe dönüp bakınca boğazında bir düğüm, gözünde bir yaş oluştıracak kadar etkili.
Duygu ve Düşünce
Böyle giriyoruz hayata.Bütün köşelerine dokunarak geçiyoruz hayatın içinden... Yıllar geçiyor, hafızamıza emanet edilmiş güzellik kendini yeniden üretiyor.
Alıntı
Reklam
Reklam