Protestanlık, bu hayati aktif rolünü, yani İngiliz milliyetçiliğini ileriye taşıma rolünü oynayabilmişti, çünkü o önceden görülmemiş bir oranda okur-yazarlığı teşvik etmişti. Okur-yazarlığın kısmen insanların okuması ne etki yapıyorsa öyle bir etkisi olmuştu ve en azından bir o kadar da insanları okumaya sevk etmek gibi bir etkisi de olmuştu.
Aynadaki suretine, "Bu adamı gerçekten seviyor musun?" diye sordu. "İnsan kendisine benzeyen birini neden sever ki? Sende sevilecek bir yan yok, bunu sen de biliyorsun. Kahretsin! Nasıl da değişiverdin birden! Hayatta neleri başarabilecekken neleri kaçırdığını sana gösteriyor olması, bir insanı sevmek için ne güzel bahane. Bir an için onunla yer değiş; o mavi gözler, ona baktığı gibi mi bakacak sana, o üzgün yüz, ona gösterdiği merhameti sana gösterecek mi? Haydi, açıkça söyle! O adamdan nefret ediyorsun!"