Seni unutmaya ömrüm yeter mi
Nisa 45: Gerçek bir dost olarak Allah yeter.
Reklam
Bir gül bu karanlıklarda. Yeter ki gül.
(Rüya) (Lilith ile çocuk sarmaş dolaş uyuyorlardı.Lilithin gözünün önünden Suriye’de esir düştüğü kampta yaşadıkları geçti. Kabus görüyordu çığlık atmaya başladı. Çocuk yerinden sıçradı ve) Çocuk:Bir şey mi oldu (Hafiften dürter) Aşkım (Lilith hışımla uyandı,Sema aniden kapıyı açtı) Sema: Kriz mi ? Çocuk: Evet Bir su getiriyim (Lilith gözyaşları içinde çocuğun koluna sarıldı.) Lilith:Berke! Gitme! Yanımda kal gitme (Çocuk Lilithi kollarıyla sardı.) Çocuk:Tamam tamam (Semaya işaret yaptı Sema su getirmek üzere uzaklaştı.) Çocuk(Lilithi üç dört defa dudaklarından öptü):Lilith Gel bırak intikamı Zamansızlıkta olur demiştin amansız gidişler Şuan işi bırakırım bak tamam de iste yeter ki şimdi işi bırakırım Her şeyi geride bırakırım yeter ki tamam de Kimsenin bizi bulamayacağı bir yere gidelim sevgilim Aşkımızı doya doya yaşayalım Kimse ulaşamasın bize
Edebiyat
Bir zamanlar her şeyin düzeleceğine inanırdım, yeter ki biraz daha sabredeyim derdim. Şimdi anlıyorum ki hayat bazen düzeltmiyor, sadece alışması öğretiyor insana. Bazı kırgınlıklar geçmiyor mesela, sadece daha derinlere gömülüyor. Kimse görmüyor diye yok olmuyorlar, sessizce yaşamaya devam ediyorlar, ben de içimde taşıyorum hepsini, birgün hafifler umuduyla.
1. İsmet Sıfatı (Günahsızlık ve Korunmuşluk) Peygamberlerin en önemli vasıflarından biri ismet sıfatıdır. Allah, elçilerini günah işlemekten, hata yapmaktan ve özellikle vahyi tebliğ ederken şahsi hırslara veya dış baskılara boyun eğmekten özel olarak korumuştur. Tüm dünya bir araya gelip baskı kursa bile, bir peygamberin Allah'ın emrinden sapması veya ondan taviz vermesi bu sıfat gereği imkansızdır. 2. Vahyin Dokunulmazlığı Peygamberler kendi kafalarından konuşmazlar. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Muhammed (s.a.v.) için şöyle buyrulur: "O, nefis arzusu ile konuşmaz. Onun konuşması ancak kendisine bildirilen bir vahiydir." (Necm Suresi, 3-4) Eğer bir peygamber -haşa- Allah'ın emrinin dışına çıkacak olsaydı, bizzat Allah buna müdahale ederdi. Bu durum da Hakka Suresi'nde çok sert ve kesin bir dille ifade edilmiştir: "Eğer o elçi, bizim adımıza birtakım sözler uydurmuş olsaydı, onu elinden sımsıkı yakalardık. Sonra onun şah damarını koparırdık." (Hakka Suresi, 44-46) 3. Tarihteki Örnekler ve "Tavizsizlik" Tarih boyunca peygamberler, tüm dünyanın (veya içinde bulundukları azgın toplumların) baskılarına, tehditlerine ve cazip tekliflerine maruz kalmışlardır. Hz. Muhammed (s.a.v.): Müşrikler kendisine gelip "Bir yıl sen bizim ilahlarımıza tap, bir yıl da biz senin ilahına tapalım" dediklerinde veya "Seni kralımız yapalım, en zenginimiz yapalım, yeter ki bu davadan vazgeç" diye teklif sunduklarında, O'nun cevabı net olmuştur: "Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseniz, ben yine de bu davadan vazgeçmem." Hz. İbrahim: Tüm kavmi ve dönemin en güçlü kralı Nemrut karşısında tek başına durmuş, ateşe atılmayı göze almış ama Allah'ın emrinden kıl payı sapmamıştır. Özetle; Peygamberler Allah'ın koruması altındaki elçilerdir. Dünya üzerindeki tüm insanlar,
Reklam
Reklam