Yu Hua’nın Yaşamak adlı romanı, bireysel bir hayat hikâyesi üzerinden 20. yüzyıl Çin’inin en sarsıcı politik ve toplumsal sorunlarını gözler önüne serer. Yazar, bu sorunları siyasi propaganda niteliğinde aktarmak yerine; insanların kıtlık, zorunlu askerlik ve sağlık problemleri gibi gündelik hayatta karşılaştıkları toplumsal sıkıntılar üzerinden anlatır. Böylece büyük tarihsel olayları, sıradan insanların yaşamları aracılığıyla görünür kılar.
Yaşamak, yalnızca bir roman olmanın ötesine geçerek 20. yüzyıl Çin’ini tanımamıza da yardımcı olur. Roman, bize ana karakter Fugui’nin sorumsuzca yaptığı davranışlar ve kişisel hataları sonucunda yaşadığı yıkımlarla yüzleşmesini gösterir. Ancak ilerleyen süreçte, Fugui yalnızca kendi hatalarının değil; elinde olmayan nedenlerle ortaya çıkan dönemin politik sorunlarının birey üzerinde yarattığı acılarla da yüzleşmek zorunda kalır. Bu durum, bireysel kader ile toplumsal koşullar arasındaki güçlü bağı açıkça ortaya koyar.