5 yaşında annesi babası ölmüş, büyükbaba ve büyükanneyle birlikte yaşamak zorunda kalan kızılderili bir çocuğun dilinden yazılan kitap okuduğum en güzel kitaplardan biridir.
Yazarın, stalin yönetiminde rus komünizminin bir gece yarısı Kırım Türklerini evlerinden, yurtlarından sürgününü anlattığı romanı öylesine gerçekçi ki adeta ölümü, sürgünü ve acıyı yüreğinizde hissediyordunuz. Cengiz Dağcı'nın bizzat kendisi de sürgünü yaşamış olduğundan olayları son derece gerçekçi şekilde işlemiş.
Değerli Okurlar
Buraya kadar adlarını verdiğim üst düzey yöneticiler özelleştirmeyi, yani Vatanın Satılmasını Türk halkına çok yararlı bir ekonomik iyileştirme gibi gösterdiler. Bir yandan da, Vatanın Satılmasını Türk halkına dayatırken tek yönlü yoğun propaganda yaptılar, palavralar ve kurusıkı tehditler savurdular. Ancak bu kişilerden biri var ki, Vatanın Satılmasında bu yön temlerin hiçbirine başvurmadı! Vatanın Satılmasında üstlendiği görevi severek ve iştahla yaptığını açıkça ilan etti!
Bu kişi, AKP hükümetlerinde Maliye Bakanlığı yapmış Kemal Unakıtan'dı.
İşte, Vatan Satıcısı Kemal Unakitan'ın söyledikleri: "Kâr edeni de, zarar edeni de satacağız! Devlet sanayici olamaz!
Yakında SÜMERBANK tarihten siliniyor! Elinde bir şey kalmadığı gibi ismini de kaldırıyoruz!
SEKA, stratejik yer imiş! Ne stratejisi, önemli olan müşteri bul mak. Müşteri gece gelse, pijamayla çıkarım karşılarına.
Seviyorum bu işleri arkadaş!
TEKEL'i Babalar gibi satarız!
TÜPRAŞ'ı Ruslara satar mısın, diyorlar. Satarım arkadaş! Ne banka bırakacağız, ne fabrika kalacak ne de işletme. Limanları da bırakmayacağız. Hepsini satacağız!
Ülkenin işgal altına girdiğini söylüyorlar.
Gelsinler, işgal etsinler!"
Çok titiz saha araştırmalarının sonucu hazırlanmış kıymetli bir eser. Savaşı saat saat, gün gün yaşayacaksınız. Harita ekiyle de anlaşılırlığı daha da artıyor kitabın.
SakaryaSelim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 2020629 okunma