Bugünün kadını, iki ateş arasında, eski ve yeni radikal sosyal görüşler arasında kalmıştır, ama işin doğrusu artık eski "rolümüze" dönemeyiz. Bu işlevsel olmadığı gibi gerçek bir seçenek de değil. Böyle olduğunu düşünebiliriz, isteyebiliriz, ama değil. Artık beyaz atlı prensler yok. Mağara adamı şimdi daha küçük ve daha zayıf. Aslında, çağdaş dünyada yaşamak için gerekenler açısından, erkek gerçekten de bizden daha güçlü, daha zeki veya daha cesur değil.
Ama daha tecrübeli.
ilerleme fırsatımız varken neden geri çekilme eğilimi gösteriyoruz? Çünkü biz kadınlar, küçük yaşlardan itibaren, bizi korkutan şeylerden kaçınmaya, sadece kendimizi rahat ve emniyette hissetmemizi sağlayacak şeyler yapmaya özendirildik. Aslında özgürlük için değil,bunun tam tersi olan bağımlılık için eğitildik.
Birçok kişi ,sevme sorununu ilkel bir biçimde ele almakta, kendi sevebilme gücünden, çok sevilme olarak görmektedir. Onlar sevmenin değil sevilmenin yollarını ararlar.Sevgi konusunda öğrenilecek bir şeyin bulunmadığına ilişkin düşünceyi doğuran ikinci öncülün ardında yatan tavır, sevgi sorununun bir yetenek
sorunu değil, bir nesne sorunu olduğunu sanmaktan
kaynaklanmaktadır. İnsanlar sevmenin kolay olduğunu, fakat sevecek —ya da sevilecek— doğru nesneyi
bulmanın güç olduğunu düşünürler