Evrende kendimizi evimizde hissetmek için nedenlerimiz var. Daha önce de belirtildiği gibi, üzerinde yaşadığımız Dünya, evrenin yaşının hemen hemen üçte biri kadardır ve ait olduğumuz hayvan grubu, omurgalılar, Dünya'nın ve Güneş sistemimizin ömrünün yüzde onu kadar süren bir zaman diliminde var olmuştur. Evren düşündüğümüzden daha sonsuzdur. Başka bir deyişle, köklerimiz ve evrensel toprakla olan ilişkimiz çok derindir.
Zaman nedir? Önce bireyin ufku gelir; sonra ailenin, kültürün ve yazılı kültürün... Ama sonra bir de jeolojik zaman dediğimiz şey gelir. Yaklaşık 350 milyon yıl önce denizden sürünerek çıkan dört ayaklıların torunlarıyız. Nihayetinde, kozmik bir zaman çizgisinden bahsediyoruz. 13,8 milyar yıllık bir evrende yaşıyoruz.
Tüm gökcisimlerinin gezegenimizin etrafında döndüğüne inanmak ne kadar saflıksa, her şey bizim zamanımızın etrafında dönüyormuş gibi yaşamak da o kadar saflıktır. Ancak bizim zamanımız, henüz gelmemiş olanlardan daha önemli değildir. Doğal olarak, bizim için zamanımız en büyük öneme sahiptir. Ancak bizden sonra gelecek olanlar için en önemli zaman bizim zamanımız olacakmış gibi yaşayamayız.
Binlerce yıldır evrenin doğası ve varoluşun içindeki yerimizle ilgili bir çok soru insanoğlu tarafından soruldu. Dünyanın kendisinde bizi felsefi olmaya zorlayan bir şey var. İnsanlar kendi varlıklarını merak etmekten asla vazgeçmeyecekler.