Farkındalık,irade,korkuya ve yeni deneyimlere tahammül,bunların hepsi kişinin başarması gereken dönüşüm için elzemdir.Belli bir noktada içsel güçlerin enerjisi ve yönü,kişinin kimlik duygusunun da değiştiği noktaya verilir.Sahip olmaya dayalı yaşam tarzında slogan “Ben neye sahipsem oyum” iken,dönüşümden sonra slogan “Ben neysem oyum” olur
İşlevsel olmayan hastalıklı tüketim,sahip olmaya benzer.Her iki deneyim de insanın üretken gelişimini zayıflatır,hatta yok eder ve onu canlılıktan mahrum bırakarak bir “şey”e dönüştürür.
İnsanın dünyadaki konumunun gücü onun gerçekliği kavrayış derecesine bağlıdır.Ne kadar az kavrıyorsa o kadar kafası karışır ve dolayısıyla kendini güvensiz hissedip sırtını putlara dayayarak güvenceyi onlarda bulur.Gerçekliği ne kadar kavrarsa kendi ayakları üzerinde o kadar sağlam durur ve kendi iç benliğini varoluşunun merkezi kılar.Gücünü toprak anaya dokunmaktan alan Antaios’a benzer insanoğlu.