• 222 syf.
    ·3 günde·Beğendi·7/10
    Herkese mutlu günler! Adı geçince yüzümde tatlı bir tebessüm oluşturan Kuyucaklı Yusuf'tan bahsedeceğim.
    İlk defa 1937 yılında tefrika edildi. Kimilerine göre Sabahattin Ali'nin en iyi romanı. Edebiyat çevrelerince romantik edebiyat türüne örnek gösteriliyor bu eser.
    Sabahattin Ali eserlerini yeşil mürekkepli kalemiyle yazarmış. Kendi adıma kitabın kapak rengine bir başka gözle bakmamı sağladı bu detay.
    Konusu yeşilçam filmlerine ilham olabilecek cinsten. Vurucu bir giriş yaparak başlayan kitap, olayların gidişatında çok şaşırtmasa da, bazı bölümlerinde kah Yusuf'un içdünyası, kah dönemin koşullarının acımasızlığı gibi yönleriyle kendini okutuyor. Özellikle son 100 sayfada artan tempo mest etmeye yetiyor da artıyor bile.
    Günümüzde sık kullanılmayan kelimelerin varlığı bir noktada okumayı zorlaştırabiliyor.
    Yazarın aslında öykü yazarlığıyla başlaması ve bu kitabının ilk roman denemesi olması, roman tekniğinin neden zayıf kaldığını ve yer yer konular arasında bağlantının kopuk olmasını biraz açıklıyor bize.