Puan vermedi·134 syf.··
2026 15. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 15:16
Kitap oğlunu denizde kaybettikten sonra sessizleşip,içine kapanan Mustafa ile denizde ölmek üzereyken bulduğu Samir bebek arasında kurgulanmış bir hikayeyi anlatıyor. Mustafa'nın denize olan tutkusunu,yaşadığı evlat acısını okurken, Livaneli'nin Ege balıkçılarının kaderine ve göçmen sorunu gibi toplumsal konulara da değindiğini görüyoruz. Zülfü Livaneli'nin çok beğendiğim bir eseri daha okundu. Hatta bu kitabı niye bu kadar bekletmişimde, okuma listeme daha önce almamışım diye hayıflandım.Eseri bu kadar çok beğenmemi sağlayan bir çok faktör var ama beni en çok etkileyen şey oğlunu kaybetmiş bir anne ile oğlunu kaybetmemek için fedakarlık yapmak zorunda kalan bir annenin göz göze gelip birbirlerini anladıkları o an oldu. Finali çarpıcı bir sonla bitmese de böyle bir son beklemediğim kesindi. Bitene kadar diken üstünde okudum diyebilirim,mutsuz sonla biten kitapları pek sevmem de. Sonu ise hem mutlu etti hem de üzdü beni. Neyse bu kadar spoiler yeterr. Daha sonra benim gibi önce niye okumadım diye hayıflanmak istemiyorsanız bir şans verin derim. Keyifli okumalar
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
6/10
·224 syf.··
2026 1. kitabı
Canute sonunda adam olabildin kendine bir AMAC edindin....adamlar boşuna öldü valla çok komik,,,helga çok tatlı YETERR YETER bu kadar yazabiliyorum iste
Vinland Saga, Vol. 3Makoto Yukimura · Kurokawa · 2009165 okunma
Reklam
Bos
1/10
·416 syf.··
2025 8. kitabı
Simdi kitapta siddeti cok buyuk, havalı bir şey olarak gostermekten, ana erkek karakterin sadece kızlarla yatmasından ve öğrencilere laf sokup kendini cok havalı hissetmesinden, kızı boğdurup o esnada kıza aşık olması gibi şeylerden baska bir olay yok. Uzun bir şey yazmaya da gerek yok okumayın yeterr. Kitabın tek iyi yanı hızlı bitmesi
Raven SuikastçısıSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025605 okunma
4/10
·448 syf.··
2024 69. kitabı
Okuduğumuz kitaplar, her okurda farklı etki gösterebilir, farklı sonuçlar doğurabilir. Kimi, polisiye okurken dedektifin özel hayatına daha çok ilgi gösterir, kimi de polisiye yönüne. Hepimiz karakterleri farklı hayal edebilir, kimimiz kurguyu daha etkili bulabiliriz. Ama her okur kitabın akıcılığıyla, kendine özgü kurgusuyla ve gereksiz detaylarla hemfikir olur diye düşünüyorum. Fakat bir kitabı ünlü bir yazar yazmışsa işler değişir işte. Olsun, tüm bunları görmezden geleyim, ne de olsa ünlü birinin kaleminden dökülmüş bu cümleler denilerek, beğenmediği halde beğendim diyen okurların varlığını da kabul etmeliyiz. Ben bundan sebep ünlü bir yazarın kitabına yapılan yorumları hiç kale almıyorum. Çok güvendiğim kitap arkadaşları hariç tabii. En çok bu hata Ahmet Ümit'in kitaplarına yapılıyor. Jean-Christophe Grangé, Stephen King gibi dünyaca ünlü yazarlara da... "Yırtıcı Kuşlar Zamanı" Ahmet Ümit'in şimdiye dek okuduğum kitaplar arasında en kötüsüydü diyebilirim. 1- Kitapta iki farklı olay birbirine paralel ilerliyor fakat her iki olaydaki gelişmeler okuru ikna edecek düzeyde değil. 2- Psikojenik Füg diye bir hastalık var. Travmatik olaylar karşısında beynin geçirdiği unutma nöbeti. Beyin kendini kapatıyor, bazı kötü anıları hatırlamak istemiyor. Kitapta bu hastalıkla boğuşan Komiser Nevzat'ın düşüncelerini okuyoruz fakat kitabın 250 sayfası bu düşüncelerle dolu. Bir yerden sonra yeterr diye çığlık atasım geldi yalan yok. 3- Tekrarlar, rüyalar, tekrarlar yine tekrarlar. 440 sayfanın en az 250 sayfası inanın geçmişe dair düşüncelerle ve kurguyu hiçbir katkısı olmayan sohbetlerle dolu. 4- Okuru alıp sürükleyecek bir anlatıma sahip olmadığı gibi, polisiye yönüyle zayıf bir kurguya sahip. Daha çok psikoloji ağırlıklı bir roman. 5- Tümü detaylardan oluşan kitabın finali
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
8/10
·320 syf.·
2024 57. kitabı
Birinci kitaptan sonra ikiyi merak ediyordum. Birinci kitaba göre burda sırların düğümü daha çok açılmaya başlandı ve bir çok olayın nedenini anlamaya başladık ama şu da var başka sırlar ortaya çıktı bu kezde. Aiden, karakteri asla o kahraman olan erkek karakter değildi. O tam anlamıyla kötü. Elsaya karşı tavırları, yaptıkları, söylemleri zorbaca ve burda diğer karakterimiz yani Elsa'nın anormal davranışları ortaya çıkıyor. Aiden ne kadar kötüyse Elsa da bundan o kadar zevk alıyor ve bu kitapta da bunun anormallik kısmını düşündüğü yerler vardı. Elsa ve Aiden karakterleri başkası ile olmazlardı bence, tam olarak birbirlerine uygunlar. Kitap lise zorbalığı ile başlamıştı ve bu kitapta da bunun daha derinini, nedenlerini ve gelecek sonuçları az çok önümüze serdi. Kitabın genelinde iyi bir karakter yoktu bence. Ya gri ya da siyahtılar. Kitapta çok fazla smut sahne vardı bu arada. Aiden'a bazen yeterr diye bağırmak istiyordum ahahha. Yazarın kalemini seviyorum. Yorucu değil akıcı ve sürükleyici bir anlatımı var. İşlerimden dolayı geç okudum ama normalde bir günde okuyup kalkacağınız o kitaptan. Kitabın sonunda beni gerçekten şaşırtan sahneler oldu ve bu da üçüncü kitabı merak etmeme neden oldu. Aiden ve Elsa on tane psikoloğa gitmeli, aileleri de bunu deneyebilir +18sahne var.
1000Kitap
Çelik PrensesRina Kent · Ren Kitap · 2024814 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2024 32. kitabı
Büyüdüğünde bazen görünen şeylerin yanıltıcı olabileceğini anlayacaksın” Kitabın adından dolayı korku konulu olduğunu düşünülebilir ama Psikolojik Gerilim. Şeytanın Evi için tek eleştirim diyerek konuya geçeyim. ( Ayrıntı vermeden) Anne ve Kızının başrolde olduğu dinamiklerin sürekli değiştiği son kısımda artık yeterr diye bağırmak isteyeceğiniz bir kitap .Empati yaparken yoruluyorsunuz çünkü bir anneye hak veriyorsunuz bir kızına, dram öğesi hat safhada tabi sonunda herşeyi anlayınca ki zaten geçmiş ve şimdiki zaman şeklinde anlatılıyor ,işte o son sayfalar insanı yoruluyor ve kitabı kapatıp etkisinden çıkmak istiyorsunuz.
Psikolojik-Gerilim
Şeytanın EviJohn Marrs · Ephesus · 2023223 okunma
Reklam
Reklam