"Evet hedefleri yerine getirdim. Ama tatmin olmadım Friedrich. Önceleri yeni bir başarının ışıltısı aylarca sürüyordu. Fakat yavaş yavaş daha çabuk sönmeye başladı; haftalar, günler, hatta saatler sonra sönüp gidiyor. Artık başarı hissi öyle çabuk buharlaşıyor ki tenime bile işlemiyor. Hedeflerimin sahte olduğunu düsünmeye başladım artık, sonsuz vaatler sunan çocuğun gerçek kaderi değildi onlar. Bazen yönümü kaybetmiş gibi hissediyorum: Eski hedefler artık işe yaramıyor, yeni hedefler icat etme hevesimi de kaybettim artık. Hayatımın akışını düsündüğümde aldatılmış ve tuzağa düşürülmüş gibi hissediyorum, sanki biri bana ilahi bir şaka yapmış, sanki hayatımı yanlış bir melodiyle dans ederek geçirmişim gibi."
"Yanlıs bir melodi mi?"
"Sonsuz vaatler sunan çocuk melodisi, hayatım boyunca mırıldandığım melodi!"
"O doğru melodiydi Josef ama dans yanlıştı!"
Hislerinin seni bir yerden bir yere götürmesi tümüyle tesadüftür ancak mantığın seni her zaman bir yere ulaştıracaktır.Rehberin yalnız aklın ve mantığın olsun. Aklına koyduğunu gönlüne sorma. Yine de gönlünden bir cevap gelirse onu da aklına sokma...
Onun özgür bir ruh olmak isteyen ama inancın prangasından kurtulamayan biri olduğu teşhisini koyuyorum. Sadece evetleri duymak, kabul görmek, tercih edilmek istiyor, hayır duymak istemiyor, hiçbir şeyden vazgemek istemiyor. Kendi kendini kandıran biri: Tercihler yapıyor ama tercih yapan kişi olmayı reddediyor. Acı çektiğini biliyor ama yanlış şey için acı çektiğini bilmiyor! Benden rahatlama, konfor ve mutluluk vermemi bekliyor. Ama ben ona daha fazla acı vermeliyim, Onun o küçük acısını eskiden olduğu gibi asil bir acıya dönüstürmeliyim.